Karşıyaka Yeni Sezonu Nasıl Kuruyor? Altı Transferin Anlattıkları – Bölüm 2
Kaldığımız yerden devam ediyorum;
Ishmael El-Amin: Takımın skor tehdidi. Altı transfer içerisinde hücum kimliği en belirgin oyuncu Ishmael ElAmin. 1.90 civarında bir guard olan El-Amin'in kariyerinin önemli özelliği skor üretimi. Bulgaristan'daki ilk profesyonel sezonunda ligin MVP'si ve sayı kralı oldu; daha sonra Letonya-Estonya Ligi'nde de sayı krallığı yaşadı. Ardından İsrail ve İtalya'ya geçti. 2024-25 sezonunda Gilboa'da 16.6 sayı ortalaması yakaladı. Geçtiğimiz sezon Napoli'de rolü biraz küçülmesine rağmen 22 dakikada 12 sayı üretti. Serbest atış yüzdesinin yüzde 85 civarında olması da çizgiye gittiğinde güvenilir olduğunu gösteriyor.
El-Amin'in özelliği şutunu yaratabilmesi. Topu yere vurup kendi skorunu üretebiliyor, pick-and-roll sonrasında şuta kalkabiliyor ve savunma geri çekildiğinde üçlüğü kullanabiliyor. Bu özellik Karşıyaka açısından önemli; çünkü özellikle hücumun kilitlendiği anlarda sistem dışından sayı yaratabilecek bir guard her takımın ihtiyacı.
Fakat El-Amin klasik anlamda “önce pas” oyun kurucusu değil. Napoli'de 12 sayı üretirken asist ortalamasının yalnızca 2.2 olması bunu açık biçimde gösteriyor. Bu nedenle onun Weber ile birlikte kullanılması özellikle ilginç olabilir. Weber organizasyonu ve savunmayı üstlenirken El-Amin'in ikinci guard olarak skor araması, Karşıyaka'nın kısa rotasyonunda birbirini tamamlayan iki farklı profil oluşturabilir.
El-Amin açısından diğer soru işareti şut istikrarı. Napoli'de üç sayılık atışlarda yüzde 33.1'de kaldı. Çok sayıda üçlük kullanan bir guard için bu oran elit değil. Yine de mevcut transferler içerisinde 15-20 sayılık patlamaları en sık yapabilecek oyuncu büyük olasılıkla El-Amin.
Rashard Kelly: İstatistiklerden daha değerli olabilen oyuncu Rashard Kelly transferi benim açımdan kadronun en merak uyandırıcı hamlelerinden biri. 2.03 boyunda ve yaklaşık 102 kilogramlık güçlü bir forvet. Wichita State çıkışlı Kelly'nin Avrupa kariyerinde Parma, Trento, Gaziantep, Dijon, Wolves, Prometey ve Blois gibi farklı takımlar var. Son iki sezonunu Japonya'da Aomori Watts formasıyla geçirdi.
Kelly'nin basketbol karakterini anlatan belki de en güzel ayrıntı üniversite yıllarında aldığı bir ödül: The Athletic tarafından 2018'de “All-Glue Team”e seçilmişti. Yani kabaca takımın parçalarını birbirine yapıştıran, skor kâğıdında görünmeyen işleri yapan oyuncular arasında gösterilmişti. Bu tanımlama bugün de Kelly'nin oyununa oldukça uygun. Ribaund alıyor, pas verebiliyor, fiziksel savunma yapıyor, perde koyuyor, devriliyor ve hücumun mutlaka kendisi üzerinden oynanmasını istemiyor.
Üstelik Japonya'daki son sezonunda 44 maçta 14.4 sayı, 7.9 ribaund, 4.8 asist ve 1.6 top çalma ortalamaları üretti. Bir power forward için 4.8 asist özellikle dikkat çekici.
Fakat Kelly'nin önemli bir problemi var: dış şut. Geçtiğimiz sezon maç başına yaklaşık beş üçlük denemesine rağmen yalnızca yüzde 28.3 isabet buldu. Serbest atış yüzdesi de yüzde 67.7'de kaldı. Dolayısıyla Kelly'nin yanında oynayacak pivotun özellikleri son derece önemli olacak. Eğer Karşıyaka boyalı alanı açabilecek bir uzun bulamazsa Kelly'nin şut problemi hücumda spacing (alan paylaşımı) sıkıntısı yaratabilir. Ancak doğru parçalarla çevrelendiğinde Kelly, Karşıyaka taraftarının çok sevdiği türden bir oyuncuya dönüşebilir: mücadele eden, ribaunda uçan, savunmada fizik koyan ve takım arkadaşını oynatan bir forvet.
Briante Weber: Ve gelelim transferlerin belki de en tanınmış ismine. Weber artık 33 yaşında. NBA geçmişi var; fakat onu ilginç yapan NBA kariyerinden çok savunmacı kimliği. Virginia Commonwealth döneminde üç kez Atlantic 10 Konferansı'nın yılın savunmacısı seçildi ve NCAA'de top çalma liderliği yaşadı. Profesyonel kariyerinde de NBA G-League'in en iyi savunma beşlerine seçildi. Türkiye'de Büyükçekmece forması giydiği 2022-23 sezonunda ise Basketbol Süper Ligi'nin yılın savunmacısı oldu. O sezon Büyükçekmece'de 12.4 sayı, 5.6 ribaund, 3.8 asist ve olağanüstü bir 2.6 top çalma ortalaması yakalamıştı. Üstelik üç sayı çizgisinin gerisinden yüzde 47.5 gibi kariyer normlarının çok üzerinde bir yüzdeyle oynamıştı.
Weber'in savunma karakteri Karşıyaka açısından çok önemli. Topa baskı yapabilen, rakip oyun kurucuyu daha yarı sahaya gelirken rahatsız eden ve ellerini sürekli pas kanallarına sokan bir guard. Weber'in olduğu takımın savunmaya başlama noktası üç sayı çizgisi değil, orta saha olabilir.
Üstelik yaşına rağmen üretimi devam ediyor. Geçtiğimiz sezon Treviso'da yaklaşık 30 dakika oynayarak 13.3 sayı, 4.5 ribaund, 3.9 asist ve 2.2 top çalma ortalamaları yakaladı.
Ama Weber'in de çok belirgin bir zayıflığı var. Şut…
Büyükçekmece'deki yüzde 47.5'lik sezon kariyerinin genel eğilimini yansıtmıyor. Nitekim geçtiğimiz sezon Treviso'da üç sayı yüzdesi yalnızca yüzde 21.9 oldu. Rakipler perde altından geçerek Weber'i şuta zorlayabilir. Bu nedenle onun yanında El-Amin gibi şut tehdidi daha yüksek bir guardın bulunması tesadüf olmayabilir. Buna rağmen Weber'in takıma katacağı karakteri yalnızca sayı üzerinden değerlendirmek büyük hata olur.
Karşıyaka yıllardır enerjisini tribünden alan bir takım. Weber'in agresif savunması, top çaldıktan sonra açık sahaya çıkması ve rakip guard üzerinde kurduğu baskı Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu'nda seyirciyi oyuna sokabilecek özellikler.
Peki ortaya nasıl bir Karşıyaka çıkıyor?
Özellikle pota altına yapılacak transferler bu takımın gerçek seviyesini belirleyecek ve yapılmalı da… Ama şu ana kadarki altı oyuncu üzerinden bazı sonuçlara ulaşmak da mümkün.
Karşıyaka'nın savunma sertliği yüksek olabilir. Weber topa baskı yaparken Muhaymin ve Yavuz kanatlarda fizik koyabilir; Kelly ise farklı pozisyonlarla eşleşebilir. Böyle bir yapı, teknik ekibe savunmada agresif değişmeler yapma imkânı verebilir.
Açık sahada da tehlikeli bir takım ortaya çıkabilir. Weber'in top çalmaları, Muhaymin ve Yavuz'un atletizmi, Kelly'nin koşabilmesi Karşıyaka'yı geçiş hücumlarında etkili hale getirebilir.
Fakat kadronun şu andaki en önemli soru işareti dış şut. Weber geçtiğimiz sezon yüzde 21.9, Kelly yüzde 28.3, Muhaymin ise yüzde 24.1 ile üçlük attı. Yavuz'un Bursaspor bölümündeki oranı da yüzde 29.2'ydi. Bu rakamlar tesadüf değil ve göz ardı edilemez.
Dolayısıyla bundan sonraki transferlerde özellikle şut tehdidi yüksek oyuncuların kadroya eklenmesi büyük önem taşıyor. Aksi halde rakipler boyalı alanı daraltarak Karşıyaka'nın atletizm avantajını azaltabilir.
Bir başka önemli konu ise yarı saha hücumunun organizasyonu. Weber iyi bir oyun kurucu ve El-Amin iyi bir skorer; ancak mevcut altı isim içerisinde üst düzey bir pick-and-roll yaratıcısının varlığından henüz söz etmek güç. Bu yüzden yapılacak uzun transferi de yalnızca “kaç sayı, kaç ribaund yapıyor?” diye değerlendirmemek gerekiyor. Weber ve Kelly'nin şut problemini dengeleyecek, El-Amin'e alan açacak ve gerektiğinde hücumda ikinci bir karar verici olabilecek bir uzun bu kadronun seviyesini tamamen değiştirebilir.
Şu ana kadarki transferlere tek tek not vermek için erken. Ama Karşıyaka'nın transfer politikasının bir fikri olduğu söylenebilir.
Weber savunmanın ateşini yakacak. El-Amin skor üretecek. Kelly oyunun kirli işlerini yapacak ve pas bağlantısını sağlayacak. Yavuz iki yönlü yerli kanat rolünü üstlenecek. Muhaymin savunma esnekliği getirecek. Hakan ise rotasyonun fiziksel yerli tamamlayıcısı olacak. Kağıt üzerinde kusursuz bir kadro değil. Hatta dış şut açısından ciddi riskler barındırıyor. Ama Karşıyaka'nın tarihsel basketbol kimliğini düşündüğümüzde başka bir tarafı da var: Bu kadro koşmaya, temas etmeye, topa baskı yapmaya ve mücadele etmeye oldukça müsait.
Şimdi asıl mesele kalan parçalar. Özellikle pota altına ve şutör pozisyonlarına yapılacak transferler doğru seçilirse, bugün yalnızca “ilginç” görünen bu altı kişilik çekirdek birkaç ay sonra çok daha iddialı bir takımın omurgasına dönüşebilir.
Çünkü Karşıyaka'nın şu ana kadarki transferlerinin verdiği mesaj oldukça açık: Önce karakter ve savunma, sonra hücum. Ve Karşıyaka'da tribünün sevdiği basketbol da çoğu zaman tam olarak buradan başlar.
Bir noktayı özellikle vurgulayayım: Rashard Kelly'nin 4.8 asist ortalaması ile Weber'in geçen sezon hâlâ 2.2 top çalması, benim en fazla dikkatimi çeken iki veri oldu. Kelly sıradan bir 4 numara değil; hücum bağlantılarını kurabilecek bir point-forward özelliği taşıyor. Weber de 33 yaşına rağmen savunmacı özelliğini kaybetmiş görünmüyor. Buna karşılık takımın şu an gerçekten belirgin problemi üç sayı tehdidi. Bundan sonraki transferleri değerlendirirken bence özellikle bu noktaya bakmak lazım.
Sağlıcakla kalın!..v