İzmir’den 1 Eylül’de güçlü mesaj: Doğayla, kentle ve birbirimizle barış
İzmir Kent Konseyi öncülüğünde, paydaş kurumların iş birliğiyle düzenlenen “Doğa ile Barış” etkinlikleri, 31 Ağustos–4 Eylül tarihleri arasında sergilerden bisiklet sürüşüne, resim, seramik ve mozaikten tiyatro ve edebiyata, fotoğraftan dans, şiir ve müziğe uzanan çok sayıda etkinliği İzmirlilerle buluşturacak. İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç, “Barışı yalnızca savaşın olmadığı bir dünya olarak değil; insanın insanla, kentle ve doğayla kurduğu adil ve uyumlu ilişkinin bütünü olarak görüyoruz” dedi.
İzmir, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü “Doğa ile Barış” ana başlığı altında beş güne yayılan kapsamlı bir etkinlik programıyla karşılamaya hazırlanıyor. İzmir Kent Konseyi öncülüğünde, paydaş kurumların iş birliğiyle hazırlanan program, “Doğayla, Kentle ve Birbirimizle Barış İçinde” çağrısıyla 31 Ağustos–4 Eylül tarihleri arasında kentin farklı noktalarında gerçekleştirilecek.
Programla barış kavramının yalnızca savaş ve çatışmalar üzerinden değil; doğayla kurulan ilişkiden kent yaşamına, toplumsal birliktelikten sanata ve kültüre uzanan geniş bir perspektifle ele alınması hedefleniyor.
Beş gün boyunca gerçekleştirilecek sergiler, söyleşiler, bisiklet etkinlikleri, resim, seramik, mozaik, fotoğraf, heykel, yaratıcı yazarlık, şiir ve geleneksel sanat atölyelerinin yanı sıra tiyatro, dans ve müzik etkinlikleriyle barışın farklı ifade biçimleri İzmir’de buluşacak.
Topaç: Barış, insanlığın ortak geleceğinin temel şartıdır
İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç, Dünya Barış Günü’nün savaşların ve çatışmaların olmadığı bir dünya özleminin ötesinde, birlikte yaşama kültürünü yeniden düşünmek açısından da önemli olduğunu söyledi.
Cumhuriyetin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesinin bugün de insanlığa yol gösterdiğini belirten Topaç, şöyle konuştu: “Dünyanın farklı coğrafyalarında savaşların, çatışmaların ve büyük insani dramların yaşandığı bir dönemde barışa her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Atatürk’ün ‘Yurtta barış, dünyada barış’ sözü, yaklaşık bir asır sonra hâlâ insanlığın önündeki en güçlü evrensel çağrılardan biridir. Barışı yalnızca savaşın olmadığı bir dünya olarak değil; insanın insanla, kentle ve doğayla kurduğu adil ve uyumlu ilişkinin bütünü olarak görüyoruz.”
“Doğayla barışmadan kalıcı bir barıştan söz edemeyiz”
İklim krizinin insanlığın doğayla kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmeyi zorunlu hale getirdiğine dikkat çeken Topaç, sözlerini şöyle sürdürdü: “İklim krizi, kuraklık, orman yangınları, su kaynaklarının azalması ve biyolojik çeşitlilik kaybı, doğayla ilişkimizin sürdürülebilir olmadığını her geçen gün daha güçlü biçimde gösteriyor. İnsanlığın artık yalnızca birbiriyle değil, doğayla da barışması gerekiyor. Doğayla barışmadan kalıcı bir barıştan söz edemeyiz.”
Kentlerin barış kültürünün gelişmesinde önemli bir role sahip olduğunu belirten Topaç, farklılıkların bir arada yaşayabildiği, herkesin söz ve karar hakkına sahip olduğu kentlerin aynı zamanda barışın gündelik yaşamda karşılık bulduğu yerler olduğunu ifade etti.
Barış sanatın diliyle anlatılacak
“Doğa ile Barış” programı, 31 Ağustos Pazartesi günü Türkan Saylan Kültür Merkezi Sergi Salonu’nda gerçekleştirilecek sergi açılışıyla başlayacak. Aynı gün Kültürpark’ta “Barışa Pedallıyoruz: Doğayla Uyum İçinde” bisiklet etkinliği düzenlenecek; günün ikinci sergisi ise İzmir Ticaret Odası Sanat Galerisi’nde açılacak.
1 Eylül Dünya Barış Günü’nde resim, seramik ve mozaik atölyeleri gerçekleştirilecek. 2 Eylül’de ise “Barışa Dair: Doğayla, Kentle ve Birbirimizle Yaşamak” söyleşisinin yanı sıra doğaçlama tiyatro, yaratıcı yazarlık, şiir, fotoğraf, heykel ve resim baskı teknikleri etkinlikleri; dans gösterisi ile şiir ve müzik dinletisi İzmirlilerle buluşacak.
Etkinlikler 3 Eylül’de resim atölyesiyle devam edecek; 4 Eylül’de yaratıcı tasarım ve punch, kâtı‘ sanatı ve ahşap yakma atölyelerinin ardından “Bir Ressamın Bisiklet Yolculuğu: Sanatla Barışa Bakmak” söyleşisiyle tamamlanacak.
Topaç, tüm İzmirlileri etkinliklere davet ederek, “Barışın yalnızca dile getirilen bir temenni değil, birlikte kurulan bir yaşam kültürü olduğuna inanıyoruz. Doğayla, kentle ve birbirimizle barış içinde bir gelecek için tüm İzmirlileri ‘Doğa ile Barış’ etkinliklerinde buluşmaya çağırıyoruz” dedi.