Karşıyaka'nın kayıp protokolü: Hakkımızı geri istemenin zamanı!
Karşıyaka Stadı’nın geçmişine dair dikkat çekici bir bilgi ulaştı elime.
Öncelikle altını kalın çizelim: Bu anlatılanlar şu aşamada bir iddiadır. Protokolün aslını görmedim. Ancak iddia edilen maddeler doğruysa, Karşıyaka Spor Kulübü açısından bugün yeniden okunması gereken çok önemli bir tarihi belgeyle karşı karşıyayız.
İddiaya göre KSK, 1938 yılında çıkarılan 3530 sayılı malvarlıklarının devletleştirilmesi Beden Terbiyesi Kanunu sonrasında, 1941 yılında Bugün stadın bulunduğu 26675/11 parselin, 1941 yılında Karşıyaka Stadı’nı Beden Terbiyesi’ne devrederken bazı önemli şartlar koydu.
O dönemin Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı Avukat Cemil Bey’in hukukçu olması ise belki de kulübün en büyük şansıydı.
İddiaya göre stat arazisinin, mülkiyeti devlete geçse dahi Karşıyaka Spor Kulübü’nün sportif faaliyetleri dışında kullanılamayacağı ve üçüncü kişilere devredilemeyeceği şartı protokole işlendi.
Daha da önemlisi…
Kulüp binası, lokali ve idari alanların bulunduğu parsel için de kulübün bu alanlardaki varlığının korunmasına yönelik hükümler bulunuyor.
Eğer bu maddeler gerçekten protokolde varsa, mesele yalnızca geçmişi konuşmak değildir.
Bugünü ilgilendiren çok ciddi bir Karşıyaka Spor Kulübü’nün hakkından söz ediyoruz.
Özellikle tesislerin bakım, onarım ve yatırım sorumluluğuna ilişkin hükümler de gerçekten mevcutsa, Spor Bakanlığı ve ilgili kurumların bu protokol çerçevesindeki yükümlülüklerinin hukukçular tarafından masaya yatırılması gerekir.
Benim asıl söylediğim şu:
Bu belge mutlaka bulunmalı, aslı incelenmeli ve hukukçular tarafından satır satır değerlendirilmelidir.
Çünkü doğruysa, stat yapım sürecinde kulüp binasının yeniden yapılmasının önünde hiçbir engel olmayabilir. Karşıyaka’nın kulüp binasını oradan oraya taşımak yerine, yıllar önce yazılmış şartların gereğini istemek mümkün olabilir.
1941’de Avukat Cemil Bey ve o dönemin Karşıyakalıları bir şeyleri düşünmüş olabilir.
Şimdi sıra bizde.
Geçmişte bırakılmış bir hakkımız varsa, onu istemek geçmişe sahip çıkmak değil; Karşıyaka’nın geleceğine sahip çıkmaktır.
Ve bu kez yapılması gereken çok basit:
Protokolü bulun. Açın. Okuyun. Hukuken ne hakkımız varsa sonuna kadar arayın.