⚡ Son Dakika

“Hadi Bakalım” kolay gelsin!

Avni ERBOY Avni ERBOY 🕐 06 Nisan 2026

Sezen Aksu’nun "Hadi Bakalım" şarkısını severim. Aysel Gürel’in yazdığı düzenleme ve bestesinin Onno Tunç tarafından yapıldığı güzel bir melodi. Sanatçının “Gülümse” adlı albümündeki en popüler şarkı olduğunu kesinlikle söyleyebilirim.
Sözlerini de çok anlamlı buluyorum…
Bakın nasıl başlıyor:
“Yerimiz mi dar, yoksa yenimiz mi dar?
Ne var? (Ne var, ne var, ne var)
Uçurmuş herkes o da kim oluyor
Sen kimsin, kim bunlar?
En büyük kim?
Hadi bakalım, kolay gelsin!
Bir acayip, zor yarış
Bana ne aman, ben anlamam
Pek hesaplı ince iş
Hadi bakalım, kolay gelsin!”

Şarkı şöyle devam ediyor:
“Sen seni bil, sen seni
Sen sıkı tut, çeneni
Eline, diline hâkim ol
Dikkat!

Ah, içimizde ne aç hevesler
Arada hicaz, arada caz nefesler
Bir yanımız her duruma müsait
Ne kadar uyarsa, o kadar ister
Bana ne aman, ben anlamam
Pek hesaplı ince iş
….
Sen seni bil, sen seni
Sen sıkı tut, çeneni
Eline, diline hâkim ol
Sonra öcüler yer seni…”

“Bu şarkı nereden aklına geldi” diyeceksiniz değil mi?
Veya "Ne alaka?”
Top şimdi Dr. Cemil Tugay’ın kucağında…
Karşıyaka Stadı’nın imzaları atıldı. Resmen işi İzmir Büyükşehir Belediyesi aldı.
Şimdi de geçmiş yaşananlar ve gelecek için bu şarkı söylenmez de hangisi söylenir, sorarım size?

 XXX

Voleybolda yine hüsran
Karşıyaka’nın en sorunsuz takımlarından birisi olan kadın voleybolda yine hüsran!
“Bu yıl kesin çıkıldı” havasına giren camia, Alanya’daki yarıfinallerde “üçte sıfır” çekerek adeta şok oldu.
İddialı olmak ayrı, kazanacak takım kurmak apayrı. İşte bunları ayırt edemediğiniz zaman sahada kazanma şansınız ne yazık ki olmuyor.
“Geçmişi bırakın” klasik bir söz halini aldı. Oysaki geçmişini irdelemeyen ve hatalarından ders çıkarmayan kişi, kurum, kuruluş ve özellikle de spor kulüplerinde kurulan takımların geleceği her zaman ipotek altındadır. 
Geçmiş geleceğin aynasıdır. Bu unutulmamalı. Eğer aynada sen geçmişini görüp de aynısını uyguluyorsan işte yanıldığının kanıtıdır. Geçmişten ders çıkarmak çok önemlidir. Özellikle de, bu hatalar tecrübeye dönüşerek, geleceği daha sağlam inşa etme şansını yaratır. Unutmayın ki; dünün tecrübesi yarınların çok önemli bir rehberi olabilir. En önemli dersler genellikle yaşanan acılardan veya başarısızlıklardan çıkarılır. Bu yüzden hatalarla dolu geçmişe takılıp kalmak, onlardan ders çıkarmamak değil, o hataları ders olarak kabullenip, çok şeyler öğrendiğine inanarak yola devam etmek esastır.
Paul Sartre’nin dediği gibi "Hayatta yapılacak o kadar çok hata vardır ki, aynı hatayı yapmakta ısrar etmenin anlamı yok." 
İnsanoğlu hata yapar. Ancak hatasını tekrar etmeyen her zaman tercih edilir. Albert Einstein bu konuda "Bir hatayı iki defa tekrar etmeyen en mükemmel insandır" demekten yerden göğe kadar haklıdır.
Düşünün bakalım Karşıyaka bu hatayı kaç kez tekrarladı?

XXXX

Doğanın da dili var…
Siz yazıyı okurken biz Denizli’de Türkiye Oryantiring Şampiyonası’nda doğa ile baş başa olacağız…
İlk gün Honaz Dağı Milli Parkı, ikinci gün Cankurtaran Karataş Köyü ve son gün de şehir içinde oryantiring heyecanını yaşayacağız.
Heyecan; üç gün 16 B yarışıyla başlayıp +65 ve masterler ile sona erecek. 17 kategorideki yarışmalar yine anlamlı bir isimle, bu kez de Yeşilay’ın adına düzenlenecek.
Türkiye Şampiyonasının bu etabındaki ilk yarış Honaz Dağı’nda. Denizli’nin güneydoğusu boyunca, Ege ve Akdeniz bölgelerini ayıran doğal sınır olarak uzanan bu dağın bir özelliği de Ege Bölgesi'nin en yüksek dağı olması. Deniz seviyesinden yüksekliği 2571 metre. 1995 yılında millî park ilan edilen Honaz Dağı Milli Parkı, zengin biyolojik çeşitliliğe, endemik bitki türlerine (Ballıbaba, Sığırkuyruğu, Safran) ve yaban hayatına (yaban keçisi, porsuk, yaban domuzu, tavşan, sansar, yaban keçisi) ev sahipliği yapmakta. Dik yamaçlar, derin vadiler ve ormanlık alanlardan oluşan park; dağcılık, dağ yürüyüşü ve kampçılık gibi aktiviteler için oldukça cazip. Doğal ve tarihi yapı da, Tersiyer Döneminde (Üçüncül Dönem, yaklaşık 66 ila 2,6 milyon yıl önce (m.y.ö.) gerçekleşen, dinozorların yok oluşundan (K-T sınırı) Kuvaterner buzullaşmasına kadar süren jeolojik zaman dilimi) volkanik faaliyetlerle oluşmuş. 
Dağın zirvesinde askeri radar istasyonu olup, bu noktaya kadar yol da asfalt.
İkinci yarışma Cankurtaran’da. Burası ne zaman aklıma gelse rahmetli Ali İpek’i anıyorum. Denizlispor’un eski başkanı Ali İpek’in buradaki evinde anılarım oldukça fazla. En son oğlunun düğününden sonra sabah kahvaltısı için İstanbul’dan gelen dost grubu ve 50 yıldır arkadaşlığımız, kardeşliğimizin sürdüğü Ertuğrul Aytaç ile gitmiştik. 
Cankurtaran’a ilk kez ise; yıllar önce Gençlik Spor Genel Müdürlüğünün kamp tesislerindeki güreşçilerin kampına röportaj için ayak basmıştım. Antalya seyahatlerinde buradan geçerken de anılarım canlanıyor…  
Pamukkale ilçesine bağlı Cankurtaran ve Karataş, merkeze yakın konumda bulunan iki farklı mahalle. Denizli-Antalya yolu üzerinde yer alan Cankurtaran, yüksek rakımı ve çam ormanlarıyla bilinirken, Karataş bölgesi ise yerleşim yeri olarak öne çıkıyor.
Genellikle yazın serin havası ve piknik alanlarıyla bilinen, Denizli'nin önemli geçiş noktalarından biri olan Cankurtaran-Serinhisar karayoluna 3.Km mesafede doğal güzelliği olan orman içi dinlenme yerinde üç gün; çam ormanlarıyla kaplı, yüksek rakımlı, bol oksijenli ve doğayla iç içe oryantiring heyecanını yaşayacağız.  
Doğayı dilsiz zannetmeyin. Denizin dalgaları, rüzgârın fısıltıları ve kuşların şarkıları kesinlikle doğanın dilidir. Galileo Galilei’nin dediği gibi "Doğa, insanoğlunun anlayabileceği en büyük kitaptır."  

Avni ERBOY
Avni ERBOY
Köşe Yazarı
Tüm yazılarını gör →