Karşıyaka koroları belediye yaptırımlarından şikayetci
Bu konuda yapılan basın açıklaması şöyle:
"KAMUOYUNA DUYURULUR
SANATIN VE SANATÇININ SESİ KISILIYOR
İzmir Belediyelerinin Kültür Politikalarındaki Büyük Dönüşüm
İzmir, tarih boyunca kültürün, sanatın ve hoşgörünün başkenti olarak anılmıştır. Kentin her köşesindeki kültür merkezleri, özellikle orta yaş ve üzeri vatandaşların, emeklilerin hayata tutunma alanları olmuştur. Ancak son dönemde İzmir’deki yerel yönetimlerin aldığı bazı kararlar, bu güzel geleneği ve sanatseverleri derinden yaralamaktadır.
KÜLTÜR MERKEZLERİNDE ALINAN KATI KARARLAR VE TEHDİTLER
Belediyelerin uygulamaya koyduğu yeni kurallar, amatör sanat topluluklarının önünü tamamen tıkamaktadır.
• Işıkları Kapatma Tehdidi: Kültür merkezlerinde sahnelerin saat 22.00’de kapatılması zorunluluğu getirilmiştir. Üstelik bu kısıtlama sadece bir süre kuralı değildir. Konser veya oyun tüm coşkusuyla devam ederken, salon yetkililerinin "saat doldu" diyerek sahne ışıklarını kapatma tehdidi savurması, SANATA VE SANATÇIYA YAPILAN EN BÜYÜK SAYGISIZLIKTIR.
• Fahiş Salon Ücretleri: Salon kira bedelleri hiçbir makul gerekçe olmaksızın 4-5 KAT GİBİ ASTRONOMİK ORANLARDA ARTIRILMIŞTIR.
• Halka Ücretsiz Hizmet Darbe Alıyor: Bu fahiş zamlar ve katı kısıtlamalar, doğrudan halka tamamen ücretsiz olarak sunulan sanatsal etkinlikleri hedef almaktadır. Belediyelerin asli görevi kültürü ücretsiz yaymak iken, bu kararlar ücretsiz kamusal hizmet anlayışına çok ağır bir darbe indirmektedir.
KOROLARIN VE EMEKLİLERİN EKONOMİK GERÇEKLERİ
Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği koroları ve amatör tiyatro toplulukları lüks içinde yaşayan kişilerden oluşmamaktadır.
• Toplulukların Yapısı: Bu korolara gönül verenlerin çok büyük bir kısmı orta yaş ve üzeri emekli vatandaşlarımızdır.
• Yetersiz Maaşlar: Günümüz Türkiye’sinde emekli maaşlarının geçim sınırının çok altında kaldığı herkesin malumudur.
• En Büyük Darbe Dar Gelirliye: Bu insanlar için koro çalışmaları, sadece bir hobi değil; zorlu ekonomik şartlarda hayata tutunma, sosyalleşme ve psikolojik olarak ayakta kalma mücadelesidir. Belediyeler bu kararla, toplumun en kırılgan ve EKONOMİK OLARAK EN ÇOK YIPRANMIŞ KESİMİNİN SIĞINDIĞI SON LİMANI DA ELLERİNDEN ALMAKTADIR.
• Gönüllü Finansman Çöktü: Bu insanlar, zaten ücretsiz verdikleri konserler için kendi aralarında zar zor para toplamaktadır. Hem belediyenin salon ücretini karşılamakta hem de eşlik eden saz üstadlarının emek hakları ödemektedirler. SALON ÜCRETLERİNİN 5 KATINA ÇIKMASI, BU GÖNÜLLÜ ÇARKIN DÖNMESİNİ İMKANSIZ KILMIŞTIR.
SONUÇ: SANAT SOKAKTA SESİNİ ARAYACAK
Belediyelerin sanatı desteklemek yerine adeta ticari bir işletme mantığıyla hareket etmesi, İzmir’in kültürel damarlarını kurutacaktır. Emeklinin elinden tek sosyal aktivitesini, halkın elinden ise ücretsiz sanatı almak yerel yönetim anlayışıyla bağdaşmaz. SAHNE ORTASINDA IŞIK KARARTMA TEHDİTLERİYLE SANATÇIYI BASKI ALTINA ALMAK İZMİR'E YAKIŞMAMAKTADIR.
Eğer İzmir belediyeleri bu katı tutumlarından vazgeçmez, salon ücretlerini makul seviyeye çekmez ve saat kısıtlamalarını esnetmezse kriz büyüyecektir. Koro şefleri, koristler, tiyatrocular ve tüm sanatseverler, SESLERİNİ DUYURABİLMEK İÇİN BELEDİYE BİNALARININ ÖNÜNDE BASINA AÇIK KİTLESEL EYLEMLER YAPMAYA HAZIRDIRLAR.
SANATIN SESİNİN KISILMASINA İZMİR HALKI SESSİZ KALMAYACAKTIR.
İZMİR SANAT DERNEKLERİ PLATFORMU"