Atatürk'ün Kızları” ve voleybol ülkesi gerçeği
Havaların iki gün birkaç derece aşağıya inmesiyle nefes alan bizler, yeniden boğucu sıcaklara esir olunca dengelerimiz değişti. Yollar, sokaklar bomboş kaldı, ancak trafik yine de sıkışıktı!
“Bunun sebebi nedir?” diye soracak olursanız, “Yapılan yüksek katlı apartmanlar, yapılamayan yollar” demek en kestirme cevap.
Bu yakıcı sıcaklarda günümüzde çoğu kişinin “ölü yatırım” tabir ettiği yazlıklarına (ev sahibi-kiracı) giderken, ekonomisi iyi olanlar yıldızlı tesisleri seçiyor. Onlar için yaz; “Vur patlasın, çal oynasın!” Elbette herkesi bir tutmamak da gerekiyor. Bazılarına yılın yorgunluğunu atmanın en güzel yolu oluyor. Bir sene biriktir, üç beş gün eğlen, dinlen…
Bir gerçek de şu ki; büyük çoğunluk ellerindeki katlanır masa sandalye, şemsiyelerle kumsalda boş buldukları alana yayılmayı yeğliyor… Şehri terk etmeyenlerin tercihi ise; sahil kenarındaki gölgelik çim alanları. Ailece mehtabı seyredip, bol bol çekirdek çiğdem çitletirken, gıybetin sonu da gelmiyor!
“Sonu gelmeyen” dedim de kadın voleybolcularımız “Şampiyonluk” konusunda “Son” nedir bilmiyor. Yine inanılmaz başarıya imza attı. “Atatürk’ün Kızları” olarak ülkemizi sevince boğan parıldayan yıldızlarımız, genç kızlarımıza rol model olmaya da devam ediyor…
Şampiyonluk sonrası Ay Yıldızlı bayrağımız göndere çekilirken, İstiklal Marşımızı hep bir ağızdan söyleyen millilerimizde dikkat çeken bir isim var ki, tüylerimizi diken diken yaptı. O da artık bizden biriydi ve “Korkma” derken İstiklal Marşımızı korkusuzca yürekten söyledi…
Karayipler'de, Karayip Denizi ile Kuzey Atlantik Okyanusu arasında, Güney Amerika kıtasının kuzeydoğusunda, Venezuela'nın hemen kuzeydoğusunda bulunan ada devleti Trinidad ve Tobago’da doğan, şu an Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olan Sinead Jack Kısal, İstiklal Marşı'nı söylemenin kendisine büyük bir güç verdiğini, İstiklal Marşı'nı söylerken kendimi çok güçlü hissettiğini ifade etti. Türk voleybolcu Murathan Kısal ile evli olan Jack, “Bu şampiyonluk Türkiye halkı için. Bunu her zaman söyleyeceğim; Türkiye her zaman benim evim olacak. İstiklal Marşı'nı öğrenebildiğim için çok gururluyum. Bu şampiyonluk sizin için Türkiye” derken gönüllerde de bir kez daha taht kurdu…
İnşallah devşirme sporculara bu mesaj gider de utanırlar!..
Yeniden maça dönecek olursak, “Atatürk’ün Kızları”nda, yine kendisini Türk gibi hissettiğini söyleyen Küba asıllı Melisa Vargas (Melissa Teresa Vargas Abreu) 33 sayı ile maçın en skoreri ve MVP oldu.
Türkiye, 2018'den bu yana düzenlenen VNL'de üst üste 8. kez yer aldığı finallerde ikinci şampiyonluğuna ulaştı. 2023 yılında finalde Çin'i mağlup ederek şampiyonluğu elde eden millilerimiz, 2018'de ise finalde ABD'ye yenilerek gümüş madalya ile teselli buldu. Üç yıl sonra yeniden final oynayan ay-yıldızlı ekip, bu zaferle organizasyondaki madalya sayısını 4'e yükseltti. Türkiye, 2 altın, 1 gümüş ve 1 bronz madalyayla VNL tarihinin en başarılı takımlarından biri olarak dikkati çekiyor.
Çin'in Makau Özel İdari Bölgesi'ndeki East Asian Games Dome'da oynanan final maçında 0-1’den dönerek 3-1 ile zafere ulaşan ve ülkemizi sevince boğan “Atatürk’ün Çocukları” sayesinde ülke voleybol ülkesi oldu… Eskiden futbol, basketbol, tenis okulları dört bir yanımızı sararken, şimdi kızların ilk tercihleri voleybol spor okulları…
Yeni trend, her gün mantar biter gibi voleybol kulüplerinin kurulması…
Kulüp kurulsun da altyapısı var mıdır, yeterli kalitede midir, antrenörler kimlerdir?
En önemlisi de tesis…
Dört duvar arasında, fileyi gerip, çalışma yaparsanız inanın “Atatürk’ün Kızları”nın gözlerini yaşartır, voleybolun geleceğini karartırsınız…
Her gün yeni voleybol kulüpleri kuruluyor. Ancak tesisi, altyapısı ve eğitimli antrenörü olmayan kulüpler, Filenin Sultanlarının açtığı yolu genişletmek yerine daraltabilir. Başarıyı sürdürülebilir kılmanın yolu, sağlam altyapıdan geçiyor.
“Atatürk’ün Kızları, Voleybol Ülkesiyiz, Filenin Sultanları, Filenin Efeleri” diyoruz da peki biz voleybolu biliyor muyuz?
Voleybol, altışar kişiden oluşan iki takımın bir file üzerinden topu rakip alana düşürmeye çalıştığı popüler bir takım sporudur. Resmî salon voleybolu sahası 18 metre uzunluk ve 9 metre genişlik ölçülerine sahip bir dikdörtgendir. Orta çizgi sahanın ortasını iki eşit parçaya (9x9 m) böler. Orta çizginin 3 metre uzağında yer alan hücum çizgisidir. Serbest bölge olarak tabir ettiğimiz alan, sahanın her yönünden dışarıya doğru en az 3 metre boşluk olmalıdır. Oynanan oyunun ortasındaki filenin uzunluğu 9.50 veya 10 metre olup, genişliği 1 metredir. Erkeklerde file yüksekliği: 2.43 metreyken, kadınlarda file yüksekliği: 2.24 metredir. Oyun 5 set üzerinden oynanır. Üç seti alan kazanır. Setlerde sayı farkı 2 olmalıdır. 25 sayıda biter. Ancak fark 2 sayı olmazsa iki sayıya kadar uzar. Setlerde 2-2'lik eşitlik olması durumunda 5. set (netice seti) 15 sayı üzerinden oynanır ve yine en az 2 sayı fark şartı aranır. Her servis atışında bir sayı kazanılır (Ralli Sayı Sistemi). Topu rakip sahaya düşüren veya rakibi hata yapan takım sayıyı alır.
Biraz da kurallara göz gezdirecek olursak, sahada altışar oyuncudan oluşan iki takım mücadele eder. Bir takım topu rakip alana göndermeden önce en fazla üç kez dokunabilir. Blok teması bu dokunuş hakkına dahil değildir. Bir oyuncu topa üst üste iki kez dokunamaz.
Takımlarda farklı renkli forma giyen, sadece arka hat defansı yapan ve servis karşılayan savunma uzmanına libero denir. Hücum yapamaz ve servis atamaz. Takım, sayı kazandığı veya servis hakkı takıma geçtiğinde, oyuncular saat yönünde bir pozisyon kayarak dönerler. Servis, sahanın arka çizgisinin (dokuz metrelik çizgi) arkasındaki herhangi bir noktadan atılabilir.
Şu anda ülkemizde voleybol ligleri olarak kadınlarda Süper Lig (Sultanlar Ligi), 1. Lig, 2. Lig ve Bölgesel Lig, erkeklerde Süper Lig (Efeler Ligi), 1. Lig, 2. Lig ve Bölgesel Lig oynanmaktadır.
Türkiye Liglerinde son sezon, kadınlarda Sultanlar Ligi’nde 14, 1. Lig iki grup (A ve B grupları) toplam 28 takım, Kadınlar 2. Liginde 160 takım, Bölgesel Ligde 248 takım yer aldı.
Erkekler Liglerine bakacak olursak da Efeler Ligi’nde 14 takım, 1. Ligde 18, 2. Ligde 51, bölgesel Ligde de 100 takım mücadele etti. İkisinin toplamı 450’si kadın, 183 erkek olmak üzere 633 takım hiç de küçümsenecek bir rakam değil…
Ancak sayıların çokluğu tek başına başarı anlamına gelmiyor.
Bugün Filenin Sultanlarını alkışlıyor, İstiklal Marşı'mızı dünyanın dört bir yanında gururla dinliyoruz. Tribünlerde gözyaşı döküyor, ekran başında sevinçten havalara uçuyoruz. Peki yarının Sultanlarını yetiştirmek için ne yapıyoruz?
Voleybol sadece file germek, top sektirmek, takım kurmak değildir. Voleybol; emek, planlama, eğitim, tesis ve sabır işidir. Bugün temeli sağlam atılmayan her adım, yarının başarısından çalınmış bir tuğladır.
Atatürk'ün Kızları bize sadece şampiyonluk kazandırmadı; nasıl çalışılması, nasıl inanılması ve nasıl bir spor kültürü oluşturulması gerektiğini de gösterdi.
Eğer gerçekten bir voleybol ülkesi olmak istiyorsak, kupalara değil altyapılara yatırım yapmalıyız.
Çünkü şampiyonluklar bir gün gelir geçer...
Ama iyi yetişmiş sporcular, güçlü kulüpler ve sağlam temeller geleceği inşa eder.