Bugun...
12-11-2017 10:04:00 büyüt küçült

Atakan KIRKYAŞAROĞLU

Türk (T.C) parasında hezimet!..

Paramız, yeniden pul olmaya başladı!.
Bir ülkenin, ekonomik değerlendirmesini yapmak için, önce, para değerine bakmak gerek!.

Çünkü;
Üretilen mal ve hizmet karşılığının tarifi, paradır!.
Paranız, ne kadar güçlü ise, urettiğiniz mal ve hizmet de, o kadar değerli demektir!...
Bu ise, ülkede yaşayan bireylerin, refah düzeyini, olumlu biçimde etkiler!...

Yani;
Yaşam standardı, otomatik olarak yükselir!...
Pek tabii ki, parası güçlü olan ülkelerde de, huzur ve refahla birlikte, birlik, beraberlik ve bariş, kendiliğinden güçlenerek devam eder!...

Bir bakıma, para. ekonomik yapının en önemli göstergesidir!...
Satın alma gücünü dengeleyen paranın, itibari yapısını, çok iyi analiz etmek gerekir!..Paradaki aşırı değer kaybı ne kadar tehlikeli ise, aşırı değer kazanması (revalüasyon) da, bir o kadar tehlikelidir!...
Bu da demektir ki, paradaki satın alma dengesini, çok iyi korumak, ekonomik istikrarın, olmazsa olmazıdır!...

Kıymetli evraklar kanunu çerçevesinde, uluslar arası ve birinci sırada geçerli bir belge niteliğinde olan para, ait olduğu ülkenin, itibarını da, simgelemektedir!...

Parayla ilgili, kısaca yaptığımız bu tariften sonra, T.C parasına bir göz atalım!...
Son 5 yılda, ABD doları, euro ve İngiliz paund'u karşısında, hızla değer katbetmeye devam eden Türk parası, sabit gelirliler için, önü alınamaz hezimet noktasına gelmiştir!.

Euro 4.5 TL.'yi geçmiş, ABD doları 4 TL.'ye dayanmış, İngiliz Sterlini 5 TL.'yi geçmiş, Altin ise, 1.050.-TL. (Cumhuriyet Altını) sınırına dayanmıştır!...

Kısaca;
Paranın, sürekli değer kaybetmesi demek, enflasyon demektir!.
Ses çıkarmadan, gizli devalüasyon var demektir!.
Bilindiği gibi, "para"daki aşırı değer kaybı, ekonomik dengeleri, alt üst ettiği gibi, gelir dağılımını da, olumsuz etkilemetedir!.
Bu ise, toplumsal barışı bozabilen en önemli unsurdur!.

Paranın değer kaybından yararlanmak isteyen, kurnaz ve bencil odakların (kişi ya da kuruluşların) haksız kazanç elde etmelerine, zemin hazırlanmış demektir!...Diğer taraftan,
bir başka tarifle, ülkede yaşayan toplumun büyük bir bölümünün ise, ekonomik anlamda, ezilmesi demektir!.

Ancak;
Çoğu kez, toplumumuzdaki bazı kişi ya da gurupların yaşam grafiklerini izledikçe, şaşırıyorum, doğrusu!. Savurganlık, lüks arabalar, her arabada tek kişi trafiğe çıkmalar, AVM'lerde, kasa önlerindeki kuyruklar, alış-verişlerde, gereksiz ve abartılı harcamalar, bazen, akıl alır gibi gelmiyor bana!...
Eskilerin tabiriyle, "bu yoğurdun bolluğu, nereden geliyor acaba!...", diye düşünüyorum!...

Türk parasının yeniden değer kazanması için alınması gereken tedbirlerin yanı sıra, toplum bireylerinin de, tasarrufa önem vermeleri, savurganlıktan vaz geçmeleri, üretimdeki artış ve kalitenin daha da iyileştirilmesi, kamu harcamalarının, sağlıklı biçimde denetlenmesi, ihracat ve ithalar dengesi açısından da, ihracat lehine ivme kazandırılması, zarurıdır!...

Ekonomimizdeki, bu parasal badireyi ve hezimeti de, atlatmayı umut etmek, havlu atmadan, maça devam etmek, yarınlara, iyimser açıdan bakmak, en akılcı yol olur, diye düşünüyorum!...

Güçlü paraya, adil paylaşıma, istikrarlı ekonomik yapıya sahip, barış, kardeşlik, huzur ve güven ortamı içerisinde yaşayan bir millet olmamızı diliyorum!...

Bu haber 282 defa okunmuştur.
reklam
MAKALE YORUMLARI
reklam
reklam
haber arşivi
reklam
reklam