Çağlar Karabulut'tan sitem dolu açıklama
Açıklama şöyle:
"Karşıyaka Basketbol Kulübü ile aramızdaki iş ilişkisi, kulüp tarafından tek taraflı olarak sona erdirilmiştir.
Bu açıklamayı herhangi bir polemik yaratmak amacıyla değil; yıllar boyunca emek vererek oluşturduğum mesleki itibarımı korumak ve bugüne kadar sessiz kalmayı tercih ettiğim sürece ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yapıyorum.
Göreve davet edildiğim gün Karşıyaka Basketbol, sportif ve mali açıdan tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşıyordu. Sezonun bitimine yalnızca birkaç hafta kala birçok kişi takımımızın ligde kalmasını artık mümkün görmezken; teknik ekibimiz, oyuncularımız ve büyük Karşıyaka taraftarının eşsiz desteğiyle bu mücadeleyi başarıyla tamamlayarak Karşıyaka’yı ait olduğu Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nde tutmayı başardık.
Görev yaptığım süre boyunca sorunların değil, çözümlerin parçası olmayı tercih ettim. Yeni sezona ilişkin teknik yapılanma, bütçe planlamaları, transfer çalışmaları ve kulübün geleceğine yönelik hazırlıklar büyük bir titizlikle tarafımca yürütüldü. Ayrıca sportif istikrarın kulübümüz adına büyük önem taşıdığına inanarak, geçen sezon ortaya koyduğu mücadele ve elde edilen başarı doğrultusunda Başantrenörümüz Ahmet Kandemir ile yola devam edilmesi yönündeki değerlendirme ve raporumu da yönetim kuruluna sundum.
Kongre sonrasında oluşan yeni yönetim ile birçok kez bir araya geldim. Süreç içerisinde farklı isimlerle çalışılacağı yönündeki iddialar bana da ulaştığında bunu doğrudan yönetimle paylaştım. Hatta kulübün menfaatlerinin bunu gerektirmesi hâlinde sözleşmem konusunda dahi yapıcı davranabileceğimi açıkça ifade ettim. Buna rağmen tarafıma her defasında bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı, benimle yola devam edileceği ve çıkan söylentilerin tamamen asılsız olduğu ifade edildi.
Bu beyanlara duyduğum güvenle görevimi aynı ciddiyet ve sorumluluk anlayışıyla sürdürmeye devam ettim.
Ancak yaklaşık bir buçuk ay sonra tarafımla sözleşmemin sona erdirilmesine yönelik bir görüşme gerçekleştirildi. Bu görüşmede kulübün başka bir genel menajerle çalışmak istediği tarafıma ifade edildi. Gerekçe olarak sözleşmemden doğan mali yükümlülükler dile getirilse de, süreç içerisinde tarafıma yapılan değerlendirmeler, kararın kulübün resmi yönetim iradesinden ziyade, resmi bir görevi ve imza yetkisi bulunmayan ancak kulübe maddi destek sağlayacağı belirtilen kişi ve çevrelerin tercihleri doğrultusunda şekillendiği yönündeydi. Kulübün resmi sorumluluğunu taşıyan yöneticilerin dahi bu durum karşısında hareket alanlarının sınırlı olduğunu ifade etmeleri, şahsım adına en fazla hayal kırıklığı yaratan hususlardan biri olmuştur.
Karşıyaka’da yetişmiş bir basketbol insanı olarak, profesyonel kariyerimin en önemli görevlerinden birini yürütürken geleceğimin, kulüp adına hiçbir resmi sorumluluğu bulunmayan kişi veya çevrelerin etkisiyle belirlenmiş olmasını kabul etmem mümkün değildir. Daha da üzücü olan ise, kulübün bugün yaşadığı ağır mali tablonun oluşmasında geçmişte sorumluluğu bulunduğu kamuoyunca da bilinen isimlerin, bugün yeniden Karşıyaka Basketbol’un profesyonel yapılanmasına yön verecek noktaya gelmiş olmasıdır.
Nitekim yürürlükte bulunan sözleşmem devam ederken yerime başka bir genel menajerin getirileceğine ilişkin haberler basına yansımış, ardından tarafımla sözleşmenin karşılıklı olarak sona erdirilmesine yönelik görüşmeler yapılmıştır.
Ancak bu aşamadan sonra tarafıma sunulan teklifin benim açımdan hiçbir anlamı kalmamıştır.Çünkü mesele artık sözleşmenin şartları değil; yürürlükteki sözleşmem devam ederken kamuoyu önünde itibarsızlaştırılmam, profesyonel saygının yok sayılması ve izlenen yöntemin meslek etiğiyle bağdaşmamasıdır. Bu nedenle taraflar arasında bir anlaşma sağlanamamış ve kulüp tarafından sözleşmem tek taraflı olarak feshedilmiştir.
Bununla birlikte süreç yalnızca görevime son verilmesiyle sınırlı kalmamış; sözleşmeden doğan bazı yükümlülükler de yerine getirilmemiştir. Bu hususlara ilişkin tüm haklarımı hukuk çerçevesinde takip edeceğim.
Karşıyaka’da yetişmiş biri olarak kulübün menfaatlerini her zaman kişisel menfaatlerimin üzerinde tuttum. Sürecin hiçbir aşamasında Karşıyaka’nın zarar görmesini istemedim; bugün de istemiyorum. Yaşadığım haksızlık nedeniyle hakkımı arayacak olmamın nedeni kulübü yıpratmak değil, yıllar içinde emek vererek oluşturduğum mesleki itibarımı ve hukuktan doğan haklarımı korumaktır.
Bununla birlikte yaşanan hiçbir gelişme Karşıyaka Spor Kulübü’ne, bu büyük camianın değerlerine ve eşsiz taraftarına duyduğum saygıyı azaltmayacaktır. Karşıyaka; tarihiyle, kültürüyle ve mücadele ruhuyla kişilerden ve dönemlerden çok daha büyük bir kulüptür.
Bu vesileyle; bana güvenerek kulübün en zor dönemlerinden birinde bu görevi tevdi eden önceki dönem Başkanımız Aygün Cicibaş’a, görev devir sürecinde gösterdiği şeffaf yaklaşım ve desteği için önceki Genel Menajer Nihat Mala’ya, birlikte mücadele ettiğimiz teknik ekibimize, oyuncularımıza, kulüp çalışanlarımıza ve en zor günlerde dahi takımının yanında dimdik duran büyük Karşıyaka taraftarına gönülden teşekkür ediyorum.
Göreve başlarken de bugün ayrılırken de vicdanım rahattır.
Bu süreçle ilgili değerlendirmeyi büyük Karşıyaka camiasının ve kamuoyunun vicdanına, hukuki sonucu ise yetkili mercilere bırakıyorum. Saygılarımla."