Zirvede Bırakılmayan Hayal
Bazı belgeseller bir olayı kaydeder. Bazıları ise insan hayatına dokunur.
Sevgili İsmail Şahinbaş’ın Habitat TV’de yayımlanan “Hayalini Hatır Ettim: Volkan Konak” adlı yapımı, ikinci türün en başarılı örneklerinden birisidir.
Değerli sanatçımız Volkan Konak’ın ömrü yetmeyen bir hayali vardı: Hasan Dağı’na çıkmak.
Karadeniz’in sesini Türkiye’nin her yerine taşıyan, türküleriyle bir coğrafyanın ruhunu yansıtan sanatçı, 31 Mart 2025’te yavru vatan Kıbrıs’taki bir sahnede aramızdan ayrıldığında bu hayal yarım kaldı.
Dostları, sevenleri ve doğaya gönül vermiş insanlar, o eksiği tamamlamak için bir araya geldi.
Şahinbaş’ın kamerası da tam o anda oradaydı.
Belgesel, Aşık Veysel ile başlıyor, Neşet Ertaş ile devam ediyor. Büyük ustaların mirasını yaşatma kararlılığı, zirveye çıkan herkesin ortak sözü haline geliyor.
Hasan Dağı’nın sert rüzgârı, Kapadokya’nın eşsiz coğrafyası ve Anadolu’nun sessiz ama derin değerleri, yalnızca arka plan değil; anlatının kendisi oluyor.
Şahinbaş, yıllardır yaptığı gibi toprağı, insanı ve hafızayı aynı karede buluşturuyor. Gösterişsiz, sabırlı ve vefalı bir bakış ile…
Bu belgeseli izlerken annem de benimleydi. Yıllarca Sırt Çantam’ı, Şahinbaş’ın yürüyüşlerini ve belgesellerini büyük bir keyifle takip etti. Anadolu’nun her köşesini merakla dinledi kendisi.
İki yıl önce Kapadokya’ya çocuklar gibi sevinerek gitmişti. O topraklarda bizlere veda etti.
Volkan Konak’ın yarım kalan hayali ile annemin dönemediği coğrafya, bir an için aynı yerde buluştu.
Belgesel, bir yayının ötesine geçti; kaybı, vefayı ve toprağa bağlılığı aynı nefeste hissettirdi.
İsmail Şahinbaş’ın gücü burada yatıyor. O, yalnızca belgesel çeken biri değil; Anadolu’yu adım adım tanıyan, yazan, fotoğraflayan ve yaşatan bir değerimizdir.
Sırt Çantam markası ile yıllardır sürdürdüğü çizgi, bugün de aynı duruluğu koruyor. Bu belgesel de o çizginin en olgun örneklerinden biri. Çünkü burada ne abartılı bir anma var, ne de yüzeysel bir nostalji. Sadece bir sanatçının hayalini tamamlayan, değerlerine sahip çıkan ve coğrafyayı gerçek haliyle gösteren bir emek var.
Umarım bundan sonra hiçbir hayal yarım kalmaz. Vedasız ayrılıklar azalır.
Ve biz, Şahinbaş’ın attığı her adımda olduğu gibi, nefes aldığımız topraklarda da aynı sorumlulukla var oluruz. Çünkü bazı belgeseller sadece izlenmez; hatırlatır.