Yaşama yol ver!
Yaşama yol ver! Yaşamın kutsallığını anlatan en güzel söz. Ambulanslardaki acil hasta ve yaralıların hayata kalma şansını yüzde 40 artırdığı belirtilen trafikteki fermuar sistemine olan toplumsal duyarlılığa hayran kalmamak mümkün değil.
Bir canı kurtarmak için gösterilen duyarlılığı faşist, emperyal güçlerin göstermesini beklemek hayal tabi.
Yıllardır bitmeyen, kışkırtılan Rusya- Ukrayna savaşı süre dursun. Faşist Netanyahu yönetiminin, iki sözü birbirlerini tutmayan dünya için pimi çekilmiş bomba olan tüccar Trump ile birlikte ateş topuna çevirdiği coğrafyamızda ülkemizin takındığı tavır bence muhteşem. Hatta arabuluculuk konusunda ülkemize gösterilen güven son derece güzel.
Lenin’in “Organize olmuş azınlıklar, organize olmamış yığınlara hükmederler.” Sözü İsrail’in Ortadoğu’daki, özellikle Arap ülkeleri üzerindeki hakimiyetini çok güzel açıklıyor. Gazze’de yetmedi, Lübnan’da o da yetmedi ABD ile İran’a saldırdı. Saldırdığı ülkelerin önceki haline dönmesi yıllar sürecek. Giden binlerce masum canlar…
Savaş suçunu bir tarafa bırakın, insanlık suçu işleniyor. BM ortada yok. Uluslararası mahkemenin verdiği kararı uygulatan bir kurum yok. İnsanlık onuru dünyada yerlerde sürünüyor.
Sayın Cumhurbaşkanımızın “Dünya beşten büyüktür” sözü etrafında ülkeler birleşseydi bugün ABD- İsrail emperyalizmi bu aymazlığı yapamazlardı.
Her dinde insan yaşamının kutsallığından söz edilir. Yöneticiler dindarlıkları ile övünür. Allah’ın hiçbir dini bu katliamları, soykırımı hoş görmez. Dini kullanan riyakarların sonu iyi olmayacaktır.
Trump, ABD’nin itibarını bitirdi. Ben de yoktu zaten de. ABD’nin zarar gören itibarının ise onarılamayacağını düşünüyorum. 3 Kasım’daki 35 üyelik senato seçimini demokratların kazanması bekleniyor. İran’a yaptığı saldırı kendi Cumhuriyetçiler kanadında bile hoş karşılanmadığı belirtiliyor.
ABD- İsrail saldırılarında Minab'da çocukların bulunduğu bir okul acımasızca bombalandı. 160'tan fazla çocuğu yaşamdan kopardılar. Trump ’un son zamanlarda kullandığı ‘Anlaşma olmazsa bu gece bütün bir medeniyet yok olacak' sözü hem savaş suçu hem de insanlık suçu. Kim karşı çıktı, hiç kimse.
12 Eylül faşist yönetimi döneminde DGM binası olarak kullanılan bina, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Meslek Fabrikası olarak kullanılıyordu. Orada kadınlar, gençler meslek öğreniyor, iş yaşamına katılıyorlardı. Cemil Başkanın İBB ye alınacak elamanların da orada yetiştirileceği söylemini çok takdir etmiştim. Bu yüzden de partililerini karşısına aldığını duyuyordum. Belediye de bir kamu kurumu. Bu olay siyasete karışmamayı ilke edinen beni dahi üzdüyse, İzmir’de CHP’ye oy vermeyenlerin çoğunu da üzdüğünü düşünüyorum.
KSK stadında olduğu gibi söz konusu İzmir’se birlik ve beraberlikten söz edilmeli. Hükümetin stad desteği alkışlanıyor, bu aralar Bakan Kasapoğlu’nun adını çok duyar oldum. 2011 de Son Başbakan Binali Yıldırım’ın İzmir Büyükşehir belediye başkan adayı olacağını tahmin edip köşemde yazmıştım. Bugün de Kasapoğlu’nun 2029 da aday olacağını tahmin ediyorum.
Binanın yapılmaması durumunda Karşıyaka Adliyesi’nin Karşıyaka’dan taşınma ihtimalini defalarca yazmıştım. Karşıyaka ekonomisine katkı sunan Adliye Sarayı yeni binası için yapılan çalışmalar herkesi sevindiriyor. Bu binanın yapılması için Cumhuriyet Başsavcımız Halil Sezgin ve Belediye Başkanımız Yıldız Ünsal’ın üstün çabalarını yakından izleyen biriyim. Bina yapılırsa Halil Başsavcım ve Yıldız Başkanım Karşıyaka’nın tarihine geçeceklerdir.
Adliyeden söz etmişken, Karşıyaka Başsavcılığı görevi sırasında tanıştığım, yaşamım boyunca saygı duyacağım, ender insanlardan Kazım Arapoğlu Başsavcımın emekliliğinden söz etmeden geçemeyeceğim. Siirt Pervari’de başladığı Cumhuriyet savcılığı. Gaziantep, Denizli gibi büyük kentlerimizin Cumhuriyet Başsavcılığı görevi, Karşıyaka Başsavcılığı ve en son İzmir Adliye Mahkemesi Bölge Başsavcılığı. Görev yaptığı her kentte gönüllerde yer aldığını oralardan tanıdıklarımdan bizzat dinlemişimdir. Karşıyaka’da onunla tanışıp da sevip saymayana hiç rastlamadım. Karşıyaka’dan ayrılırken arkasından ağlayanlar… Kazım başsavcım gibi memleket sevdalısı çok az insan gördüm. Emeklilik yaşamında sağlık, huzur mutluluklar diliyorum sayın başsavcım.
Yakalandığım ölümcül hastalıkla mücadele ettiğim gibi, çocuklarımıza yaşanılır bir kent bırakmak için de elimden geleni yapmaya devam edeceğim.
“Sevmesini bilirsek; başkalarına acı vermeyi unuturuz.” F. Nietzsche.