⚡ Son Dakika

Yamanlar’ı Koruyalım; Karşıyaka’nın Nefesi Çöplük Olamaz

Çiğdem Çimen Çiğdem Çimen 🕐 20 Temmuz 2026 👁 235 okunma
Yamanlar’ı Koruyalım; Karşıyaka’nın Nefesi Çöplük Olamaz

Bir kentin gerçek zenginliği gökdelenleri değil, nefes aldığı ormanlarıdır.

Bir şehrin geleceği, betonla değil; suyuyla, toprağıyla, ağacıyla ve hafızasıyla ölçülür.

İzmir için bu hafızanın en güçlü simgelerinden biri hiç kuşkusuz Yamanlar Dağı'dır.

Bugün Yamanlar yalnızca bir dağ değildir.

İzmir'in kuzeyini ayakta tutan ekolojik sistemin omurgası, Karşıyaka'nın nefes aldığı son büyük doğal alan, yüzlerce yıllık kültürün ve ortak belleğin taşıyıcısıdır.

Tam da bu nedenle Yamanlar'a yapılması planlanan katı atık bertaraf tesisi, yalnızca bir çevre yatırımı tartışması değildir.

Bu mesele, nasıl bir kentte yaşamak istediğimizin tercihidir.

Çelişkiler Kamuoyunun Kaygısını Artırıyor

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın son aylarda yaptığı açıklamalar, kamuoyundaki belirsizliği ortadan kaldırmak yerine daha da büyütmektedir.

Bir tarafta "Yamanlar'a yapmak" ısrarını eleştiren açıklamalar...

Diğer tarafta ise daha önce kamuoyuna yansıyan "Yamanlar'da çalışmalarımız var" ifadeleri...

Ve şimdi Temmuz ayı Büyükşehir Belediye Meclisi'nde yapılan son açıklama:

"Yamanlar'da süreç işliyor. Bakanlığın intibak hakkı vermesini bekliyoruz."

Bu cümle artık yeni bir gerçeği ortaya koymaktadır.

Demek ki proje tamamen rafa kaldırılmış değildir.

İdari süreç devam etmektedir.

Dolayısıyla Karşıyaka halkının kaygıları da haklılığını korumaktadır.

Bugün kamuoyunun sorduğu soru son derece nettir:

"Başkanım, hangisine inanalım? Yamanlar'a çöp tesisi düşünülmüyor diyen açıklamalara mı, yoksa 'Yamanlar'da süreç işliyor' sözlerine mi?"

Kamu yönetiminde güven, tutarlı söylemle oluşur.

Çevre gibi gelecek kuşakları ilgilendiren konularda ise şeffaflık, bir tercih değil zorunluluktur.

Konu Çöp Değil, Yaşam Alanıdır

İzmir'in çöp sorunu gerçektir.

Hiç kimse bunu inkâr etmiyor.

Ancak çözüm ararken en değerli doğal alanları feda etmek, şehir planlaması değil; geleceği tüketmektir.

Yamanlar Dağı, İzmir'in kuzeyinde yer alan, zengin orman varlığı, biyolojik çeşitliliği ve doğal yapısıyla kentin en önemli ekosistemlerinden biridir.

Kızılçam ve karaçam ormanları, makilik alanlar ve çok sayıda canlı türü bu bölgede yaşamaktadır.

Bölge yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de ortak mirasıdır.

Yaklaşık 850 metre yükseklikte bulunan Karagöl Krater Gölü ise İzmir'in en önemli doğal alanlarından biridir.

Yalnızca eşsiz bir peyzaj sunmaz.

Aynı zamanda kentin iklim dengesi, biyolojik çeşitliliği ve ekoturizm potansiyeli açısından vazgeçilmez bir değerdir.

Bugün Avrupa kentleri yeşil alanlarını artırmaya çalışırken, biz elimizde kalan son doğal alanları ağır sanayi niteliğindeki tesislerle tartışıyoruz.

Bu, üzerinde düşünülmesi gereken bir çelişkidir.

Tarihimizi Korumak Zorundayız

Yamanlar yalnızca doğa değildir.

Cumhuriyet tarihinin de sessiz tanıklarından biridir.

Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla kurulan Yamanlar Sanatoryumu, bir dönem Türkiye'nin en önemli sağlık merkezlerinden biri olmuştur.

Bugün büyük ölçüde atıl durumda bulunan bu yapı, doğru planlamayla yeniden sağlık, eğitim veya doğa turizmine kazandırılabilir.

Yamanlar İlkokulu ise bölgenin eğitim geçmişini yaşatan önemli bir kültürel mirastır.

Karagöl çevresindeki mesire alanları ise milyonlarca İzmirlinin çocukluğundan hatıralar taşır.

Bir tarafta yeniden değerlendirilmeyi bekleyen tarihî yapılar...

Diğer tarafta çöp tesisi tartışmaları...

Bu tablo, İzmir'in hak ettiği gelecek değildir.

Yaşatılması Gereken Yörük Kültürü

Yamanlar, Osmanlı'dan bu yana Yörük yerleşimidir.

Bölgenin ruhunu en iyi anlatan sözlerden biri hâlâ dillerdedir:

"Karşıyaka'nın Yamanları fenadır, pek yamandır."

Bu söz yalnızca coğrafyayı anlatmaz.

Burada yaşayan insanların direncini, karakterini ve doğayla kurduğu bağı anlatır.

"Yamanlar" adı da buradan gelir.

Güçlü...

Dirençli...

Kolay teslim olmayan...

Belki de bugün korunması gereken tam olarak budur.

Yangından Çıkan Ormana Yük Olmaz

2024 yılının Ağustos ayında yaşanan büyük yangın yaklaşık 1.600 hektarlık alanı etkiledi.

Ormanlar kül oldu.

Canlı yaşamı büyük zarar gördü.

Bilim insanları, bu ekosistemin kendini toparlamasının uzun yıllar alacağını söylüyor.

Böylesine kırılgan hale gelmiş bir coğrafyaya yeni çevresel baskılar oluşturacak yatırımlar planlamak, doğanın iyileşme sürecini daha da zorlaştıracaktır.

Bilimin Söylediği

Yamanlar'ın volkanik ve kırıklı jeolojik yapısı dikkate alındığında, katı atık bertaraf tesislerinin oluşturabileceği riskler küçümsenemez.

Atık sızıntı sularının yeraltı kaynaklarına karışması...

Metan gazı oluşumu...

Hava kalitesinin bozulması...

Koku ve kirleticilerin rüzgârla geniş alanlara taşınması...

Yoğun ağır vasıta trafiğinin ekosistem üzerinde yaratacağı baskı...

Bütün bunlar yalnızca Karşıyaka'yı değil, Çiğli ve Menemen havzasını da uzun vadede etkileyebilecek risklerdir.

Çözüm Var

İzmir'in çöp sorunu çözülebilir.

Ancak bunun yolu en değerli doğal alanları feda etmek değildir.

Modern kentler; çoklu bertaraf sistemi, ileri geri dönüşüm teknolojileri, atığın kaynağında ayrıştırılması, sıfır atık politikaları, bilimsel yer seçimi ve şeffaf planlama süreçleriyle bu sorunu çözmektedir.

İzmir neden aynı yolu izlemesin?

Bugün Asıl İhtiyaç Güvendir

Temmuz Meclisi'nde söylenen "Yamanlar'da süreç işliyor" cümlesi, kamuoyunun kaygısını yeniden büyütmüştür.

Bu nedenle artık beklenti yalnızca açıklama değildir.

Beklenti; şeffaflıktır.

Bağımsız bilim insanlarının görüşleridir.

Gerçek anlamda halk katılımıdır.

Ve en önemlisi...

İzmir'in ortak mirasına sahip çıkacak siyasi iradedir.

Son Söz

Bazı yerler yalnızca haritadaki bir nokta değildir.

Onlar bir kentin hafızasıdır.

Yamanlar da böyledir.

Karagöl'ün sessizliği...

Çam ormanlarının kokusu...

Yörük kültürünün izleri...

Cumhuriyet'in sağlık mirası...

Yangından sonra yeniden filizlenmeye çalışan doğa...

Bunların hiçbiri rakamlarla ölçülemez.

Çünkü bunlar bir kentin kimliğidir.

Bugün verilecek karar yalnızca bir çöp tesisinin yeri değildir.

İzmir'in nasıl bir şehir olmak istediğine dair tarihî bir tercihtir.

Ve biz, bu tercihin doğadan, bilimden ve gelecek kuşaklardan yana yapılmasını istiyoruz.

Çünkü Yamanlar, Karşıyaka'nın son nefesidir.

Yamanlar, İzmir'in ortak mirasıdır.

Ve hiçbir miras, yerine konulamayacak kadar değerlidir.

Çiğdem Çimen
Çiğdem Çimen
Köşe Yazarı
Tüm yazılarını gör →