⚡ Son Dakika

Ticari futbol, sportif mücadeleyi ezdi geçti!

Avni Erboy Avni Erboy 🕐 06 Temmuz 2026 👁 99 okunma
Ticari futbol, sportif mücadeleyi ezdi geçti!

Son dönemde futbol kulüplerimizde sık sık el değiştirmeler gündeme “futbol mu, ticaret mi?” sorularını akla getiriyor.
Bugüne kadar pek çok kulüpte bu durum yaşandı. Sadece kulüpler AŞ hisselerini satmakla kalmadı, şehirlerini bile terk etti. Bazıları aynı kentlerde kalmasına karşın ismini sattı. Birleşmeler oldu.
Şöyle geriye dönerek baktığımızda; Sabah ve Yeni Asır Gazetelerinin sahibi Dinç Bilgin,1997 yılında kulübü devralarak Göztepe'yi dernek statüsünden şirket statüsüne (AŞ) geçiren ilk isim oldu.
Ne var ki, Bilgin’in ekonomik krizi Göztepe’yi de etkiledi. Dinç Bilgin'in kulübü devraldığı süreçte takım zor günler geçirip küme düşme tehlikesi yaşasa da, amatör kümeye düşüş Altınbaş döneminde (2000'lerin başındaki ekonomik kriz ve yönetim değişiklikleri sonrasında) gerçekleşti. 2008 yılında Göztepe, Aliağa Belediyespor’un tüm hisselerini satın alarak yeniden profesyonel lige döndü. Göztepe, bu aşamadan sonra bugüne kadar sık sık sahip değişikliğine de uğradı. Göztepe AŞ’nin tüm hisselerini Mehmet Sepil’in almasıyla, 2014 yılından itibaren yeniden diriliş dönemi başladı. Sepil, hisselerin çoğunluğunu 2022 yılında Sport Republic şirketine sattı. Yüzde 30 hisseyi ve olimpik sporları elinde tuttu.
Göztepe’de bu olaylar yaşanırken, pek çok kulüp şirketleşti ancak çoğu sıkıntılar yaşadı, yaşamaya da devam ediyor. Bunlardan birisi de Akhisarspor oldu. Şirketleşme ve yönetim sıkıntıları çeken 56 yıllık köklü kulüp, şu anda borç batağında. Yeni sezonda Akhisar 1970 Spor Kulübü'nü bünyesine katarak liglerde devam etme kararı aldı.
Bu neye benzedi. Olursa olur, olmazsa alıştık zaten…
Zonguldak Kömürspor, ismini Zonguldakspor FK olarak güncelledi. 7 Eylül Turgutlu 1984 Sportif Yatırımlar, şirketleşme ve yerel yönetim değişiklikleri ekseninde Turgutluspor'un adı ile değişti. Manisa FK, 2024 yılının Aralık ayında Mevlüt Aktan tarafından Manisalı iş insanı Ersin Öztaş'a devredildi. Arca Çorum FK’nın hisse ve yönetim devri yapılarak, başarıya ulaşan ekiplerden biri oldu.
Adanaspor A.Ş, kulüp hisselerinin el değiştirmesiyle Ergin Göleli başkanlığındaki yeni yönetim devraldı. Ama kulüp borçlarından kurtulamadı. Vanspor FK, 23 Elazığ FK, Fatih Karagümrük, Gençlerbirliği (Natura Dünyası Gençlerbirliği A.Ş.) ve İstanbulspor A.Ş. gibi liglerde mücadele eden birçok kulüp "A.Ş." ibaresiyle şirket statüsünde yer almaya devam ediyor. Camialar mutlu mu?
İşte orası meçhul!.
Beykoz Anadolu Spor AŞ, İstanbul ekibi Tuzlaspor’u satın aldı ve lige katıldı.
Ekmas Sportif Faaliyetler bünyesindeki Bergama Sportif Faaliyetleri Ahmet Çoruhlu’ya satıldı. Yeni patron, kulübün adını da soyadı olarak değiştirdi. İzmir Çoruhlu Futbol Kulübü AŞ yaptı. Takım BAL’a düşünce Ahmet Çoruhlu Uşakspor AŞ’yi satın aldı.
Bu satın almalarının örneğini de yılların spor kulübü, İzmir’in tarihi olan simgelerden Altınordu’da da yaşadık…
2012 yılında bir yaz sıcağında Çeşme’de dönemin başkanı Halim Bezircilioğlu ve asbaşkan olan kardeşi Sinan Bezircilioğlu ile kısa bir görüşmenin ardından Altınordu’nun futbol yarışmacı haklarını Seyit Mehmet Özkan satın aldı.
Önceleri İzmirspor, Bucaspor’da da aktif yöneticilik rolü oynayan iş adamı, demir tüccarı Seyit Mehmet Özkan son yıllarda, Altınordu A Takımını istediği rakamlara satamayınca pes dedi ve kulübü mücadele ettiği 2. Lig’den çektiğini açıkladı…
Altınordu AŞ’nin sadece A Takımını ligden çeken ancak genç futbolcu yetiştirmeye devam edeceği için de alt yapıyı sürdüreceğini belirten Özkan’a Altınordulular haklı olarak soruyor:
“Neden alt yapıyı Altınordu Spor Kulübü Yönetimine devretmiyorsun?”
Bunun cevabını da yine Altınordu’nun sevdalıları veriyor:
“Para bastığı için olsa gerek…”
Son yıllarda A Takım düzeyinde futbolcu yetiştiremeyen ve böylelikle de kazanç elde edemeyip, “satma kararı” ile takıma yatırımı kesen AŞ Başkanı, yurt içi ve yurt dışı temaslarında da istediği rakama ulaşamayınca, “emir demiri keser” misali Altınordu’nun Türkiye 2. Liginden, sizin anlayacağınız profesyonel liglerden çekilme kararı “tek başına” verdi. Gerekçesi de; odağını çocuk futbolu ve genç oyuncu yetiştiriciliğine çevirmesiydi.
Anadolu’da buna ne derler biliyor musunuz?
“Çevir kazı yanmasın!..”
Seyit Mehmet Özkan bu kararından vaz geçer mi?
İşte orasını bilemeyeceğim…
Ama tahminim; Altınorduluların tek düşündüğü "Seni affedecek kadar olgunum ama tekrar güvenecek kadar aptal değilim" sözü olduğudur!
Son bir yılını takıma yatırımdan çok, yatırımcı arayışı ile geçiren AŞ yönetimi, bu konuda olumlu bir sonuç alamadı. Aslında sonuçtan çok, istenen rakama ulaşamamaktı…
Yine kendi açıklamalarına göre AŞ, Edirne'den Van'a kadar çocuk futbolunun sağlıklı gelişimi için altyapı çalışmalarına ağırlık verecek. Özellikle 7-15 yaş grubu çocuk futbolu ve genç oyuncu yetiştiriciliği alanındaki çalışmalarını daha da güçlendirerek Türk futboluna yeni yetenekler kazandırmayı hedefleyecek. Bu da futbol okullarının kendi imkânları veya Franchising (ismini belirli şartlar ve ücretler karşılığında bağımsız girişimcilere kullandıran bir iş ortaklığı yöntemi) ile gelir getirici imkânları çoğaltmak anlamına geliyor…
Bir yanda gider, diğer yanda gelir…
Siz olsanız hangi tarafa geçersiniz?
Diyeceksiniz ki?
Arma, tarihi kulüp ne olacak?
Elbette geçmişi hatırlayanlar üzülecek ama bu karara varanlar için de söylenecek söz vardır:
O da; "Tarih, geçmişin aynası olduğu kadar, geleceğin de pusulasıdır."
Eğer sen pusulanı kaybedersen, işte o zaman yönünü bulamadığın gibi, çıkmaz sokakta karanlığa gömülür ve sonsuza kadar yolunu ararsın…
Altınordu’nun tarihi bir geçmişi var. Buna herkesin saygı göstermesi gerekir. Eğer, bu geçmişini unutan, dostuna vefasızlık eden; bir gün gelir, kendi adını bile hatırlatacak bir dost bulamaz.
Ne yazık ki; günümüzde ticari futbol, sportif mücadeleyi ezdi geçti…
Bugün gördüğünüz tablonun  gerçeği de tek kelime ile budur!..
Camia şimdi duayenler ve Altınordu Spor Kulübü Yönetiminden açıklama ve ne yapılması gerektiğini bekliyor…
Onlar da haklı!..
Haklı olduğun zaman, hiç kimseye boyun eğmeyeceksin. Unutmayın ki; Doğru olan, haklı olandır.

 

Avni Erboy
Avni Erboy
Köşe Yazarı
Tüm yazılarını gör →