⚡ Son Dakika
Karşıyaka Belediyesi'ne 6. Başkan Yardımcısı... İzmir İtfaiyesi’ne 13,5 milyon Euro’luk teknoloji yatırımı İzmir Yurttaş Meclisi; Çiğli, Karşıyaka ve Bayraklı’da devam edecek Onat Tüneli'nde son etabın yapımına başlanıyor Karşıyaka Çarşısı’nda araç denetimleri sürüyor Karşıyaka'dan TFF çıkarması: Erol Söngür için adalet talebi Alabay'dan Ak Parti'ye stat yanıtı: Kimin hizmet ettiğini kimin eleştirdiğini halkımız biliyor Nilüfer Çınarlı Mutlu ve Meclis Üyeleri YENİ Parti'ye katıldı Bostanlı ve Manda dereleri temizlendi Alabay: Örgütte kırgınlıkları geride bırakacağız Bahadır Kul: Deniz kenarında en güçlü, en sağlam stadı hayata geçireceğiz Makine Mühendisleri Odası'ndan Başkan Ünsal'a yanıt: Gerçekleri çarpıtamazsınız Karşıyaka Belediyesi'ne 6. Başkan Yardımcısı... İzmir İtfaiyesi’ne 13,5 milyon Euro’luk teknoloji yatırımı İzmir Yurttaş Meclisi; Çiğli, Karşıyaka ve Bayraklı’da devam edecek Onat Tüneli'nde son etabın yapımına başlanıyor Karşıyaka Çarşısı’nda araç denetimleri sürüyor Karşıyaka'dan TFF çıkarması: Erol Söngür için adalet talebi Alabay'dan Ak Parti'ye stat yanıtı: Kimin hizmet ettiğini kimin eleştirdiğini halkımız biliyor Nilüfer Çınarlı Mutlu ve Meclis Üyeleri YENİ Parti'ye katıldı Bostanlı ve Manda dereleri temizlendi Alabay: Örgütte kırgınlıkları geride bırakacağız Bahadır Kul: Deniz kenarında en güçlü, en sağlam stadı hayata geçireceğiz Makine Mühendisleri Odası'ndan Başkan Ünsal'a yanıt: Gerçekleri çarpıtamazsınız

Sporda motivasyonun önemi

Avni Erboy Avni Erboy 🕐 07 Ocak 2019 👁 15 okunma
Her zaman kulaklarını çok iyi bir şekilde çınlattığımız, “sporun bilimselleşmesi” ve “sporu spor adamlarıyla yapılması” gerektiğini dilleri döndüğünce anlatan değerli dostlarım Prof. Dr. Yavuz Taşkıran, Yrd. Doç. Dr. S. Mete Yazıcı başta olmak üzere spor bilimcilerinden çok şeyler öğrendiğimi her zaman itiraf ederim. “Gerçek dostlar” sporun bir adım öteye bilimselleşmekle gideceğini her zaman vurgularken, doğru yolu gösterip, fair play olgusundan da hiç bir zaman için ayrılmaması gerektiğini dilleri döndükçe anlatmaktadırlar. Celal Bayar Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksel Okulu’nda spor bilimi derslerinde verdiğim seminerlerde sporun spor adamları ile yapılması gerektiğini vurguluyor, medyada sporun önemini anlatıp, motivasyonun da başarıda ne kadar etkili olduğunu söylüyorduk. Gerçekten de sporda motivasyon hazırlık dönemini çok iyi geçiren takımlara büyük bir artı katmaktadır. İşte bunun son örneği Karşıyaka U19 Futbol Takımında görüldü. Karşıyaka Spor Kulübü Alt Yapı Futbol Şubesi Başkanı Metin Yıldırım Osmanlıspor maçı öncesi takımı Foça Leon Otelde kampa almak istedi. Bunun iki sebebi vardı. Birincisi A Takım Ankara’da farklı yenilgi almış, moralleri bozmuştu. İkincisi de Osmanlıspor U19 Takımı gerçekten fizik yapısı ve oyun gücüyle fark ediliyordu. “Zor oyunu bozar”dı. Metin Yıldırım da, şube yönetimi ve teknik ekiple kafa kafaya vererek, “Bu çocuklara moral şart. Foça’da kampa alalım. Hep birlikte olalım” dedi. Foça Leon Otelde kampa giren takımı alt yapı futbol şubesi yöneticileri yalnız bırakmadı. Maçtan bir gün önce hep birlikte yemek yendi. Teknik ekibin verdiği serbest saatte futbolcularla Foça’da gezintiye çıkıldı. Yönetici ve futbolcuların kaynaşması sağlandı. Ertesi gün kahvaltı, maç yemeği ve Foça-Bağarası yolculuğu birlikte yapıldı. Başkan Metin Yıldırım ve Şube Yönetimi elinden gelen her şeyi yapmıştı. U19 takımı uzun yıllar sonra kampa giriyor ve maça böyle bir havada çıkıyordu. Yöneticiler yine futbolcularla birlikteydi. Bu kez bazı yöneticilerin eşleri ve çocukları da tribünde yerini aldı, 90 dakika “Kaf Kaf” çekti… Sonuç ne oldu dersiniz? 3-0 Karşıyaka kazandı. Bu işe “mutlak favori” Osmanlıspor U19 takımı da şaştı kaldı… İşte motivasyonun önemi… Ve zaferi… XXX Pırıl nerede, Altar orada! Altar Toker’i futbol dünyasında tanımayan hemen hemen yoktur. Son zamanlarda basketbola da el atan ve Bostanlıspor’da basketbol şubesini oluşturarak büyük işler başaran Altar Toker’i, Bostanlıspor’da futbol oynadığı dönemlerden tanıyan olarak onun yufka yüreğini, spor aşkını ve evlat sevgisini en çok bilenlerden birisiyim… KSK tribünlerinde büyüyen, mecazi anlamda, damarını kessen “yeşil kırmızı kan akacak” bir sevdayla tutkunu olduğu Karşıyaka’ya hizmetleri de büyüktür. KSK uğruna yollara düşen ve gitmediği deplasman kalmayan Altar Toker bugünlerde adeta üçe bölündü… Nasıl mı? Bir tarafta KSK, diğer tarafta Bostanlıspor… Ya üçüncüsü diyeceksiniz? O da büyük kızı, “en büyük aşkı” Pırıl… Altar şimdi Pırıl'ı uğruna yollara düştü… Tenis oynayan ve turnuvalara katılan Pırıl Toker nerede, Altar Toker orada!... Başarılı tenisçi olma yolunda emin adımlarla ilerleyen ve turnuvalara katılmaya başlayan Pırıl, hedefini de çizdi: Önce Türkiye Şampiyonu olmak sonra da her tenisçinin rüyalarını süsleyen Wimbledon’da raket sallamak… XXXX Neden boş? Dünya Cimnastik Şampiyonası İzmir’de, Halkapınar Spor Salonu’nda yapıldı. Açılış günü salona aracıyla gitmek isteyenler büyük bir eziyet çekti. Halkapınar Spor Salonu’nun yanındaki otopark, kullanım hakkı kendisinde olan Gençlik Spor Vakfı tarafından bir işletmeciye kiraya verildiği için hizmet vermiyordu. Salonun giriş kapısı da “şampiyona için kapatıldı” gerekçesiyle sadece delegasyona açılıyordu. Atatürk Stadı’nın girişi de polislerce “Vali bey gelecek” gerekçesiyle kapatılmış, içeriye araç alınmıyordu. Peki, arabayla gelenler ne yaptı biliyor musunuz? Evine geri döndü… Böylelikle de şampiyona boş tribünler önünde yapıldı… XXX Vah… Vah… Vah… Emektar Alsancak Stadı’nın “depreme dayanıklılık testi”nden geçememesi, sadece İzmir futbol takımlarını değil, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü personelini de vurdu! Personel Atatürk Stadı’nın altındaki antrenman salonlarıyla, depo ve boş buldukları alanlara yerleştirildi. Sıkış tepiş ve birbiriyle dip dibe çalışma ortamı yaratıldı. Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü’ne Metin Kaplan’ın müdürlüğü döneminde İl Özel İdare tarafından 1. Kordon’da harika bir bina verilmiş ancak, müdür “otoparkı yok” gerekçesiyle istememişti…  Şimdiki yerin otoparkı bol ama… Oturacak yeri yok!..

Her zaman kulaklarını çok iyi bir şekilde çınlattığımız, “sporun bilimselleşmesi” ve “sporu spor adamlarıyla yapılması” gerektiğini dilleri döndüğünce anlatan değerli dostlarım Prof. Dr. Yavuz Taşkıran, Yrd. Doç. Dr. S. Mete Yazıcı başta olmak üzere spor bilimcilerinden çok şeyler öğrendiğimi her zaman itiraf ederim. “Gerçek dostlar” sporun bir adım öteye bilimselleşmekle gideceğini her zaman vurgularken, doğru yolu gösterip, fair play olgusundan da hiç bir zaman için ayrılmaması gerektiğini dilleri döndükçe anlatmaktadırlar.
Celal Bayar Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksel Okulu’nda spor bilimi derslerinde verdiğim seminerlerde sporun spor adamları ile yapılması gerektiğini vurguluyor, medyada sporun önemini anlatıp, motivasyonun da başarıda ne kadar etkili olduğunu söylüyorduk.
Gerçekten de sporda motivasyon hazırlık dönemini çok iyi geçiren takımlara büyük bir artı katmaktadır. İşte bunun son örneği Karşıyaka U19 Futbol Takımında görüldü.
Karşıyaka Spor Kulübü Alt Yapı Futbol Şubesi Başkanı Metin Yıldırım Osmanlıspor maçı öncesi takımı Foça Leon Otelde kampa almak istedi. Bunun iki sebebi vardı. Birincisi A Takım Ankara’da farklı yenilgi almış, moralleri bozmuştu. İkincisi de Osmanlıspor U19 Takımı gerçekten fizik yapısı ve oyun gücüyle fark ediliyordu. “Zor oyunu bozar”dı. Metin Yıldırım da, şube yönetimi ve teknik ekiple kafa kafaya vererek, “Bu çocuklara moral şart. Foça’da kampa alalım. Hep birlikte olalım” dedi.
Foça Leon Otelde kampa giren takımı alt yapı futbol şubesi yöneticileri yalnız bırakmadı. Maçtan bir gün önce hep birlikte yemek yendi. Teknik ekibin verdiği serbest saatte futbolcularla Foça’da gezintiye çıkıldı. Yönetici ve futbolcuların kaynaşması sağlandı. Ertesi gün kahvaltı, maç yemeği ve Foça-Bağarası yolculuğu birlikte yapıldı.
Başkan Metin Yıldırım ve Şube Yönetimi elinden gelen her şeyi yapmıştı. U19 takımı uzun yıllar sonra kampa giriyor ve maça böyle bir havada çıkıyordu. Yöneticiler yine futbolcularla birlikteydi. Bu kez bazı yöneticilerin eşleri ve çocukları da tribünde yerini aldı, 90 dakika “Kaf Kaf” çekti…
Sonuç ne oldu dersiniz?
3-0 Karşıyaka kazandı. Bu işe “mutlak favori” Osmanlıspor U19 takımı da şaştı kaldı…
İşte motivasyonun önemi… Ve zaferi…

XXX

Pırıl nerede, Altar orada!

Altar Toker’i futbol dünyasında tanımayan hemen hemen yoktur. Son zamanlarda basketbola da el atan ve Bostanlıspor’da basketbol şubesini oluşturarak büyük işler başaran Altar Toker’i, Bostanlıspor’da futbol oynadığı dönemlerden tanıyan olarak onun yufka yüreğini, spor aşkını ve evlat sevgisini en çok bilenlerden birisiyim…
KSK tribünlerinde büyüyen, mecazi anlamda, damarını kessen “yeşil kırmızı kan akacak” bir sevdayla tutkunu olduğu Karşıyaka’ya hizmetleri de büyüktür.
KSK uğruna yollara düşen ve gitmediği deplasman kalmayan Altar Toker bugünlerde adeta üçe bölündü…
Nasıl mı?
Bir tarafta KSK, diğer tarafta Bostanlıspor…
Ya üçüncüsü diyeceksiniz?
O da büyük kızı, “en büyük aşkı” Pırıl…
Altar şimdi Pırıl'ı uğruna yollara düştü…
Tenis oynayan ve turnuvalara katılan Pırıl Toker nerede, Altar Toker orada!...
Başarılı tenisçi olma yolunda emin adımlarla ilerleyen ve turnuvalara katılmaya başlayan Pırıl, hedefini de çizdi:
Önce Türkiye Şampiyonu olmak sonra da her tenisçinin rüyalarını süsleyen Wimbledon’da raket sallamak…

XXXX

Neden boş?

Dünya Cimnastik Şampiyonası İzmir’de, Halkapınar Spor Salonu’nda yapıldı.
Açılış günü salona aracıyla gitmek isteyenler büyük bir eziyet çekti. Halkapınar Spor Salonu’nun yanındaki otopark, kullanım hakkı kendisinde olan Gençlik Spor Vakfı tarafından bir işletmeciye kiraya verildiği için hizmet vermiyordu.
Salonun giriş kapısı da “şampiyona için kapatıldı” gerekçesiyle sadece delegasyona açılıyordu.
Atatürk Stadı’nın girişi de polislerce “Vali bey gelecek” gerekçesiyle kapatılmış, içeriye araç alınmıyordu.
Peki, arabayla gelenler ne yaptı biliyor musunuz?
Evine geri döndü…
Böylelikle de şampiyona boş tribünler önünde yapıldı…

XXX

Vah… Vah… Vah…

Emektar Alsancak Stadı’nın “depreme dayanıklılık testi”nden geçememesi, sadece İzmir futbol takımlarını değil, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü personelini de vurdu!
Personel Atatürk Stadı’nın altındaki antrenman salonlarıyla, depo ve boş buldukları alanlara yerleştirildi. Sıkış tepiş ve birbiriyle dip dibe çalışma ortamı yaratıldı.
Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü’ne Metin Kaplan’ın müdürlüğü döneminde İl Özel İdare tarafından 1. Kordon’da harika bir bina verilmiş ancak, müdür “otoparkı yok” gerekçesiyle istememişti… 
Şimdiki yerin otoparkı bol ama… Oturacak yeri yok!..

Avni Erboy
Avni Erboy
Köşe Yazarı
Tüm yazılarını gör →