Sıradaki gelsin
Değerli okurlar, 7 yaşımdan beri salonlardayım…
Neredeyse 45 yıla yaklaşan bir süredir basketbolun takipçisi ve bir zamanlar da kendi çapımda oyuncusu olarak bu sporun içindeyim…
Ve inanın ben Erok maçındaki gibi bir maç sonuna şahit olduğum başka bir maç hatırlamıyorum!
Kastettiğim, canlı olarak salonda izlediğim maçlar… Bilmiyorum tabi, belki de şahit olup da unutmuşumdur ama sonuç itibarı ile çok nadir yaşanacak bir şeyi yaşadık Pazar günü…
Arka arkaya kaçan 2-3 şutun ardından 0,8 saniye kala bulunan çok ama çok zorlu ve bir o kadar da değerli olan sayıdan bahsediyorum…
Bir önceki yazımda da bahsettiğim gibi, sahaya çıktık çatır çatır oynadık, taraftar desteğini de arkamıza alarak anamızın ak sütü gibi helal olan bu galibiyeti elde ettik…
Belki bazılarına göre o son sayı bir şans topuydu ve öyle kazandık, ama kazın ayağı öyle değil işte! Oynadığımız oyunla galibiyeti hak eden taraf kesinlikle Karşıyaka’ydı…
Bir başka konuya da ayrıca değinmek isterim. O da; taraftarın Ufuk Sarıca’ya karşı tutunacağı tavırla ilgili maç öncesi duyduğum kaygıların gerçekleşmemesinin bana verdiği mutluluk…
Gösterilen doğru davranış için teşekkür falan edecek değilim tabii ki!.. Günümüz insan davranışları öylesi bir hal aldı ki, artık zaten normalde olması gereken davranışlara teşekkür edecek hale getirildik ama ben bunu yapmayacağım çünkü olması gereken alkışlanmaz, ekstra olan pozitif davranışlar alkışlanır ancak…
Hal böyleyken de Ufuk Sarıca’ya yönelik maç öncesi ve maç sonrası yapılan jest niteliğindeki çok da uzatılmayan, abartılmayan ve zaten buna da gerek olmayan tezahüratlar için belki bir teşekkür edilebilir…
Maç sonu bunu yapıp da şayet Ahmet Kandemir unutulacak olsaydı bu da ayrıca çok büyük bir ayıp olurdu ki, bu anlamda da Karşıyaka taraftarı gereğini yaparak kendisine sevgisini belli eden desteğini tezahüratlarla verdi…
Velhasıl kelam her şeyin olması gerektiği gibi olan bir maç oldu ve bu durumdan da çok ama çok keyif aldık. En önemlisi ise tabii ki de kazanmış olmamız…
Kaptan Mert savunmada adeta savaşmaktan nefesi kesilinceye kadar mücadele verdi, Cameron Young skor yükünü sırtlayarak ekstra bir performans sergiledi. Sokolowski sanki 20’li yaşların başlarında bir genç oyuncu gibi savaştı…
Tüm oyuncuları tebrik etmek lazım o ayrı, ama daha iyi olanların adını da ayrıca anmak lazım ki hem onlar bunun karşılığının takdirini almış olsun hem de diğer oyunculara da kendilerinin de bir sonraki maçta ekstradan isimlerinin anılmasını istemeleri yönünde motivasyon olsun…
Şimdi sırada Tofaş deplasmanı var…
Salonu Bursa’nın her iki takımının taraftarlarının da birlikte dolduracağı kesin!
Ahmet Kandemir’in tecrübesiyle o atmosferin ağırlığının altından kalkacağından şüphem yok, ancak böylesi hayati maç tecrübesi az olan oyuncuların bulunduğu takımımızı o ortama hazırlamakta, onlara gerekli telkinlerde bulunup sonuç almada da başarılı olması gerekli ki bu zorlu deplasmandan da galibiyetle ayrılabilelim…
Bir diğer beklentimiz de Erokspor’un bu hafta kendi evinde Bursa’yla yapacağı maçı kazanması…
Karşıyaka’yı çalıştırmazken ve bir başka takımın başındayken de Ufuk Hoca’ya destek verip başarılar dileyeceğim hiç aklıma gelmezdi doğrusu… Ama en önemlisi başkalarından bağımsız olarak bizim kalan son 2 maçımızı (Tofaş deplasmanı ve evimizdeki Bursa maçları) almamız tabii ki de…
Öyleyse diyoruz ki; ‘’sıradaki gelsin’’…
Haydi Kaf Kaaaaafff
Sağlıcakla kalın!..