⚡ Son Dakika

Sevmek zamanı

Nihat Yüksel Nihat Yüksel 🕐 15 Şubat 2021
Bana sevmek zamanını yaz en soğuk zindanda, siyaha dönerken ayaz, en sıcak zamanda, gölgemde serinlerken şu yaz çocuk ruhumdan fırlar gibi bembeyaz bana sevmek zamanını yaz. * Bana sevmek zamanını yaz, alıp başımı gideyim, bir trenin son odasında. Serin, uzun yollardan geçeyim buğday başakları ne sıcak olur bu zaman açık sarı bir sis alıyor gözümü çemberindeki gül değiyor yanağına bir kadının el sallıyor, avucunda kına var. Ne çok güvercin varmış? Kimi kâlp hızlı çarpar bu düdüğe, kimi kalpler ağlarmış. * Penceremden kömür kokuları geliyor bulut toprağa eğilmiş, ekin tarlalarının üstünden, yağmuru müjdeliyor. Dumanlar tütüyor bacalarından beyaz badanalı evlerin tekmeliyor koyunlar, memeleri acıyor, kuzular boy salmış, ağaçlar, kuşlar uyanmış, ay yüzlü bir anne, güneş yüzlü kızın saçını tarıyor su yürüyor. * Şu karşıki dağın öte yüzünde, bir ceylan doğmuş, ılık güneşin altında, ilk kokusunu alıyor baharın. Pelikan kuşlarının ayakları yarıya kadar suda çil çil yakamoz yollamaktalar sevgiliye. Kurşun kalemlerimi aldım mı ki yanıma? Seni çizeyim Aras’ın, Porsuk’un, Gediz’in kenarında Kızılırmak’taki söğüt ağaçlarının altına. Seni çizeyim. Malabadi köprüsüne, Efes’e, Sümela’ya, seni çizeyim. Yedi tepeli şehirlerin üstünde gezinen nazlı buluta seni çizeyim. Mor dağlarımın karlarına, dumanlarına, lacivert denizlerimde gezen beyaz martıların kanatlarına, mavi yelkenlerime seni çizeyim. Bıkmadan seni çizeyim Büyüdeki gelmeyen aşka, sevgiye, ki gelsin. Şimdi sevmek zamanı, işkence yapsın bana, unutmak istemeyişim. Şimdi sevmek zamanı gümüşten bir barış madalyonuyum ben koynundan sarkıyorum, ey Anadolu'm! Görkemli kokularından geliyorum. Şimdi sevmek zamanı seni seviyorum.

Bana sevmek zamanını yaz
en soğuk zindanda, siyaha dönerken ayaz,
en sıcak zamanda, gölgemde serinlerken şu yaz
çocuk ruhumdan fırlar gibi bembeyaz
bana sevmek zamanını yaz.
*
Bana sevmek zamanını yaz,
alıp başımı gideyim,
bir trenin son odasında.
Serin, uzun yollardan geçeyim
buğday başakları ne sıcak olur bu zaman
açık sarı bir sis alıyor gözümü
çemberindeki gül değiyor yanağına bir kadının
el sallıyor, avucunda kına var.
Ne çok güvercin varmış?
Kimi kâlp hızlı çarpar bu düdüğe,
kimi kalpler ağlarmış.
*
Penceremden kömür kokuları geliyor
bulut toprağa eğilmiş, ekin tarlalarının üstünden,
yağmuru müjdeliyor.
Dumanlar tütüyor bacalarından beyaz badanalı evlerin
tekmeliyor koyunlar, memeleri acıyor,
kuzular boy salmış,
ağaçlar, kuşlar uyanmış,
ay yüzlü bir anne, güneş yüzlü kızın saçını tarıyor
su yürüyor.
*
Şu karşıki dağın öte yüzünde,
bir ceylan doğmuş,
ılık güneşin altında,
ilk kokusunu alıyor baharın.
Pelikan kuşlarının ayakları yarıya kadar suda
çil çil yakamoz yollamaktalar sevgiliye.
Kurşun kalemlerimi aldım mı ki yanıma?
Seni çizeyim
Aras’ın, Porsuk’un, Gediz’in kenarında
Kızılırmak’taki söğüt ağaçlarının altına.
Seni çizeyim.
Malabadi köprüsüne, Efes’e, Sümela’ya,
seni çizeyim.
Yedi tepeli şehirlerin üstünde gezinen nazlı buluta
seni çizeyim.
Mor dağlarımın karlarına, dumanlarına,
lacivert denizlerimde gezen
beyaz martıların kanatlarına,
mavi yelkenlerime seni çizeyim.
Bıkmadan seni çizeyim
Büyüdeki gelmeyen aşka, sevgiye,
ki gelsin.
Şimdi sevmek zamanı,
işkence yapsın bana, unutmak istemeyişim.
Şimdi sevmek zamanı
gümüşten bir barış madalyonuyum ben
koynundan sarkıyorum,
ey Anadolu'm!
Görkemli kokularından geliyorum.
Şimdi sevmek zamanı
seni seviyorum.

Nihat Yüksel
Nihat Yüksel
Köşe Yazarı
Tüm yazılarını gör →