Sağdıç Amca ne demişti?
Beni yetiştiren Balıkesir Lisesi’nde yatılı olarak okurken, akıl danıştığımız yaşlı bir çiftçi amcamız vardı. Bizlere hitap ederken Kökü Karesi’ye dayanan Balıkesir’de “can dostum” anlamına gelen “sağdıcım” derdi. Biz de ona “sağdıç amca” derdik. Okul dışında onunla sohbet ederken bize en çok söylediği söz, “Buğdayını yetiştirmeyen halk aç kalır” sözü idi.
Ben şimdi bu sözü Dünya Kupası’ndaki bizim A Milli Futbol Takımı’nı yönetenlere söylüyorum. Aylar boyunca sporda gündem, bizim takımların transfer haberleri idi. Türkiye kulüpleri Kuzey Kutbu ve Güney Kutbu dışında dünyanın her yerinden milyon dolarlarla oyuncu aldılar. Peki Türkiye’de kulüplerin genç takımlarından, yıldız gençlerden bir isim var mıydı? Hayır.
İşte, Türk futbolunu yönetenlerin, sağdıç amcanın buğday yetiştirmeyenleri gibi davranmalarının sonu: Futbol dünyasında aç kalmak. Bu büyük bir yönetim hatasıdır.
Bir zamanlar Altınordu Kulübü ve idealist yönetimi vardı. Genç yıldızları ülkeye kazandırdılar. Ama artık yok. Bu gerçeğe rağmen, şans eseri yetişen Ay-yıldızlı bizim çocukları da acemi yönetim gruplarına teslim edince ne olduğunu, Milli Takım’ın Dünya Kupası’nda başına gelenlerle gördük, katlandık.
Ülkemizde federasyonların yapısına müdahale edilmezse, hasat zamanı gelmiş buğdaylardan da oluruz. Yol rahmetle andığım sağdıç amcanın gösterdiği yoldur. Hedef; biz ilk önce yönetici, sonra sporcu yetiştirmeliyiz. Amerika’nın, Avrupa’nın bizden önce keşfedip kaptığı genç yıldızları değerlendirmeli, altını gurbette değil kendi topraklarımızda aramalı ve hem alın teri dövizler, hem de bizim çocuklarımız bizde kalmalıdır.