⚡ Son Dakika

Padel patlar mı?

Avni Erboy Avni Erboy 🕐 03 Eylül 2026 👁 72 okunma
Padel patlar mı?

Son zamanlarda bir moda hâline geldi, aldı başını gidiyor. Bunun adı padel. Oynanan yer, tenise benzeyen, dört tarafı kapalı topun çarparak geri geldiği alan. 
Her dönem bir sporu popüler hale getiriyorlar. Aynen tatil yöreleri gibi… Marmaris, Çeşme, Bodrum derken Alaçatı’nın da ömrünü bitirmek üzereyiz. Padel de buna benzer mi? 
Daha önceleri Squash (Dört duvarlı özel bir kortta raket ve küçük bir topla oynanan spor dalının okunuşu halk arasında "skuaş") moda oldu. Bir furya gibi esti geçti. Şimdi o günlerden eser yok. Mazide bir anı olarak kaldı. Oynanmıyor mu? 
Oynanıyordur elbette…
Padel, pickleball ile hemen hemen aynı dönemde ülkemize giren, tenise benzeyen ve en popüler oyunlardan biri hâline gelen bir spor dalıdır.
Aslında badminton, padel ve pickleball sporlarının yanı sıra masa tenisi (pinpon) ve squash da temel prensipleri bakımından tenise büyük benzerlik gösterir. Bunlar arasında son yılların yükselen yıldızlarından biri de padeldir.
Padel, tenis ve squash sporlarının birleşmesiyle oluşan, genellikle çiftler hâlinde (4 kişi) cam ve tel örgülerle çevrili, standart tenis kortundan daha küçük bir alanda oynanan, yeni nesil bir raket sporudur.
Padel oyununun temel özelliklerine şöyle bir göz atacak olursak: saha yapısı etrafı cam ve tel örgüyle çevrili, ortasında file bulunan 10x20 metre boyutlarında, etrafı cam ve tel örgüyle çevrili, ortasında file bulunan kapalı bir korttur. 
Sporcuların oynayabilmeleri için ihtiyaç duyacakları ekipmanlar; delikli, kısa, telli olmayan sert bir raket ile tenis topuna benzeyen ancak biraz daha yumuşak bir toptur.
Oynaması kolaydır ve belirli kuralları vardır. Oyun içinde top, cam duvarlardan sekerek hareket etmeye devam edebilir; bu da oyunculara stratejik ve hızlı refleks gerektiren alternatif vuruş imkanları sunmakta. Böylece oyun kesintiye uğramaz ve süreklilik sağlanır. Sosyal boyutuna bakacak olursak da, öğrenmesi tenise göre daha kolay olduğu ve yüksek tempolu olduğu için dünyada ve ülkemizde sosyal bir yaşam tarzı olarak hızla yaygınlaşmakta. Maçlar genellikle 3 set üzerinden oynanmakta. İki seti kazanan takım (veya oyuncu) maçı alır. Bir seti almak için altı oyun kazanmalı ve rakibine en az iki oyun fark atmalıdır. Buna basit bir örnek vermek gerekirse 6-4 gibi… Alınan her sayıda puanlar aynen teniste olduğu gibi sırasıyla 15, 30, 40 ve oyun şeklinde ilerler. Durum 40-40 olduğunda, üst üste 2 sayı alan takım oyunu kazanır. Profesyonel turnuvalarda bazen süreyi kısaltmak için 40-40'tan sonraki ilk sayıyı alanın oyunu kazandığı Altın Puan (Golden Point) kuralının da uygulandığı görülmektedir.
Servis her zaman alttan (bel hizasının altından) ve çapraz kareye doğru atılır. Servis atılmadan önce topun yerde bir kez sekmesi zorunludur. Top sizin alanınızda yerde bir kez sektikten sonra cam duvarlara veya tellere çarpabilir, oyun devam eder. Ancak top yerde sekmeden doğrudan rakibin duvarına çarparsa "dışarıda" (out) sayılır. 
Anlatılanlara bakılırsa padel, tenisle oldukça benzer özellikler taşıyor, değil mi?
Peki, padelin ömrü ne kadar olur? Şu anda hatırı sayılır ücretler ödeyerek oynayanlar heveslerini aldıktan sonra bu sporun cazibesi azalır mı? O zaman yapılan bunca yatırım boşa mı gider?
 

Avni Erboy
Avni Erboy
Köşe Yazarı
Tüm yazılarını gör →