⚡ Son Dakika

Nasıl bu hale geldik?

Yılmaz DURMAZ Yılmaz DURMAZ 🕐 27 Nisan 2026 👁 32 okunma
Nasıl bu hale geldik?

Pandemi, insanları birbirinden kopardı. Ahlaki çöküş bariz bir şekilde kendini gösteriyor. Ahlaki çöküşü eğitimdeki boşluğa mı, hayat pahalılığına mı, gelişen teknolojiyi kötü amaçlı kullanılmasına mı bağlamak lazım, bilemedim.

Şu üç kuruşu bir arada gören, hak etmediği makamlara getirilen yeni yetmeler var ya, toplumun bozulmuşluğunun en büyük göstergesinden biri. Yapılan onca iyiliği unutan, hatta elinden gelse iyiliği yapanı yok edecek bir zihniyet. Saygısızlık, ukalalık, nankörlük ve buna tahammül eden bir toplum. Bunları sağlayan suçlular ordusu.

Vefa, vicdan ve merhametin sadece adı kaldı dillerde. 

‘Aptal kutusu’ denilen Tv’lerdeki, mafya, kimin eli kimin cebinde, kim kiminle ne haltlar karıştırdığını hoş gören diziler ve filmler ile mayın tarlasına dönüşen internet çocuklarımızın, gençlerimizin ahlak yapılarını bozuyor diye düşünüyorum.

Geçtiğimiz günlerde okullarda yaşanan ve ülkeyi yasa boğan iki olay. Şanlıurfa Siverek ilçesinde bir okulda meydana gelen ve 16 kişinin yaralanmasına yol açan silahlı saldırı. Saldırgan inşaat işçisi bir babanın oğlu. Yakalanacağını anlayınca intihar ediyor. Ailesi güvenlik önlemleri altında ilçeyi terk etmek zorunda kalıyor.

Ertesi gün Kahramanmaraş’taki ortaokulda gerçekleştirilen silahlı saldırı. Bu saldırıda 9 can kaybı ve çok sayıda yaralı. Saldırıyı emniyet müdürlüğü yapmış polis müfettişi bir baba ve öğretmen annenin çocuğu. Eğitimli bir ailenin çocuğu.

Saldırganın WhatsApp profilinde 2014 yılında ABD’de saldırı gerçekleştiren Elliot Rodger’e atıfta bulunan bir görsel kullanmış. Aile ve kimse tehlikenin farkına varmamış. Babasına ait silahları alıp okulu basmış.

Doğrusunu söylemem gerekirse o saldırgan çocuğun bilgisayardaki oyun gurubundan birçok yerde saldırı kurgulandığını ve düzenleneceği konusunda çok korkmuştum. Allah’tan ki olmadı.

Tv izlemeye zamanım yoktu. Ancak bu ölümcül hastalığa yakalandığım için yattığım yerden tv izlemeye de mahkûm oldum. Dört beş aydır Tv deki dizi ve filmleri izliyorum. Bir dizi de mafya lideri bir kadının “Adamlara öl diyorum ölüyor” sözünü gerçekleştirmek için beraberinde getirdiği adama kendini öldürme emri vermesine uyan adamın kafasına sıkması ne hale geldik dedirtti. En masum gözüken dizide mafya hesaplaşmasını, silahlı çatışmaları görmek mümkün. Filmler eski filmler değil. Bizim jenerasyona uygun konusu olan filmler hiç değil. Bazıları komedilik mi soytarılık mı yapıyor belli değil. Bir kanal var ki toplumumuzun ahlaki değerleri açısından mutlaka denetlenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Okullarda ücretli öğretmenliğe son verilmeli, kadrolu öğretmen alınmalı. Mademki öğretmene ihtiyaç var, o halde ücretli değil, kadrolu öğretmen çalıştırılmalı. Eğitimde tasarruf olmaz diyorum. Yöneticiler Milli Eğitim Akademisinde yetiştirilmeli, ama siyasi figür değil, eğitim yöneticisi olmalı.

Kişilik haklarına, bireylerin ve toplumun her türlü inanç ve düşüncelerine saygı göstermeye özen gösterdiğimiz zaman olgun bir toplum oluruz. Kendimize yapılmasını istemediğimizi başkalarına yapmadığımız zaman insan olmanın erdemine ulaşırız.

Bir ülkenin yıkılması için devletin makamlarını kendi ihtiraslarını gerçekleştirmek için kullananlar, aç gözlü hırsızlar varken, dışarıdan düşmana ihtiyaç yoktur.

Yapay zekanın insanlık için en büyük düşman olabileceğini yazmıştım. Yapay zeka ile insanlar daha çok dolandırılmaya başlandı. Önemli bilim insanlarının görüntülerini kopyalayıp sanki onlar konuşuyormuş gibi İnsanların duygularını sömürüyorlar, kazanç elde ediyorlar kısacası dolandırıyorlar.

ABD ve İsrail "Ulusal egemenlik" ilkesini çiğneyip dursun, onlara dur diyen yok. "Uluslararası hukukun üstünlüğü" yok. Aç gözlülük, bu güzelim dünyayı yaşanılır olmaktan çıkarmaya çalışıyor.

Dünya genelinde tırmanan jeopolitik gerilimler, nükleer silahlanma yarışı ve kontrolsüz gelişen yapay zeka teknolojileri, bilim insanlarını da insanlığın geleceği konusunda karamsar senaryoları dile getirmeye itiyormuş.

Sonsöz “Sevmesini bilirsek; başkalarına acı vermeyi unuturuz.” F. Nietzsche.

Yılmaz DURMAZ
Yılmaz DURMAZ
Köşe Yazarı
Tüm yazılarını gör →