Mucizelere kaldı işimiz...
Umudumuzu hep koruduk…
Tribünlerden bile ‘’bizler inandık, siz de inanın’’ diyerek haykırdık…
Gelinen noktada matematiksel olarak son maça kadar da ligde kalma umudumuzu taşıyabildik…
Ancak; artık kullanılması gereken doğru kelime ‘’umut’’ değil de ‘’hayal’’ olmalı sanırım!
Matematiksel olarak şans var belki hala doğru ama, o matematiksel ve istatistiksel olasılığı hesaplayabilmek veya anlayabilmek için dahi matematik profesörü olmak lazım adeta… Durum o denli karmakarışık bir hal aldı.
Bursa ile çekişiyoruz derken, Bursa tereyağından kıl çeker gibi kendini sıyırmasını bildi. Şimdi ise Petkim mi, Mersin mi, biz mi şeklinde bir Bermuda şeytan üçgeninin içine düştük adeta…
Tofaş maçındaki takımın İstanbul’da Bahçeşehir’i deviren takım olduğuna inanmak güçtü! Üstelik de Bursa’nın taraftarlarının salonu dolduracağı zannındayken hiç de öyle yoğun baskı ortamı ile karşılaşılmayan bir atmosferde bu kadar basiretsiz ve öz güvensiz oynamayı anlamak da, kabullenmek de çok zor cidden…
Mucizeler her zaman olabilir tabi ama artık durumun bizden bağımsız olarak diğer takımların alacağı sonuçlara da bağlı olması nedeniyle bir değil, iki değil en az üç mucizevi sonuca ihtiyaç var maalesef!
Bir Karşıyakalı’nın umutsuzluğa kapılması diye bir şey asla olamaz ama ne zaman olamaz; konu şayet kendi yapacakları ile çözüme ulaşacak bir durumdaysa olamaz. Başkalarının ne yapacağına bakarak girilen beklenti ise umutsuzluk duygusunun çok yoğun yaşanmasına neden oluyor ne yazık ki!
Yazacak çok da fazla bir şey kalmadı… En baştan bu durumlara düşülmemeliydi ancak geriye bakıp da hayıflanmanın kimseye faydası olmayacaktır. Önümüze bakacağız mecburen. Çok büyük ihtimalle düşmüş olduğumuz ikinci ligden hemen, aynı sezonda tekrar çıkmanın yollarını aramalıyız.
Sosyal medyada içimizdeki İrlandalılardan birinin okuduğum bir yorumundan bahsetmeden de edemeyeceğim. Şöyle demiş zat; ‘’valla üzülmedik, futbola gülen çakallar kudursun. Futbol bizimse baskette bizim ama futbol daha önemli!!! Futbol süper lige çıkarsa 1 oyuncu parasına basket takımı süper lige döner ama basket başarısı para getirmiyorrrrr!!!!’’ (birebir yazım yanlışlarına da dokunmadan buraya aktardım).
Şimdi bu yazılanı analiz edecek olursak; belli ki kendi kendisiyle çelişen bir kişi olarak bir bütün olan Karşıyaka Spor Kulübünü futbol-basketbol olarak kendi içinde ayıran bir düşünce yapısına sahip. Bakmayın siz yazının içeriğinde bir ara name olarak geçen ‘’futbol bizimse baskette (burda bu zat Türkçe’si yetmediğinden böyle yazmış-doğrusu basketbol da veya basket de) bizim’’ cümlesine… En baştan yazdığı ‘’valla üzülmedik’’ lafı her şeyi net ortaya koyuyor aslında.
Üzülmediği şey de basketbolda alınan yenilgi ve basketbolda yüzde 99 düşecek oluşumuz. Aslında dikkate dahi alınmaması gereken bu zat’ın yazdığı yorumu köşeme taşımamın nedeni ise, maalesef böylelerinden içimizde çok fazla oluşu ve bunların basketbol ile ilgili olarak entelektüel kapasiteleri ölçüsünde yapabildikleri zavallı yorumlarla kendi içimizde bile ikiliğe neden olmalarının getirdiği sonuçları yaşıyor olduğumuza örnek vermek!
Şayet bu ikiliğe alet olacak olursak biz de kendisine 1926 yılında elde edilen ve Atatürk’ün armamıza ay-yıldız’ı layık gördüğü başarıdan sonra (-ki mahalli lig olarak nitelenebilecek bir statüde elde edilen bir başarıydı) futbolda en üst ligler seviyesinde Türkiye çapında hiçbir şampiyonluk veya kupa sahibi olunmadığını, basketbolda ise en üst seviyede her türlü kupadan birer-ikişer adet bulunup ayrıca Avrupa’da da iki kez final oynayarak Avrupa kupasının bile eşiğinden dönüldüğünü hatırlatmamız gerekir ki, biz tabii ki bunu yapmayacağız. Çünkü ‘’inan sana değil kastım, cahille sohbeti kestim’’…
Basketbolda da futbolda da içine düşülen bu kötü durumlardan en kısa sürede kurtulacağımız günleri göreceğimize inanmak istiyorum. Alt yaş gruplarında teniste, basketbolda elde edilen başarılarımızı, yelkende bir ekol olduğumuz gerçeğini, voleybolda kendi yağımızla kavrulup çok önemli başarılara imza attığımızı da hatırlatarak Karşıyaka bir bütün olarak SPOR kulübüdür diyorum tekrardan… Ayrıştırmaya çalışanlara inat!
Sağlıcakla kalın!..