Mor kelimelerin eşsiz gücü
Kelimelerin gücüne inanır mısınız?Onların büyülü dünyasına adım attığımızda, kendimizi bambaşka bir
yolculuğun içinde buluruz. Bazen nereye varacağımızı düşünmeyiz bile; yeter ki o gizemli seyahat hiç bitmesin. Bazen de ulaştığımız duraktan ayrılmak istemeyiz.Çünkü sihirli kelimeler çoktan ruhumuzu kuşatmıştır.
İşin sırrı, kelimelerle büyük bir ustalıkla dans eden yazardadır. Kendi dünyasınıbütün içtenliğiyle okuruyla paylaşmayı göze alan bir kalemin karşısında, en güçlü sözcükler bile teslim olur. Belki de kelimeler
düşündüğümüz kadar güçlü değildir. Onları güçlü kılan, ardındaki samimiyet ve yaşanmışlıklardır.
Bu yüzden bazı kitapları okurken, sanki yazarı yıllardır tanıyormuşuz gibi hissederiz. Kitabı okumuyor, onunla sohbet ediyormuşuzdur adeta. O tılsımlı zaman diliminde kelimelerin dostane sesi okurunruhuna işler. Okura da bu tarifsiz güzelliğin tadını çıkarmak kalır.
Böylesine özel bir deneyim yaşamak, içinde bulunduğumuz çağda insana adeta ilaç gibi geliyor.
Hayatındaki herkese dokunmayı başaran, güçlü bağlar kuran, bütünü oluşturan parçaları doğru zamanda ve doğru amaçlar için bir araya getiren özel bir ruh vardır.İşte bu yolculuğumun mimarı sevgili Feruz Bozaslan’dır. Pek kıymetli arkadaşım Feruz sayesinde, düşünce ve düş dünyama yepyeni kapılar açan “MORHİS” adlı değerli eserle ve Sayın Moris Karmona ile tanıştım.Hem hayatıma yeni bir güzellik kattığı hem de Moris Bey’in kıymetli eserinin biz okurlarla buluşmasına vesile olduğu için sevgili Feruz’a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.Geleceğe olumlu izler bırakan projelere imza atan insanların varlığı, umutlarımızı her zaman canlı tutuyor.
Moris Bey, yalnızca Karşıyaka’nın değil, İzmir’in kültür ve sanat dünyasına katkı sağlayan birçok önemli projeyi kitabında anlatıyor. Bunu yaparken de Feruz’un ve diğer emektarların katkılarını vurgulayarak
“ben” değil “biz” anlayışının engel tanımadan nasıl kapılar açabileceğini gözler önüne seriyor.
Sayın Karmona ile hiç tanışmadık. Kendisi beni tanımıyor; hatta varlığımdan haberdar
bile değil. Ancak iç dünyasının zenginliğini yansıtan mor kelimeleri, bütün bunları önemsiz hâle
getiriyor.Bu güçlü anlatım önce bize Moris Bey’i tanıtıyor, ardından Karşıyaka başta olmak üzere İzmir’in farklı bölgelerinde gerçekleşen sayısız kültürel, sanatsal ve sportif etkinlikle buluşturuyor.Zaman
tünelinde ilerlerken mor kelimelerin büyüsü bizi bir anda kendi iç dünyamızla da yüzleştiriyor.
Çocukluğundan başlayan yaşam yolculuğunda en naif, en kırılgan anılarını ve düşüncelerini çekinmeden satırlara emanet eden yazar, okuru önemli bir soruyla baş başa bırakıyor: “Acaba ben kendi hayatımı anlatırken bu kadar şeffaf ve samimi olabilir miyim?”
Kendini kelimelere teslim eden okur, Moris Bey’in dünyasına konuk olurken bir yandan da kendi yaşamını
sorgulamaya başlıyor.Acılarını ve üzüntülerini kazanıma dönüştürebilen, kendisini sürekli geliştiren, öğrenmeye ve yeniliklere açık olan, karşılaştığı her insana değer veren,
yaşanmışlıklarını geleceğe aktarabilen ve farklı kurumları, kuruluşları ve insanları ortak amaçlar etrafında buluşturabilen kaç kişi vardır?
Daha da önemlisi, hayata geçirdikleriyle başkalarına umut olabilen kaç insanla karşılaşırız?
Sayın Karmona’nın kitabı, bir öz yaşam öyküsünün çok ötesinde bir eser. Karşıyaka’nın ve İzmir’in kültürel, sanatsal ve sportif hafızasını kayıt altına alırken; kendini olduğu gibi kabul eden bir insanın neleri başarabileceğini de gösteriyor. Kitap, öğrenmenin ve üretmenin sonsuz olduğunu; dayanışmanın, paylaşımın ve fikir alışverişinin toplumları nasıl ileri taşıdığını etkileyici bir dille anlatıyor.Yeter ki insan kendinden umudunu kesmesin…
Mor kelimeler bize bunu hatırlatıyor. İyi ki Moris gibi takdire şayan bir eser edebiyat dünyasına kazandırılmış.
İyi ki varsınız Moris Bey…
Bu güzel varlığınızla kim bilir daha kaç yüreğe dokunacaksınız?
Bugüne kadar başardıklarınız, daha kaç insana “Ben de yapabilirim” cesareti verecek?
Mor kelimelerin önümüze koyduğu soruların ve açtığı kapıların tüm okurların dünyasına umut ve güzellik taşımasını diliyorum.Çünkü mor kelimeler yalnızca geçmişi anlatmıyor; geleceğe de ışık tutuyor.
Sizin gibi öğrenmeye açık, gelişimini sürdüren ve yılların emeğini başarılarla taçlandıran bir kalem hiç susmasın.
Kaleminizin ışığı daha nice yüreğe ulaşsın.