⚡ Son Dakika

Milli Müdafilerimizden Lap Lap Lütfi

Geçtiğimiz sayıda, Atatürk’ün bizzat yapmış olduğu organizasyonla kurulan, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’na mensup sporcuların kulübü Muhafızgücü Futbol Takımı’nın İzmir’de yaptığı maçlar ve faaliyetlerden bahsetmiştik. İşte, o Muhafızgücü maçında ilk kez Karşıyaka Spor Kulübü’müzün birinci futbol takımında forma şansı bulan, ilk milli futbolcularımızdan, büyük Karşıyakalı “Lap Lap” Lütfi Aksoy’dan bahsedeceğiz. 11 Temmuz 1911’de dünyaya gelen Ahmet Lütfi Aksoy, Jandarma Albay’ı ve İstiklal Mücadelemizin kahramanlarından Mümin Aksoy’un yeğenidir. Kurtuluş sonrası önce İkiçeşmelik Yıldızspor’da sonra ise Kaf Sin Kaf’ın “Merhum Raşid Takımları”ndan genç takımımızda yeşil-kırmızı Ay yıldızlı formamızı giymeye başlayan Lütfi Aksoy, tabir-i caizse erken Cumhuriyet döneminde ilk milli futbolcumuz Vahyi Oktay ile birlikte defansın belkemiği oluyordu. Karşıyakalılık kültürünü sonuna kadar yaşayan Lütfi bey, sadece futbolcu değil Karşıyaka’nın değerlerini de koruyan, Cumhuriyet gençlerini yetiştiren komple bir sporcuydu. Hatta, yazar Yaşar Aksoy’a verdiği röportajında, Karşıyaka için çok önemli tarihi bir miras olan ve günümüzde hukuki sorunlar nedeniyle çürümeye terk edilmiş Mahfel’den bahsetmiş: KSK’nin Cumhuriyetten sonraki temeli Mahfel’de atılmıştır. Bakın önce Mahfel neresiydi, onu anlatayım. Sahildeki PTT binası var ya, oradan şimdiki Cumhuriyet İlkokulu’nun oraya kadar kocaman bir tarla düşünün. Bu tarla, taa Mavi Köşe’ye kadar uzanırdı. Tarlanın ortasında iki katlı bir taş ev vardı. CHP’nin ilçe merkezi ve Halkevi binası idi. Bu binaya Mahfel denildi. İşte bu binanın etrafında ‘’vur patlasın, çal oynasın’’ vızır vızır top koştururduk. Bu tarladan yetişip KSK forması giydim. Oynadığım ilk maçta o sezon hiç yenilmemiş olan Muhafızgücü’nü 2 farkla yenmiştik. Mahfel’den yetiştiğimi hiçbir zaman unutmadım. Galatasaray’ın ve Milli takımın değişmez oyuncusu iken bile, Mahfel günlerim ve Karşıyakalı arkadaşlarım hiç aklımdan çıkmazdı. 1927 yılına kadar genellikle Merhum Raşid Takımlarımızdan ikinci futbol takımımızda görev alan Lütfi Bey, 1933 yılında Karşıyaka Spor Kulübü futbol birinci takımı kaptanlığına yükselmiştir. MİLLİ MÜDAFİLERİMİZDEN LÜTFİ (K.S.K.) Lütfi bey, aslında öğretmendir. Harmandalı köyünde başöğretmenlik yapmaktadır. Cumhuriyet sonrası futbolcularımızı incelediğimizde, Cumhuriyet kazanımlarını tüm ruhuyla elde etmiş sporcularımız çoğunlukla öğretmen kökenlidir. Bir röportajında, Harmandalı köyünde küçük-büyük demeden köylüleri Cumhuriyet’in kazanımlarını aktarmaya, irşad etmeye çalıştığını beyan etmiştir. İlk milli futbolcumuz Vahyi Oktay’ın Galatasaray Lisesi’ne atanmasından sonra ikinci olarak Galatasaray’a transfer olan Lütfi bey, aynı zamanda Galatasaray Lisesi’nde öğretmenlik yapmaktadır. Karşıyakamızda yetişip İstanbul’a transfer olan Lap Lap Lütfi, 1666 numaralı Galatasaray kongre üyesi olmuştur. 5 Eylül 1998 tarihinde vefat etmiştir. Mezarı, Eski Balçova Mezarlığı’ndadır. Geçtiğimiz günlerde, Fenerbahçe Tarihi Organizasyonu kurucularından, dostum Barış Eymen’in bana yolladığı ulusal mecmuada yayımlanan belge, Lütfü Bey’in spor tarihimizde ne kadar önemli bir noktada olduğunun kanıtıdır. Değerli dostumun gönderdiği bu tarihi belgeyi ilk kez ve olduğu gibi aynen neşretmekten onur duyuyorum. Barış Eymen dostuma da camiamız adına teşekkürlerimi sunuyorum. SPOR YILDIZLARIMIZLA KARŞI KARŞIYA İzmirli muharrirlerimizden(gazeteci ve yazar) Mehmet Ali (Oral) Bey’in, Milli yıldızımız Lütfi bey ile röportajının önemli noktalarını aynen aktarıyorum. Kaf Sin Kaf’lı Lütfi’yi tanımayan yok gibidir. Milli takımımızın sol müdafii(defansı). Son zamanlarda karşılaştığımız Rus ve Bulgar Milli Takımları’na karşı çıkan takımımızda, Hüsnü ile beraber kalemizin önüne set gibi durarak harikulade kurtarışları ile kendisini tanıtan ve sevdiren bu yüksek kabiliyetli genci, spor yıldızlarımız arasına katmayı tabi unutamazdım. Onu geçen gün Sporting salonunda yapayalnız ve Türkspor(Mecmua) okurken bulduğum zaman derhal vazifemi hatırladım. Lütfi dedim. Sana bir şey soracağım. Daha doğrusu şöyle etraflıca konuşmak istiyorum. Sor dedi. Ne istiyorsun? Seni ben İzmir Ziraat Mektebi’nin sahasında altı yedi sene evvel futbol oynarken görmüştüm. Hatırlar mısın o gün sen merkez muavin(ortasaha) oynuyordun. Fakat her halde meşin topa daha evvel başka bir yerde başlamışsındır. Nerede başladın? Ben spora Yıldız kulübünde başladım fakat az sonra Karşıyaka kulübüne geçtim. Kaç yaşında idin? 13. Kulüpte ne zaman temayüz ettin(kendini gösterdin)? Sen de hatırlarsın. 1927 senesinde Muhafızgücü – K.S.K. maçında. O sene Muhafızgücü, Türkiye birincisi idi. Ve biz o gün galip gelmiştik. Memleketimizde sporun terakkisi(geliştirilmesi) hakkında ne düşünüyorsun? Memlekette Milli Küme yapmalı. Her şehirde birer saha yaptıktan sonra antrenörler getirilmeli. Bizim sporculardan kimleri beğenirsin? Arslan Nihat’ı(GS), Zeki’yi(FB), Vehab’ı(Altay), Halil Ağabey’i(K.S.K.). Bir de bir zamanlar bizde oynayan FB’li Nevzad’ın(Alpagut) hayranı idim. Avrupalılardan sorarsan ben müdafi olduğum için Blum’u beğenirim. Ailevi vaziyetin nasıl? Annem, dayım(Mümin Aksoy), iki de hemşirem(kız kardeşim) var. Yemeklerden ne seversin? Sevmediğim yemek yoktur. Vücuduma baksana. Mamafih, sebzeleri tercih ederim. İçki, sinema, sigara, dans gibi şeylerle aran nasıl? Arada sırada viski içerim. Sigara içmem ve sevmem. Sinema ve dansa, okumaya ve musikiye bayılırım. Sporda gayen(amacın) nedir? Amatör bir sporcu olarak kalmak. Hangi muharrirleri(yazarları) beğenirsin? Reşat Nuri, Burhan Cahit ve bir de Akagündüz’ü. Kulüp tarihimiz açısında çok önemli, ilk kez milli olmuş futbolcularımızdan nam-ı diğer Lap Lap Lütfi’yi sizlere tanıtmaktan gururluyum. Karşıyaka tarihini yazmaya devam edeceğiz.

Geçtiğimiz sayıda, Atatürk’ün bizzat yapmış olduğu organizasyonla kurulan, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’na mensup sporcuların kulübü Muhafızgücü Futbol Takımı’nın İzmir’de yaptığı maçlar ve faaliyetlerden bahsetmiştik.

İşte, o Muhafızgücü maçında ilk kez Karşıyaka Spor Kulübü’müzün birinci futbol takımında forma şansı bulan, ilk milli futbolcularımızdan, büyük Karşıyakalı “Lap Lap” Lütfi Aksoy’dan bahsedeceğiz.

11 Temmuz 1911’de dünyaya gelen Ahmet Lütfi Aksoy, Jandarma Albay’ı ve İstiklal Mücadelemizin kahramanlarından Mümin Aksoy’un yeğenidir. Kurtuluş sonrası önce İkiçeşmelik Yıldızspor’da sonra ise Kaf Sin Kaf’ın “Merhum Raşid Takımları”ndan genç takımımızda yeşil-kırmızı Ay yıldızlı formamızı giymeye başlayan Lütfi Aksoy, tabir-i caizse erken Cumhuriyet döneminde ilk milli futbolcumuz Vahyi Oktay ile birlikte defansın belkemiği oluyordu.

Karşıyakalılık kültürünü sonuna kadar yaşayan Lütfi bey, sadece futbolcu değil Karşıyaka’nın değerlerini de koruyan, Cumhuriyet gençlerini yetiştiren komple bir sporcuydu.

Hatta, yazar Yaşar Aksoy’a verdiği röportajında, Karşıyaka için çok önemli tarihi bir miras olan ve günümüzde hukuki sorunlar nedeniyle çürümeye terk edilmiş Mahfel’den bahsetmiş:

KSK’nin Cumhuriyetten sonraki temeli Mahfel’de atılmıştır. Bakın önce Mahfel neresiydi, onu anlatayım. Sahildeki PTT binası var ya, oradan şimdiki Cumhuriyet İlkokulu’nun oraya kadar kocaman bir tarla düşünün. Bu tarla, taa Mavi Köşe’ye kadar uzanırdı. Tarlanın ortasında iki katlı bir taş ev vardı. CHP’nin ilçe merkezi ve Halkevi binası idi. Bu binaya Mahfel denildi. İşte bu binanın etrafında ‘’vur patlasın, çal oynasın’’ vızır vızır top koştururduk. Bu tarladan yetişip KSK forması giydim. Oynadığım ilk maçta o sezon hiç yenilmemiş olan Muhafızgücü’nü 2 farkla yenmiştik. Mahfel’den yetiştiğimi hiçbir zaman unutmadım. Galatasaray’ın ve Milli takımın değişmez oyuncusu iken bile, Mahfel günlerim ve Karşıyakalı arkadaşlarım hiç aklımdan çıkmazdı.

1927 yılına kadar genellikle Merhum Raşid Takımlarımızdan ikinci futbol takımımızda görev alan Lütfi Bey, 1933 yılında Karşıyaka Spor Kulübü futbol birinci takımı kaptanlığına yükselmiştir.

MİLLİ MÜDAFİLERİMİZDEN LÜTFİ (K.S.K.)

Lütfi bey, aslında öğretmendir. Harmandalı köyünde başöğretmenlik yapmaktadır. Cumhuriyet sonrası futbolcularımızı incelediğimizde, Cumhuriyet kazanımlarını tüm ruhuyla elde etmiş sporcularımız çoğunlukla öğretmen kökenlidir. Bir röportajında, Harmandalı köyünde küçük-büyük demeden köylüleri Cumhuriyet’in kazanımlarını aktarmaya, irşad etmeye çalıştığını beyan etmiştir.

İlk milli futbolcumuz Vahyi Oktay’ın Galatasaray Lisesi’ne atanmasından sonra ikinci olarak Galatasaray’a transfer olan Lütfi bey, aynı zamanda Galatasaray Lisesi’nde öğretmenlik yapmaktadır. Karşıyakamızda yetişip İstanbul’a transfer olan Lap Lap Lütfi, 1666 numaralı Galatasaray kongre üyesi olmuştur.  5 Eylül 1998 tarihinde vefat etmiştir. Mezarı, Eski Balçova Mezarlığı’ndadır.

Geçtiğimiz günlerde, Fenerbahçe Tarihi Organizasyonu kurucularından, dostum Barış Eymen’in bana yolladığı ulusal mecmuada yayımlanan belge, Lütfü Bey’in spor tarihimizde ne kadar önemli bir noktada olduğunun kanıtıdır. Değerli dostumun gönderdiği bu tarihi belgeyi ilk kez ve olduğu gibi aynen neşretmekten onur duyuyorum. Barış Eymen dostuma da camiamız adına teşekkürlerimi sunuyorum.

SPOR YILDIZLARIMIZLA KARŞI KARŞIYA

İzmirli muharrirlerimizden(gazeteci ve yazar) Mehmet Ali (Oral) Bey’in, Milli yıldızımız Lütfi bey ile röportajının önemli noktalarını aynen aktarıyorum.

Kaf Sin Kaf’lı Lütfi’yi tanımayan yok gibidir. Milli takımımızın sol müdafii(defansı). Son zamanlarda karşılaştığımız Rus ve Bulgar Milli Takımları’na karşı çıkan takımımızda, Hüsnü ile beraber kalemizin önüne set gibi durarak harikulade kurtarışları ile kendisini tanıtan ve sevdiren bu yüksek kabiliyetli genci, spor yıldızlarımız arasına katmayı tabi unutamazdım.

Onu geçen gün Sporting salonunda yapayalnız ve Türkspor(Mecmua) okurken bulduğum zaman derhal vazifemi hatırladım.

Kulüp tarihimiz açısında çok önemli, ilk kez milli olmuş futbolcularımızdan nam-ı diğer Lap Lap Lütfi’yi sizlere tanıtmaktan gururluyum.

Karşıyaka tarihini yazmaya devam edeceğiz.

Araştırmacı Bedri Cumhur Doğu
Araştırmacı Bedri Cumhur Doğu
Köşe Yazarı
Tüm yazılarını gör →