Karşıyakalılar; adını siz koyun!
Mucizeye inanır mısınız?
Mucize, aslında İslami bir deyiştir. Peygamberlerin ilahi görevlerini ve doğruluklarını ispatlamak amacıyla, Allah'ın izniyle gerçekleştirdikleri, insanların benzerini yapmaktan aciz kaldığı olağanüstü olaylardır. Tabiat kanunlarının sınırlarını aşan ve alışılmışın dışında gerçekleşen bu hadiseler, inancı güçlendirmeyi amaçlar.
Karşıyaka basketbol takımı belki yüzde yüz yukarıdaki açıklamaya uymuyor ama deyim yerindeyse de bir mucizeyi gerçekleştirdi!
Eğer salonda seyrederek o sahneyi gördüyseniz veya TV’den, paylaşımlarını sosyal medya mecralarından izlediyseniz kesinlikle “Bunun ve gelişen tüm olayları zincirinin Karşıyaka basketbol için mucize” olduğunu kabul edeceksiniz.
İster inanın, isterseniz de inanmayın!.
O sizin bileceğiniz konu.
Bakın şimdi…
Bu olağanüstü olay; Karşıyaka kazanıp da ligde kaldıktan sonra üzerindeki Bizans formalarını çıkararak, yeşil kırmızıya bulananlar ve sosyal medyada ahkâm kesenlerin hiçbir ilgisi yok!
Öncelikle salona gelen ve destekleyen o muhteşem taraftarın mucizesi…
Sakın seyirci demeyin! Onlar 40 dakika seyretmedi, adeta gönül verdikleri takımlarının kazanmaları için hançerelerini yırttılar, yüreklerini ortaya koydular…
Öncelikle; “Anneler Günü”nde, ellerinden tutarak salona getirdikleri çocuklarının “en güzel armağan”ı vermenin mucizesi…
Basketbolcuların kazanmaya inanması, farklı geriye düşmesine karşın kazanacağına inanması ve direncinin mucizesi…
Yönetimin sabırla, yokluklar içinde son ana kadar mücadeleye devam etmesinin mucizesi…
Baş antrenör Ahmet Kandemir’in yılların getirdiği tecrübesiyle takımı ve rakiplerini tanımasının ve oyunu okumasının mucizesi…
Sadece bu mu?
Son saniyelerde Bursaspor hücumunda Yavuz Gültekin’in kaçan turnikesinde Bursasporlu oyuncunun elinden seken topun Karşıyakalılara gelmesi ve pota altına yakın Sokolowski’ya aktarılması, bu oyuncunun havada biten maçta topun sayı olması…
15 farkla öne geçen Petkim’in Bursa’da maçı kaybetmesinin mucizesi…
Tofaşlı Furkan’ın son anlarda üst üste attığı zor pozisyondaki inanılmaz üçlükleri ve Peres’in üçlüğü sonrasındaki son saniyedeki uzaktan savurduğu şutunun sayı olmasının mucizesi…
Petkimspor’un son iki hücumunda peş peşe top kaybı yapmasının mucizesi…
Hepsini üst üstte sıralayacak olursanız, ister inanın ister inanmayın; mucize böyle bir şey olsa gerek!
Adına ne derseniz deyin, önemli olan, Karşıyaka’nın 1974-1975 sezonundan bu yana kesintisiz olarak Türkiye'nin en üst düzey basketbol liginde (Türkiye Basketbol Ligi/Basketbol Süper Ligi) mücadele etmeye devam edeceğidir!..
Ligden düşmedi ya… Gerisine ne derseniz deyin!..
Mucize gerçekleşti.
Şimdi mutluluk bulutlarını gökyüzüne bırakıp, gerçeğe dönmenin zamanı.
Camianın iyiden iyiye düşünmesi gerekmesinin vaktinin geldiği an.
Karşıyakalılar eteklerindeki tüm taşları masanın üzerine dökmeli ve “Bugünleri bir daha yaşamamak için ne yapmalıyız?” diyerek imece usulü herkes elinden ne gelecekse ortaya koymadı, yapan yapmalı. Yapmayan da ömür boyu susmalı!..