Karşıyaka, Her Daim Atatürk’ün İzinde
Her şey bir hayalle başlar. Bazen bir kıvılcım düşer yüreğe; sonra o kıvılcım bir kitaba, bir belgeye, bir yürüyüşe, bir kentin hafızasına dönüşür.
Bugün Karşıyaka Belediyesi’nin internet sitesinde hem PDF hem de sesli kitap olarak yer alan “Atatürk’ün Adımlarıyla Karşıyaka”, böyle bir fikrin ürünü. Feruz Bozaslan ve Ahmet Gürel’in kaleme aldığı çalışma, yalnızca Karşıyaka’nın geçmişini anlatan bir kitap değil; Mustafa Kemal Atatürk’ün bu kentle kurduğu güçlü bağın belgelerle ortaya konulduğu önemli bir hafıza çalışması.
Atatürk’ün 1922’den 1934’e uzanan yıllarda Karşıyaka’ya gerçekleştirdiği 12 ziyaret, Cumhuriyet’in ilk yıllarının toplumsal ve kültürel dönüşümüyle birlikte ele alınıyor. Bu ziyaretlerde ortaya çıkan görüntüler, Atatürk’ün çağdaş, laik ve modern Türkiye idealinin yalnızca bir yönetim anlayışı olmadığını; toplumun gündelik yaşamına, gençliğe, spora ve kent kültürüne de yön veren bir Cumhuriyet fikri olduğunu gösteriyor.
Kitabın en önemli özelliklerinden biri de bu tarihsel hafızayı yalnızca sayfalarda bırakmaması.
“Atatürk’ün Adımlarıyla Karşıyaka” adıyla oluşturulan kültür rotası, kitabın anlattığı tarihi kentin sokaklarına taşıyor. Atatürk’ün Karşıyaka’daki izlerini takip etmek isteyenler, belediyenin internet sitesindeki form aracılığıyla bu rotaya ücretsiz olarak katılabiliyor.
Bu yürüyüşün özellikle 9 Eylül’de, İzmir’in kurtuluş gününde ayrı bir anlamı var.
Kurtuluş’un simge noktalarında, Bombacı Ali Çavuş’un Türk bayrağını göndere çektiği yerde, Kadızade Zühtü Işıl ve arkadaşlarının mücadelesini hatırlamak; bir kentin bağımsızlık gününü yalnızca törenlerle değil, geçmişin izlerini takip ederek yaşamak anlamına geliyor.
Rotanın en anlamlı duraklarından biri ise eski Karşıyaka Stadı’nın bulunduğu alan.
Atatürk’ün 1925 ve 1926 yıllarında Karşıyaka gençliğine yönelik övgülerinin, kulübe ay-yıldızlı armağanının ve kentin spor kültürüyle kurduğu bağın hatırasını taşıyan bu topraklarda şimdi Zübeyde Hanım Stadyumu yükseliyor.
Bu isim, yalnızca bir stadyum tabelası değildir. Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın Karşıyaka’da toprağa verilmesiyle başlayan tarihsel bağın bugüne taşınmasıdır. Atatürk’ün “Annem sizin sinenizde yatıyor” sözü de bu bağın en güçlü ifadelerinden biridir.
İşte bu nedenle bir kitap, bazen yalnızca kitap değildir.
Bir kentin hafızasını yeniden görünür kılan, geçmişle bugün arasında bağ kuran ve gelecek kuşaklara aktarılacak bir Cumhuriyet mirasına dönüşebilir.
Feruz Bozaslan ve Ahmet Gürel’in hazırladığı çalışma da bu açıdan değer taşıyor. Atatürk’ün Karşıyaka ziyaretlerini belgelemekle kalmıyor, o ziyaretlerin bugün yeniden hatırlanmasını ve yaşatılmasını sağlıyor.
Şimdi yapılması gereken, bu hafızayı Karşıyaka sınırlarının ötesine taşımaktır.
Atatürk’ün yurt gezileri yaptığı her kentte, her ilçede benzer çalışmaların hazırlanması; kitapların, arşivlerin ve kültür rotalarının oluşturulması, Cumhuriyet tarihini yaşatmanın en somut yollarından biri olabilir.
Çünkü Cumhuriyet yalnızca ders kitaplarında, arşivlerde ya da resmi törenlerde yaşamaz. Kentlerin hafızasında, meydanlarında, okullarında, spor alanlarında, evlerinde ve insanların birbirine aktardığı hikâyelerde de yaşar.
Karşıyaka’nın yaptığı tam olarak budur: Atatürk’ün adımlarını bugünün insanıyla yeniden buluşturmak.
Ve belki de bu nedenle Karşıyaka’nın Cumhuriyet tarihindeki yerini anlatan en doğru cümle şudur:
Karşıyaka, her daim Atatürk’ün izinde