Islak merdivenlerde buldum kirpiğinden bir tel düşmüş saksıdaki sardunya da görmüş hafif aralıkmış penceren canım yağmur kokusu çeker benim bu yerde, zaman durur, gözlerin değer gözlerime avucumda bir kelebek gezinir ıslak sızılarım düşer esmer bir buluttan, sızan kokun geçiyor bak çarpa çarpa bir düğün kurmuşlar içime köşk kurmuş sevdanla içiyorum yokluğuna yokluğuna seni özlüyorum Joya sabahın zikzakları ondan mı bilmiyorum, gövdemde bir çöl iklimi dolaşıyor oralarda bir denizde, incili bir istiridye üşüyor Aaahh! Joya, seni sırılsıklam özlüyorum ve körkütük yıldızlar, düşüyor. *************************** sade ben mi tutkunum bu saatler ay’a beyaz güllerin vakti biliyorum kış bahçesinde en tenha bir köşede yarısı silik bir hüzün olur bu mevsim beyaz zambaklar güneşi bekler hüzünler bir gülüşünü… ellerin öyle narin ki, gülümse Joya gül ve tut beni, beni anlıyorsun değil mi Joya? tenin doluyor içime, sar beni ince yağmurlarla *********************** ………………………. en yüksek kanyonda güzelleşir yorulmaz, onbeş yıl süslenir orkideler aşk ile büyür içinde mırıltı salkımları yürüsen, beş nehirden daha gür akar saçların kış güllerinden taç yaptım, saklı kırçıllı bir yalnızlık gölgesinde yıldızlarda söylenen yasak bir şarkıdan atladım maviler arasında oynaşan dudak izlerin vardı dolunayda söz geçiremiyorum bahçe kuşlarına sisli yalnızlığıma alışan penceremdeler maviye düşkün bir acının peşindeler seni özlüyorum Joya öncesiz, sonrasız ve hesapsızca ************************** Aaah! Joya gözlerin ay’ın on beşi buğday başaklarının gamzeleri değiyor içine kırlangıçlar kaçışıyor, bu göç havası hırçın bir göç havası biliyorum Joya sakin olmalı bugün melankolik med-cezirler gibi sakin olmalı ama biliyor musun? Joya gözlerinin en bakir koyunda, tılsımlı bir gezegenden toygaran bir baltık atı koşuyor çağırayım, üzülmüşsün, ağlamışsın yaralı bir ceylanın gülüşünde üşümüşsün ben seni tam bu vakitte öpmeliyim Joya bu vakitte sevmeli insan ben seni sevmeyi bir mumun ardında bekleyen rüzgardan öğrendim seke seke günahlardan çıktım da geldim güller ekili bulutların altında masum bir masaldan esen küçücük bir mutluluktan öğrendim seni özlemeyi, seni özlüyorum Joya.
Islak merdivenlerde buldum
kirpiğinden bir tel düşmüş
saksıdaki sardunya da görmüş
hafif aralıkmış penceren
canım yağmur kokusu çeker benim bu yerde,
zaman durur, gözlerin değer gözlerime
avucumda bir kelebek gezinir
ıslak sızılarım düşer esmer bir buluttan,
sızan kokun geçiyor bak çarpa çarpa
bir düğün kurmuşlar içime
köşk kurmuş sevdanla içiyorum
yokluğuna yokluğuna
seni özlüyorum Joya
sabahın zikzakları ondan mı bilmiyorum,
gövdemde bir çöl iklimi dolaşıyor
oralarda bir denizde, incili bir istiridye üşüyor
Aaahh! Joya, seni sırılsıklam özlüyorum
ve körkütük yıldızlar, düşüyor.
***************************
sade ben mi tutkunum bu saatler ay’a
beyaz güllerin vakti biliyorum
kış bahçesinde en tenha bir köşede
yarısı silik bir hüzün olur bu mevsim
beyaz zambaklar güneşi bekler
hüzünler bir gülüşünü…
ellerin öyle narin ki, gülümse Joya
gül ve tut beni,
beni anlıyorsun değil mi Joya?
tenin doluyor içime,
sar beni ince yağmurlarla
***********************
……………………….
en yüksek kanyonda güzelleşir
yorulmaz, onbeş yıl süslenir orkideler
aşk ile büyür içinde mırıltı salkımları
yürüsen, beş nehirden daha gür akar saçların
kış güllerinden taç yaptım, saklı
kırçıllı bir yalnızlık gölgesinde
yıldızlarda söylenen yasak bir şarkıdan atladım
maviler arasında oynaşan
dudak izlerin vardı dolunayda
söz geçiremiyorum bahçe kuşlarına
sisli yalnızlığıma alışan penceremdeler
maviye düşkün bir acının peşindeler
seni özlüyorum Joya
öncesiz, sonrasız ve hesapsızca
**************************
Aaah! Joya gözlerin ay’ın on beşi
buğday başaklarının gamzeleri değiyor içine
kırlangıçlar kaçışıyor, bu göç havası
hırçın bir göç havası
biliyorum Joya sakin olmalı
bugün melankolik med-cezirler gibi sakin olmalı
ama biliyor musun? Joya
gözlerinin en bakir koyunda,
tılsımlı bir gezegenden toygaran bir baltık atı koşuyor
çağırayım,
üzülmüşsün, ağlamışsın
yaralı bir ceylanın gülüşünde üşümüşsün
ben seni tam bu vakitte öpmeliyim Joya
bu vakitte sevmeli insan
ben seni sevmeyi
bir mumun ardında bekleyen rüzgardan öğrendim
seke seke günahlardan çıktım da geldim
güller ekili bulutların altında
masum bir masaldan esen
küçücük bir mutluluktan öğrendim
seni özlemeyi,
seni özlüyorum Joya.