En Büyük Çığlık Sessizliktir: Dikkat Değil, Görülmek İstiyoruz
İnsan, dünyaya yalnızca nefes almak için gelmez. Anlaşılmak, sevilmek, değer görmek ve fark edilmek ister. Çünkü görülmeyen bir insan, zamanla kendi varlığından bile şüphe etmeye başlar.
Bugün sosyal medyada sürekli paylaşım yapan, attığı hikâyeyi dakikalar içinde kontrol eden, sessizce ortadan kaybolan ya da ilgi beklediği belli olan insanlara çoğu zaman aynı cümle kuruluyor:
"İlgi çekmeye çalışıyor."
Peki ya gerçekten öyle değilse?
Ya o insan sadece hayatı boyunca hiç görülmemişse...
Çocukluk, insan ruhunun temelinin atıldığı dönemdir. Bir çocuğun söyledikleri sürekli susturuluyorsa, başarıları küçümseniyorsa, duyguları önemsenmiyorsa ya da sadece fiziksel olarak büyütülüp ruhu ihmal ediliyorsa, o çocuk yetişkin olduğunda eksik kalan tek şeyi aramaya başlar:
"Beni gören biri var mı?"
İşte dikkat açlığı dediğimiz şey, çoğu zaman kibirden değil; eksik bırakılmış sevgiden doğar.
Bir fotoğraf paylaşır...
Belki kimsenin beğenmesi umurunda değildir.
Aslında beklediği tek şey, birinin "Nasılsın?" diye sormasıdır.
Bir paylaşım yapar, sonra sessizliğe gömülür...
Belki de "Yokluğumu fark edecek biri olur mu?" diye bekliyordur.
Bir kalabalığın içinde en çok konuşan kişi, bazen hayatı boyunca hiç dinlenmemiş olandır.
En çok gülen insan, belki de en uzun zamandır ağlamak isteyen kişidir.
İnsan davranışlarının arkasında çoğu zaman görünmeyen hikâyeler vardır. Biz sadece sonucu görürüz; sebebini değil.
Bu yüzden birini hemen "ilgi bağımlısı", "dikkat çekmeye çalışıyor" diye yargılamak kolaydır. Zor olan ise o davranışın altında yatan kırılmış çocuğu görebilmektir.
Modern çağ, görünürlüğü başarı gibi pazarlıyor. Beğeni sayıları, takipçiler, yorumlar... Bunların hepsi insanın görünme ihtiyacını besliyor gibi görünse de, aslında gerçek bir temasın yerini dolduramıyor.
Çünkü insanı iyileştiren şey ekranın ışığı değildir.
Bir dostun samimiyeti...
Bir annenin sarılışı...
Bir babanın gurur dolu bakışı...
Bir arkadaşın içten "İyi ki varsın." diyebilmesidir.
Ne acıdır ki bugün milyonlarca insanın çevresi kalabalık ama ruhu yalnız...
Binlerce takipçisi var ama dertleşeceği tek bir insan yok.
Belki de bu yüzden insanlar paylaşım yapmıyor; yardım çığlığı bırakıyor.
Sessizce...
Kimsenin anlamadığı bir dille...
Unutmayalım...
Bazı insanlar dikkat istemez.
Sadece hayatlarında ilk kez gerçekten görülmek ister.
Ve bazen bir insana verebileceğiniz en büyük hediye; onu yargılamadan dinlemek, gerçekten anlamaya çalışmak ve hissettirmektir:
"Seni görüyorum... Sesini duyuyorum... Ve sen, düşündüğünden çok daha değerlisin."
Belki de dünyanın bugün en çok ihtiyacı olan şey; daha fazla konuşan insanlar değil, birbirini gerçekten görebilen insanlardır.
Çünkü bazen en büyük çığlık, hiç duyulmayan sessizliktir.