⚡ Son Dakika

Çevreyi Gözümüz Gibi Koruyalım

İsa Gürler İsa Gürler 🕐 14 Haziran 2026 👁 75 okunma
Çevreyi Gözümüz Gibi Koruyalım

İnsanlık ailesi, son yüzyılda maalesef kendisine emanet edilmiş olan dünyanın kıymetini bilemedi. Tabiatın dengesini bozdu. Çevreyi hoyratça kullandı. İsraf ve savurganlıkla her türlü nimeti sınırsız bir şekilde tüketti.

Hırs ve tamahın esiri olan, nefsinin doyumsuz isteklerine boyun eğen nice insan, bütün varlıkların ortak kullanım alanlarını yok etti. İnsanoğlu aslında bindiği dalı kesti. Kendi kazanmadığını kolayca harcayan bir mirasyedi gibi davrandı.

Sonuçta, devasa boyutlara ulaşan çevre sorunlarına maruz kaldı. Bu sorun, sadece insanı değil, bütün varlıkları tehdit eder hâle geldi.

Ne yazık ki temiz havamız kirlenmeye devam ediyor. Nefesimize nefes katan, erozyonu önleyerek topraklarımızı koruyan ormanlar yok oluyor.

Âşık Veysel’in, “Benim sadık yarim kara topraktır.” dediği gibi, sadık yarimiz ve bereket vesilemiz olan topraklar çölleşiyor.

Hayat pınarımız olan sular kuruyor. Nehirlerimizin ve denizlerimizin düzeni, zehirli atıklarla ve kimyasal maddelerle altüst oluyor.

Can taşıyan nice tür yok olup gidiyor.

Ürettikleri kimyasal silahlar ve bombalarla yeryüzünü yaşanamaz hale getiren zalimler, sadece masum insanların değil doğal hayatın da katili oluyor. Kısacası dünyamızın dengesi her geçen gün daha da bozuluyor. Dünya Sağlık Örgütü çevre kirliliğini "görünmez katil" olarak tanımlıyor ve çevre kirliliğinin, dünyada her yıl yedi milyon insanın ölümüne neden olduğunu belirtiyor.

Beden ve elbise temizliğinin yanı sıra çevre temizliğine dikkat etmek, çevreyi kirletecek, canlılara zarar verecek, ekolojik dengeyi bozacak her türlü davranıştan kaçınmak, doğal kaynakların kullanımında israf, sömürü ve açgözlülükten sakınmak, doğayı korumak dinî, insanî ve ahlâkî bir görevdir.

Hiç bir kimse başkalarını hesaba katmadan doğada dilediği gibi tasarrafta bulunma hakkına sahip değildir. Tabiat, malları yağmalanan bir mağaza gibi asla düşünülemez. Orada halen yaşayan insanların hakları olduğu gibi, gelecek nesillerin ve diğer bütün canlıların da hakları vardır ve bu hakların da korunma mecburiyeti vardır. Sorumsuzca çevreyi kirletmek, doğal güzelleri yok etmek haramdır, kul ve kamu haklarını ihlal etmek gibi bedeli çok zor ödenebilen bir günahtır.

Hak duyarlılığı ve sorumluluk bilinciyle çevreyi gözümüz gibi koruyalım. Evimizi ve iş yerimizi, sokak ve caddelerimizi, su kaynaklarımızı ve denizlerimizi, parklarımızı ve piknik alanlarımızı, ormanlarımızı, teneffüs ettiğimiz havayı temiz tutalım. Özellikle yaz mevsiminde orman yangınlarına karşı çok dikkatli olalım. Doğal kaynakları israf etmekten sakınıp ölçülü kullanalım. Bir lokma ekmeği, bir damla suyu dahi heba etmeyelim. Kısacası çevreye ve canlılara zarar verecek, ekolojik dengeyi bozacak her türlü tutum ve davranıştan kaçınalım. Bizden sonraki nesillere yaşanabilir bir dünya ve temiz bir çevre bırakabilmek için gayret gösterelim.

İnsanlığın çevre bilincine sahip olması, doğal kaynakları dikkatlice ve ekonomik bir şekilde kullanması, gelecek nesillere daha sağlıklı ve daha temiz, daha yaşanabilir bir çevre ve dünya bırakabilmesi dileklerimle...

İsa Gürler
İsa Gürler
Köşe Yazarı
Tüm yazılarını gör →