Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!
Yıllardır tribünlerde Karşıyaka armasının peşinde koşan cefakar, fedakar taraftar grubunun temsilcisi arkadaşımız anlamakta güçlük çektiğim bir açıklama yayınladı…
Bu açıklamanın satır aralarında sarf edilen sözler ise gerçekten beni hem çok üzdü hem de şaşırttı. Bu açıklamanın analizine girmeden önce daha önceki bazı yazılarımda da kısaca bahsetmiş olduğum başkan Aygün Cicibaş’a tekrar değinmek isterim. Şöyle ki;
Aygün başkan safkan Karşıyakalı ve Karşıyaka’nın kalbi, kulübün kurucularının da yerleşkesi olan Alaybey’den çıkma biridir…
Taklitlerin orjinallerini yaşattığı bilindiği üzere tüm Türkiye’de ‘’çarşı’’ denilince akla bjk gelirken sonradan bir özentiyle kurulan bizdeki oluşuma da zaten biz Alaybey’liler oldum olası sıcak bakmamışızdır (üstelik de bu oluşumun başındaki arkadaş da aslında Alaybey muhitindendi diye biliyorum o da ayrı bir ilginç durum)…
Sıcak bakmama nedenimiz de; eğer Karşıyaka’yı kendi içinde alt başlıklara bölecek ve bunun tepesine de bir lider başlık konulacaksa bu kulübün lideri de, kurucusu da Alaybey’dir mantığından dolayı ve ayrıca asıl sıcak bakmama nedeni ise bu tarz oluşumların Karşıyaka’nın kendi içinde bölünmüşlüğe yol açarak gücünü azaltması. Her neyse…
Bu düşünceleri aktardıktan sonra tekrar Aygün Cicibaş’a dönecek olursak; işte o Aygün de her Alaybeyli gibi Karşıyaka ile yatan, Karşıyaka ile kalkan, ateşten gömleği sırtına geçirdikten sonra da her fırsatta daha zengin, daha güçlü, daha fazla iş çıkartabilecek başkan olmak isteyenlere davette bulunan biri olmuştur…
Her fırsatta ama her fırsatta bunu yapmıştır ki buna da herkes basından takip ederek şahit olmuştur. Hatta öyle ki bazen kendi kendini yerme pahasına bile bunu yapmıştır. Hiç unutmuyorum, bir seferinde ‘’Karşıyaka’da bunca zengin iş insanı, sanayici vs varken koskoca Karşıyaka’nın başkanlığı benim gibi 2 kafe sahibi bir adama mı kaldı!’’ şeklinde son derece mütevazi açıklamaları da olmuştu…
Böylesi bir karaktere hitaben taraftar grubu temsilcisi arkadaşın yaptığı açıklamaya bakıp analiz edelim isterseniz;
Daha ilk cümleden insanları yanlış yönlendirici bir girizgah yapılarak (başkanlığı öncesinde tribünlerde de her zaman yaptığı gibi Karşıyaka’ya edepsizlik yapan bir adama yönelik çok sevdiği Karşıyaka’sını korumak adına yaptığı bir hamleden dolayı) aldığı cezayı öne sürerek ‘’aldığın cezadan dolayı başkan veya yönetici olamama ihtimalini geçtik, belki salona-stada bile giremeyeceksin’’ anlamında sözler sarf ediliyor ve bu durumdan dolayı yani kulübünün haklarını korumaya çalıştığı için adeta suçlu ilan ediliyor…
Yazının devamında da başkan kalmak için ısrarcı olduğu iddia edilerek ‘’bu ihtiras ne ara geldi’’ deniliyor. Aslı astarı olmayan bir durumun tespitini yapmış gibi yazılan bu cümleye ben de ‘’pes’’ diyorum…
Hatta ve hatta yazının devamında ‘’hayırdır, neyin peşindesin?’’ bile deniliyor ki bu soru acaba aslında kime sorulmalı?
Sonrasında da yaratılmaya çalışılan asılsız algıyı güçlendirmek için araya serpiştirilen sanki bazı konularda takdirleri de varmış gibi iltifatvari sözler kullanarak başkanın yaptığı fedakarlığa atıfta bulunur gibi yaparken bu fedakarlığına saygıdan ortaya çıkmayan başkan adayları olduğu iddia ediliyor.
Aygün başkan bugüne kadar onlarca kere aday gelsin hemen çekileceğim şeklinde açıklamalar yapmışken bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!.. Sanki adayların önünde engelmiş gibi gösterme çabasının altında yatan nedeni sorgulamak gerekiyor aslında!
Fakat bu açıklamada birebir katıldığım bir cümle de var; ‘’kendi ihtiraslarını bu kulübün önüne koyan hiç kimse, Karşıyaka taraftarını ve Karşıyaka Spor Kulübü’nü temsil edemez’’. Kendi kurdukları cümleye kendi kendilerinin bir kez daha dikkatle bakmalarını ve üzerinde düşünmelerini de ayrıca öneriyorum…
Velhasıl kelam, bu açıklamaya bir anlam yükleyebilmek gerçekten çok zor! Ya da çok kolay…
Herkese iyi bayramlar… Sağlıkla, huzurla, tüm sevdiklerinizle nicelerine…
Sağlıcakla kalın!..