Başarıdan öte, değer yaratmak!
Bizim sevdamızı bilenler biliyor. Bir tutku, kalbimizdeki yaradır sporun aşkı… Öyle körü körüne de tutmayız, sevdiğimizin kalbini... Derinden gelir melodisinin sesi gibi… Yürek yakar, psikoloji ve fizyoloji üzerine etkileşir, beynindeki mutluluk hormonlarını harekete geçirip, canlandırır...
Stres yaratmaz, aksine azaltır. Zihinsel odaklanmayı çoğaltır. Ama sonuçta sana bir sevda yaratır. İşte bu; sporun getirdiği aşktır!..
Hele bu aşkını doğada, rüzgârın fısıltıları…
Çam yapraklarının birbirine değerken çıkardığı ince sesinin kulağını okşamasını…
Yerdeki kuru yaprakların üzerinde adımlarken, yukarıya gelen çatırtıların fısıldaşmalarını hissettiğin an, senden mutlusu var mıdır?
İşte bunu bilemem!
Basmaya kıyamadığın, irili ufaklı bin bir renkli yabani çiçeklerin seni sessizce izlemelerini seyre dalmana kıyamam!..
Onlara ne basmaya, ne de koparmaya kıyamadığım gibi!..
Aşk bu…
Tutku…
Kimisi, doğayla barışık her hafta, ver elini o yayla, bu yayla…
Kimisi, denizin ya üzerinde veyahut da en dibinde…
Kimisi, dağlarda, tırman tırmana bildiğin kadar misali…
Kimisi, ovada at üstünde…
Kimisi, havada bulutlarla yarışta…
Kimisi, bisikletle dünya turunda…
Kim nerede olursa olsun.
Amaç hep aynı: Spor aşkı, spor tutkusu…
İster karada, ister havada, ister de denizin dibinde…
Kulaklarını tıka, hırs ve azimle mücadeleye devam et!..
Bize gelecek olursak…
Yine doğa ile bütünleştik.
Yine sporun sayesinde yeni yerler gördük.
Yine yepyeni dostlar tanıdık,
Yine bam başka dostluklar edindik…
Nereden başladık; nerelere geldik?
Şöyle bir arkaya baktığınızda bıraktığınız izler sizin mutluluk gölgeniz misali…
Nasıl başlasam diye düşünürken, geçmiş tarihimizi atlamamam gerektiğini hatırladım.
Ya bölge ekonomisine katkı ne kadar? diye düşündüm.
Hele çocukların yüzündeki o mutluluğu gördüğümde, nasıl bir tablo yaratıldığını özetledim.
Hayatında ilk kez deniz gören, ormana giren… Dahası da var ama söylemem…
Hepsinin mutluluğu yetti, artıyor bile…
Gerisi mi?
Boş ver!..
Bu mutluluk bile bize yeter!
Aydın, Manisa, İzmir, Denizli, Kütahya, Balıkesir…
Son gittiğimiz 6 ilin kendisi ve ilçelerindeki hareketten öte, her yörede adeta mini bir olimpiyat neşesi…
20 binin üzerinde sporcu, veli, antrenör, hakem, görevli…
Seyirciler bu rakamın içinde yok. Onları ayrı tutuyoruz.
Bu güzellikleri yaratan nedir biliyor musunuz?
Oryantiring sporu…
İster koşun. İster kayakla, isterseniz bisikletle yapın.
“Yok, ben koşamam, uğraşamam” diyorsanız da; kurun labirenti... Olduğunuz yerde ailece eğlenin…
Bu arada, doğada çocuklarınızla koşabilirsiniz.
Yine de ısrarla “Yok” derseniz de; onlar koşarken siz piknik sepetini hazırlayın, semaverde çayı demleyin, biz de içmeye geliriz…
Böyle bir keyif şansınız da var.
Bunu da yan cebinize koyun!
En son, daha geçen hafta sonunda Balıkesir’de oryantiring sporunun güzelliklerini yaşadık. Önce İvrindi’de doğayla iç içe Kirazören köyünde 14 yaş altı çocukların heyecanına tanık olduk.
Bu spora adeta hayat veren Türkiye Oryantiring Federasyonunun çocukların sevgilisi haline gelen başkanı Atilla Güler’in bitmeyen enerjisine ayak uydurmaya çalıştık.
Atilla başkanın sevgisine karşılık veren çocukların yüzündeki tebessüm inanın ki, kalplerinin temizliğini yansıtıyordu… Geleceğin yıldız adaylarının spor aşkı, doğayla bütünleşince ortaya fair play ruhu da yansıyordu…
Ormanı gören çocuğun; öküzün böğürtüsünü “ormanda aslanı görmedim ama sesini duydum. Nasıl kükrüyordu, duyarsanız sakın korkmayın” diye arkadaşını cesaretlendirmesine şahit olduk…
Onun hayal dünyasını yıkmadan gerçeği anlatan büyüklerine alkış tuttuk…
Sorarım size; çocuklarımıza doğayı anlatmayacağız, sevdirmeyeceğiz de, ne yapacağız?
Onun için oryantiring.
Hem spor ile kendimize sağlıklı yaşam yaratacağız, hem doğayla kucaklaşıp barışacağız. Üstelik; ailece kendimize zaman ayırıp, tertemiz sayfalar açacağız…
Unutmadan yazayım… Böylesine inanılmaz imkânları yaratan başkan Atilla Güler’e müteşekkir olmalı, bu büyük oryantiring ailesi…
Elbette bu bir ekip işi. Ancak ekibin lidere ihtiyacı var. İşte gerçek lider de Atilla Güler’in ta kendisi…
MHK Başkanı Özgür Morbel’e hangi işi verirseniz gözünüz arkada kalmaz. Aynen Tarık Şeker’e de yükleyeceğiniz görevler gibi… Her ikisi de; bu sporda kale gibi, tank gibi… Adeta “Çanakkale geçilmez” misali… Hem işin ehli, beyni… Hem de hamalları… İşlerde aksaklık mı var? Bulun ikisini bitsin!.. Birisi Akhisar’da, diğeri İnegöl’de, Büyükşehirlerin bile başaramadığı işlere tek başına imza attılar. Bu gurur bile onlara yeter, artar…
Yücel Dağtaş’ı Balıkesir’de tanıdım. Gözlemcimiz. Gerçekten yerinde durmadan her deliğin altını kontrol etti. 15 bin adım attığım günde, nereye gitsem onunla karşılaştım…
Balıkesir’de “İyi ki tanıdım” dediğim insan oldu, Ertan Kayatepe… Balıkesir Oryantiring İl Temsilcisi. Aynı zamanda Altı Eylül Belediyesinin başkan yardımcısı. Benim gibi siz de onun üç gün nasıl çalıştığını görseydiniz; “Tek kişilik ordu” diyeceğinize iddiaya girerdim… Adeta ver işi unut… “Nasıl olacak?” diyeceğiniz kesin sorunu çözmek onun işi… Demek ki başkan yardımcılığı sadece masada oturmakla da olmuyormuş…
Nereden mi biliyorum?
Teknik toplantıda “Zaman çok kısa, bu sürede olmaz” dediler. Ama o oldurdu!.. Hem de zamanından önce yetiştirdi…
Daha ne olsun ki…
Diğerlerini saymaya gerek bile yok… Ovidius demiş ya; “Ya başlamamalı ya da bitirmeli.” O sözü bile dinlemedi… Başladı ve bitirdi!..
Oryantiring neden güzel spor.
İşte bu dostlukların güzelliğinden…
Unutmamalıyız… Saygı ve sevgi büyüklerle küçükler arasındaki uçurumu yok eden önemli bir köprüdür. Eğer bu köprüyü kuracak olursanız, hedefinize ulaşırsınız. Köprü yoksa da, saygı kayığına binmeden, sevgi denizini asla geçemezsiniz…
Atilla Güler’in başarısı da buradan geliyor. O saygı ve sevgisi ile hem köprüyü inşa etti, hem de kayığı oluşturdu. Başarısının kaynağı bu… Kime sorarsanız sorun, kendisini seviyor, sayıyor ve kısa dönemdeki başarısını alkışlarken, sporun geleceğine de daha umutla bakıyor.
Dünyaca ünlü Fransız pilot, şair ve yazar Antoine de Saint-Exupéry’in dediği gibi: "Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu, onu yaratmaktır."
Atilla Güler’in iki yılda yarattıkları, oryantiring de geleceğin teminatı…
İnanıyorum ki; Atilla başkan başarılı olmaktan öte, bir değer yaratmak için çaba gösteriyor