⚡ Son Dakika

Ay-Yıldızın İzinde, Atatürk’ün Adımlarıyla Karşıyaka

Çiğdem Çimen Çiğdem Çimen 🕐 23 Eylül 2026 👁 151 okunma
Ay-Yıldızın İzinde, Atatürk’ün Adımlarıyla Karşıyaka

Bazı spor kulüplerinin yalnızca bir kuruluş tarihi vardır. Bazılarının ise bir semtin hafızasında özel bir karşılığı…

Karşıyaka Spor Kulübü, yalnızca bir spor kulübü değildir Karşıyaka’nın toplumsal ve kültürel hafızasının, yüz yılı aşan tarihinin önemli parçalarından birisidir.

1 Kasım 1912’de kurulan Karşıyaka Spor Kulübü, İzmir spor tarihinin olduğu kadar, Karşıyaka’nın kendisini tanımlama biçiminin de bir parçası oldu.

Kulübü farklı kılan yalnızca geçmişte kazandığı başarılar değil. Kuruluşundan Cumhuriyet’e uzanan tarihsel yolculuğu ve Mustafa Kemal Atatürk ile kurduğu özel bağ da bu hikâyenin önemli bir parçası.

Ahmet Gürel ve Feruz Bozaslan’ın kaleme aldığı Atatürk’ün Adımlarıyla Karşıyaka adlı eser, bu özel bağın izlerini Karşıyaka’nın sokaklarında sürüyor.

Karşıyaka Belediyesi’nin bu kitaptan hareketle düzenlediği “Atatürk’ün Adımlarıyla Karşıyaka” yürüyüşü ise tarihi yalnızca anlatmakla kalmıyor; onu sokağa taşıyor, görünür ve yaşanır hale getiriyor.

Üstelik yürüyüşün başlangıç tarihi de başlı başına anlamlı: 26 Ağustos.

Büyük Taarruz’un başladığı gün…

26 Ağustos’ta başlayan yürüyüşler, 9 Eylül İzmir’in kurtuluşunun yıldönümünde yoğun ilgiyle devam etti. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı haftasında da Karşıyaka’nın tarihine yönelik ilginin yeniden sokağa taşınması bekleniyor.

Bu tarihsel yürüyüşün kasım ve aralık aylarında da sürdürülmesi, yalnızca bir etkinliğin devamı olmayacaktır.

Büyük Taarruz’dan İzmir’in kurtuluşuna, oradan Cumhuriyet’e ve Atatürk’ün Karşıyaka ile kurduğu bağa uzanan tarihsel bütünlüğün korunması anlamına gelecektir.

Çünkü bu rota, takvimdeki birbirinden kopuk günleri değil, aynı tarihsel yürüyüşün farklı duraklarını birbirine bağlıyor.

Yaklaşık bir saatlik bir yürüyüş…

Fakat bu kısa zaman dilimi, bir semtin yüzyılı aşkın hafızasına açılan bir kapı.

Rotanın önemli duraklarından biri de Karşıyaka Spor Kulübü.

Kulübün kuruluş hikâyesi, dönemin İzmir’inden ve Türkiye’sinden bağımsız düşünülemez.

Kadızade Zühtü Işıl, Kadızade Raşit, Süreyya İplikçi, Refik Civelek, Osman Nuri ve Örnekköylü Hüseyin’in öncülüğünde kurulan kulüp, dönemin gençlerinin spor alanındaki örgütlenmesinin yanı sıra toplumsal bir kimlik arayışının da parçası oldu.

Kurucu başkan Zühtü Işıl’ın yaşamı bile bu tarihsel dönemin zorluklarını anlatmaya yeter.

Birinci Dünya Savaşı ve Millî Mücadele yıllarında cephelerde görev yapan, Filistin’de İngilizlere esir düşen Işıl’ın yaşamı ile kulübün kuruluş hikâyesi aynı tarihsel atmosferin içinden geçti.

Bu nedenle Karşıyaka Spor Kulübü’nün tarihi, bir futbol sahasının sınırlarına sığmaz.

Atatürk’ün iki ziyareti

Bu tarihin en dikkat çekici sayfalarından biri de Mustafa Kemal Atatürk’ün Karşıyaka Spor Kulübü ziyaretleridir.

Atatürk, 13 Ekim 1925’te annesi Zübeyde Hanım’ın mezarını ziyaret ettikten sonra kulübe gelir. Gençlerle bir araya gelir ve kulübün şeref defterine düşüncelerini yazar.

24 Haziran 1926’da ise kulübü ikinci kez ziyaret eder. Yanında İsmet Paşa, Tevfik Rüştü Bey ve Fahrettin Paşa vardır.

Karşıyaka Spor Kulübü’nün o dönemki çalışmalarını ve başarılarını gören Atatürk, kulübü tebrik eder.

Karşıyaka tarihinin güçlü sembollerinden biri olan ay-yıldız da bu tarihsel bağın içinde kulübün hafızasında özel bir anlam kazanır.

Bugün o arma, bir spor kulübünün sembolü olmanın ötesinde, Karşıyaka’nın Cumhuriyet tarihiyle kurduğu ilişkinin de simgelerinden biri olarak kabul ediliyor.

Çünkü semboller yalnızca şekillerden ibaret değildir.

Toplumların hafızasını taşırlar.

Tarih yürünüyor

Atatürk’ün Adımlarıyla Karşıyaka” yürüyüşünün asıl değeri de burada ortaya çıkıyor.

Tarih, kitap sayfalarından çıkıp sokağa taşınıyor.

Bir tren istasyonundan başlayan yürüyüş; Karşıyaka’nın farklı dönemlerine ait mekânları birbirine bağlıyor. Köşkler, okul, stadyum, anıtlar ve Zübeyde Hanım’ın mezarı aynı güzergâh üzerinde buluşuyor.

Böylece tarih, yalnızca ezberlenecek tarihler ve isimler toplamı olmaktan çıkıyor.

Görülen, hissedilen ve yürünerek öğrenilen bir hafızaya dönüşüyor.

26 Ağustos’ta Büyük Taarruz ile başlayan, 9 Eylül’de İzmir’in kurtuluşuyla anlam kazanan ve 29 Ekim’de Cumhuriyet Bayramı’yla devam eden bu yürüyüşün 1 Kasım’dan 10 Kasım’a ve aralık ayına uzanması da bu nedenle anlamlı.

Çünkü Karşıyaka’nın tarihi, birkaç özel gün arasına sıkıştırılabilecek kadar dar bir tarih değildir.

Bu hafızanın yürümeye devam etmesi gerekir.

Özellikle çocukların bu tarih rotasında yer alması ise ayrı bir önem taşıyor.

Bir çocuğa Atatürk’ü anlatmanın birçok yolu var. Kitap okutabilir, belgesel izletebilir, müzeye götürebilirsiniz.

Ama bazen geçmişi anlamanın en güçlü yolu, geçmişin geçtiği yerde yürümektir.

Bir çocuğun Atatürk’ün ayak bastığı sokaklarda yürümesi, tarih bilgisinin gündelik hayatla buluşmasıdır.

Asıl mesele sahip olmak değil, yaşatmak

1 Kasım, Karşıyaka Spor Kulübü’nün kuruluş yıldönümü.

10 Kasım, Atatürk’ü Anma Günü.

19 Aralık ise Dünya Karşıyakalılar Günü olması nedeniyle Karşıyaka’nın kendine özgü hafızasında özel bir yere sahip.

Bu tarihler, geçmişi yeniden hatırlamak için önemli vesileler olabilir.

Ancak tarih yalnızca yıldönümlerinde hatırlanırsa zamanla törensel bir alışkanlığa dönüşebilir.

Oysa tarihsel mirasın gerçek anlamı, gündelik hayatın içinde yaşatılabilmesidir.

Bu nedenle “Atatürk’ün Adımlarıyla Karşıyaka” yürüyüşünün kasım ve aralık aylarında da sürmesi, yalnızca bir etkinlik takviminin devamı olarak görülmemeli.

Bu yürüyüş; Büyük Taarruz’dan kurtuluşa, Cumhuriyet’ten Atatürk’ün Karşıyaka ile kurduğu bağa uzanan tarihsel çizginin bütünlüğünü koruyan bir hafıza yolculuğudur.

Karşıyaka Spor Kulübü’nün Atatürk ile kurduğu bağ da bu açıdan yalnızca geçmişe ait bir gurur vesilesi değildir.

Bugünün kuşaklarına yöneltilmiş bir sorudur:

Kadim mirası nasıl taşıyacağız?

Çocuklara anlatarak…

Gençlere öğreterek…

Kulübün tarihini koruyarak…

Ve geçmişi bugünün hayatından koparmayarak…

Çünkü bir kulübün tarihini bilmek, yalnızca spor tarihini bilmek değildir.

Bir kentin kendisini nasıl tanımladığını anlamaktır.

Karşıyaka’nın sahip olduğu miras da yalnızca geçmişe ait değildir.

Her kuşağın yeniden anlamlandırması ve geleceğe taşıması gereken bir emanettir.

Belki de bu nedenle yeniden yürümek gerekiyor.

Ay-yıldızın izinde…

Atatürk’ün adımlarıyla…

26 Ağustos’tan 9 Eylül’e, 29 Ekim’den 1 Kasım’a, 10 Kasım’dan aralık ayına…

Atatürk’ün geçtiği sokaklarda.

Zübeyde Hanım’ın yattığı topraklarda.

Bir asırdan fazla zamandır ayakta duran Karşıyaka Spor Kulübü’nün tarihinin içinde.

Ve çocukların elinden tutarak…

Çünkü bazı yollar geçmişe çıkmaz.

Bazı yollar, geçmişten geleceğe uzanır.

Çiğdem Çimen
Çiğdem Çimen
Köşe Yazarı
Tüm yazılarını gör →