Özel İzmir'den seslendi: Bu kötülüğü yapmayın, partiyi bölmeyin, iktidar yürüyüşünü durdurmayın
Özel, havalimanı çıkışında müdahaleyle ilgili soru üzerine, "Ben gücümü makamdan değil, halktan alıyorum. Halkla birlikte hareket edenlerin coşkusu engellenemez. Milletin önüne konulan bariyerleri fikren tanımıyoruz. İzmirliler neredeyse biz de orada bayramlaşırız" dedi.
Cumhuriyet Bulvarı'nda halka seslenen Özgür Özel, şunları söyledi: "Canım İzmir, ben sizlerle gurur duyuyorum. 10 yaşında geldim bu şehre lastik ayakkabılarımla, küçük valizimle, bu şehir beni bağrına bastı, okuttu, bu şehir benim hep arkamda durdu. 31 belediyenin 29'unu bize emanet ederek destan yazdınız. Siz her seferinde bize inandınız. Partideki değişimin, Türkiye'ye değişim getireceğine inandınız. Biz arkadaşlarımızı satmadık, siz de beni yalnız bırakmadınız. İlk kez bu sokaklarda büyük bir öfke görüyorum.
Zaman, öfkeyi umuda çevirme, enerjiye çevirme hem partimizi hem ülkemizi kurtarma zamanıdır. İl başkanımız, belediye başkanlarımız dediler ki binaya sığmayız gelin bayramlaşmaya Cumhuriyet Meydanı'nda buluşalım orada yapalım, sonra sizi Manisa'ya uğurlayalım dediler. Bariyer çekmişler, İzmir'deki enerji hiçbir yerden görülmesin istemişler.
Canım İzmirliler, Yunan ordusu işgal için geldi ve ilk kurşun burada Hasan Tahsin tarafından sıkıldı. İzmir'in işgalini duyan Atatürk, 4 gün sonra, 19 Mayıs'ta bıçağın kemiğe dayandığını gören Atatürk Bandırma Vapuru'yla Samsun'a giderek kurtuluşu başlattı. İzmir'i işgal edenler binaları aldılar ancak millet inanca sahipti. Bu parti dilekçeyle, Atatürk'ün deyimiyle Sivas Kongresinde, karargah çadırlarında kuruldu.
CHP bir kere daha kapatılmış durumda. Şu an bir ve bütün olması gereken CHP, sarayın talimatıyla iki parçadır. Bir tanesi atanmış CHP'dir, diğeri seçilmiş olan CHP'dir ve o CHP, bu meydandadır. Bu mesele, CHP'nin bir iç meselesi değildir. Bunu böyle gören aldanır, bu milleti aldatır. Bu mesele benimle Kemal bey arasında değildir. Bu mesele millet ile Tayyip bey arasındadır. Yapılan iş CHP'yi bölmek, mallarına el koymak, iktidara koşan bir partiyi durdurmaktır.
Mesele, iktidarı vermemek için Tayyip Erdoğan'ın bir partiye darbe yapmasıdır. Tayyip bey diyor ki, CHP'nin başına mutlak butlan, Türkiye'nin başına mutlak sultan; biz buna geçit vermeyeceğiz.
İzmirliler, genel başkanıyla buluşacak diye engelleme emrini verene yazıklar olsun. 24 yıl sonra AK Parti'yi yenmiş bir yönetim var. Seçimden 3 yıl sonra, o ekibi mahkeme kararıyla uzaklaştırıp, seçimle bir genel başkan değişmişken o bu kararı tanımayan bir mahkeme kararı var. Diyoruz ki bayramdan sonra sayalım 40 gün içinde kongre yapalım. Hangi delegeyi istiyorsanız onunla yarışalım diyorum. Ama seçimlere kadar bu işi sulandırmaya çalışanlar var.
Kemal beye sesleniyorum, günlerdir duyduklarından, en yakınlarının öfkesinden kimse mutluluk duymaz. Bu işin bir çıkışı var. Bayramdan sonraki bir hafta iki haftaki pazar günü nasıl sandığı koyup tüm üyelerimize seçim yaptırdıysam, 2 milyon üyemizle, Kemal beye genel başkan seçtirmeyi öneriyorum. Madem o delegeyi bu delegeyi beğenmediniz, esas sahibine soralım, 2 milyon CHP'li genel başkanını seçsin.
Eğer 2 milyon CHP'linin önüne sandığı koyarsanız eğer seçimi benden başkası kazanırsa elini öpeceğim, ömrüm boyunca yanında gezeceğim. Bu partinin ayağa kalkmaya ihtiyacı var. Bir ön seçimle genel başkanı üyeler seçerse parti ayağa kalkar mı? Bu meydan o sandığı istiyor. 2 milyon üye, sandıklar il ve ilçelerde bir pazar günü, elinde üye kartıyla, üye oy kullanacak. Sonrasında davulla zurnayla bir kurultay yapıp, 2 milyon üyenin seçtiğini genel başkan yapacağız.
Kemal bey, yıllarca yanınızda mücadele ettik. Özeleştiri dedik dinletemedik, sözümüzü tuttuk, partiyi 47 yıl sonra birinci parti yaptık. Bu kötülüğü yapmayın, partiyi bölmeyin, iktidar yürüyüşünü durdurmayın.