⚡ Son Dakika
AnasayfaİZMİR › Dervişoğlu İzmir'de konuştu: Bugün yapılan bütün iş ve işlem...
İZMİR ⚡ Son Dakika 🕐 08 Mayıs 2026, 17:39 💬 0 yorum

Dervişoğlu İzmir'de konuştu: Bugün yapılan bütün iş ve işlemler biliniz ki yasa dışıdır

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin İzmir İl Başkanlığı’nda gündeme dair açıklamalarda bulundu.
Site Yöneticisi
Son güncelleme: 08.05.2026 18:22
Paylaş X'te Paylaş WhatsApp
Dervişoğlu İzmir'de konuştu: Bugün yapılan bütün iş ve işlemler biliniz ki yasa dışıdır

Türkiye’nin gerçek problemleri yerine yapay gündemlerle uğraşıldığını savunan Dervişoğlu, “Örneğin son derece ciddi bir işsizlik problemiyle karşı karşıyayız. Geniş tanımlı işsizlik yüzde 30’u aşmış durumda. İstihdam her geçen gün azalıyor ve küçülüyor. Vatandaşlar, kredi ve icra kıskacında yaşam mücadelesi veriyor. Fabrikalar kapanıyor. Google'a girip baksanız, Türkiye’nin her yerinden satılık ve kiralık fabrika ilanlarına rastlıyorsunuz. Türkiye bugün üreten değil, borçla ayakta kalmaya çalışan bir ülkeye dönüştürülmüş durumda. Maaşlar eriyor. Hayat pahalılığı da artıyor. Eskiden yatırım için kredi alınırdı ancak bugün insanlar ay sonunu getirebilmek için borçlanıyorlar. İktidar rakamlar anlatıyor, istatistikler veriyor ama millet ise pazarda, mutfakta, icra kapısında gerçekleri yaşıyor. İYİ Parti'nin temel yaklaşımı, üretimi, emeği ve alın terini yeniden ayağa kaldırmaya yöneliktir.” dedi.

“Evlenmek için krediye ihtiyaç duyulan bir düzenden bahsediyoruz”

Gençlerin yaşadığı problemlere değinen Dervişoğlu, “Gençler evlenemiyor. Evlilik yaşı çok yükseldi. Nüfus yükselme oranı her geçen gün düşüyor. Konut kira fiyatları, hayatı kilitlemiş durumda. Kreş, okul, güvenlik ve eğitim maliyetleri aileleri eziyor. İktidar sonuçlarla değil, sloganlarla meşgul oluyor. Bugün mesela sadece ekonomi de değil, milletin aile kurabilme meselesi olarak karşımıza çıkıyor. Evlenmek için dahi krediye ihtiyaç duyulan bir düzenden bahsediyoruz. Bu normal bir düzen değildir. Bunun kabullenilmesi mümkün değildir. Gençler yuva kurmaktan, aile kurmaktan, çocuk sahibi olmaktan korkar haldedir. Gençler, iyi eğitimler almalarına rağmen kendi geleceklerini yurt dışında aramaya başlamışlardır. İYİ Parti gençlerin yeniden umut yeşertebildiği, ev alabildiği, çocuk yetiştirebileceğiniz bir Türkiye’nin hayalini kuruyor” ifadelerini kullandı. 

“İYİ Parti'nin hedefi kendi kendine yeten Türkiye’dir”

Tarım alanında da sorunlar yaşandığına işaret eden Dervişoğlu, “Üretim azalmış ve kırsaldaki hayat yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Çiftçi üretimden çekiliyor. Gübre ve maliyet artışları üretimi vuruyor. Köyler boşalıyor. Girdi maliyetleri çok yüksek. Tarım arazileri de madenciliğe açılıyor. Türkiye, gıdada ise dışarıya bağımlı olma tehlikesiyle karşı karşıya. Tarlayı boş bırakan, aslına bakarsanız çiftçi değil yanlış ekonomi yönetimidir. Köylünün toprağına sahip çıkamayan devlet elbette ki gıda güvenliğini de koruyamayacak hale gelir. Türkiye'nin yeniden kalkınması büyük şehirlerdeki ranttan değil Anadolu’daki üretimden geçer. İYİ Parti'nin hedefi ithalata mahkûm değil, kendi kendine yeten Türkiye’dir.

“Alın terinden değil ranttan ve haksız kazançtan vergi alın”

Vergi adaletsizliği yüzünden emekçilerin ezildiğini dile getiren Dervişoğlu, “Vergi yükü, çalışan ve ücretlinin sırtına bindirilmiş durumda. Türkiye'de tahsil edilen verginin de 3'te 2’si dolaylı vergilerden oluşuyor. Maaş zamları da vergi dilimlerinde eriyor. Bordrolu çalışanlar bu vesileyle de cezalandırılmış oluyorlar. Bu mevcut sistemde hem işçi hem de işveren memnun değil. Maaş artıyor gibi görünüyor ama vatandaşın cebine girmeden vergi dilimlerindeki yanlış uygulamalar yüzünden vergiyle geri alınıyor. Vergi sistemi dolayısıyla adalet üretmiyor, çalışanı cezalandırıyor. Alın terinden değil, ranttan ve haksız kazançtan vergi alınması gerekliliğine inanıyoruz. İYİ Parti emeğin korunduğu, ücretlinin ezilmediği adil bir vergi sisteminin inşa edilmesinden yana politikalar geliştirmeye çalışıyor” şeklinde konuştu. 

“Devlet şahısların değil, milletin devleti olmalıdır”

Türkiye’de her alanda olduğu gibi rejimde de son derece ciddi krizler yaşandığını belirten Dervişoğlu, “Hemen her vatandaş hukuk ve demokrasi krizinden bahsediyor. Yeni anayasa tartışmaları yetkiyi daha da merkezileştirme amacı taşıyor. Muhalefet üzerinde son derece ciddi bir baskı ve şantaj mekanizması devreye sokulmaya çalışılıyor. Yargı siyasetin aracı haline getiriliyor. Demokrasi rekabet sistemi değil bir kontrol sistemi haline dönüştürülmek isteniyor. Türkiye'nin sorunu anayasa eksikliği değil adalet eksikliğidir. Devlet şahısların değil, milletin devleti olmalıdır. Rakibini yargıyla, entrikayla, şantajla, kasetle, tehditle susturmaya çalışan anlayış demokrasi değil korku düzenidir. Çok çeşitli emarelerine rastlıyoruz. Bazı duyumlar da alıyoruz. Bütün bu olumsuzluklar aslında siyasetin de itibarına halel getirecek mahiyet arz ediyor. İYİ Parti olarak siyasetin de namusunu savunmak, koruyup, kollamak gibi ciddi bir sorumlulukla karşı karşıya bulunduğumuzun kamuoyuyla paylaşımını gerçekleştiriyoruz. Büyük sorunlarla karşıyız ama bu sorunların çözümünün, çaresinin siyasetin içinde aranması gerekir. Her geçen gün tek adamlığa evrildiğinin delillerini ortaya koyan bu rejim, vatandaşın siyasete olan güvenini zaafa uğratıyor. Dediğim gibi, devlet şahısların devleti değil, milletin devleti olmalıdır. Millet iradesi sandıkta belirlenmelidir. Millet iradesini, sarayda belirlenen bir iradeye dönüştürürseniz; o zaman o ülkede demokrasi de tartışma konusu olur. Bazı devletlerin büyükelçiliklerinin; Türkiye'ye sistem önermesi, demokrasi dışı sistemlere meyletmesinin gerekliliğine vurgu yapması da bundan kaynaklanıyor. İYİ Parti olarak biz güçlü liderliğin değil, güçlü hukuk sistemi isteyenlerin partisi olmaya devam edeceğiz” dedi. 

“Milletin kaynağını, millete harcayan bir devlet mekanizması gerekiyor”

Dervişoğlu, “Yolsuzluk, israf ve yandaşlara peşkeş düzeni de devam ediyor. Kamu kaynaklarının yandaşlara ve belli çevrelere peşkeş çekildi eleştirisi var. Vatandaşlar tarafından yandaş müteahhit düzeni ve israf vurgulanıyor. Üreten değil ayrıcalıklı olanın kazandığı düzen vatandaş tarafından telin ediliyor. Millet kemer sıkarken, bir avuç ayrıcalıklı kesim zenginleştiriyor. Düzen de üreticiye değil, yandaşı koruyan bir düzene dönüşüyor. Sarayda israf büyürken vatandaş evine ekmek götürmenin hesabını yapıyor. İYİ Parti olarak milletin kaynağını millete harcayan bir devlet mekanizmasının inşa edilmesi gerekliliğine inanıyoruz. Türkiye'nin ihtiyacının ayrıcalık değil, adalet olduğunu bir kere daha vurguluyoruz” ifadesini kullandı.  

“Türk milletinin geleceği bir terör örgütünün başının taleplerine göre şekillendirilemez”

Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen sürece değinen Dervişoğlu, “Abdullah Öcalan denen caninin, hem siyasi hem de statüye dayalı bir rol arayışı içinde olmasına vatandaşlarımız tepki gösteriyor. Ben de vatandaşın tepkisini hem TBMM’de hem de yaptığım il ziyaretlerinde ifade etmeye çaba sarf ediyorum. Bütün bunları söylerken de milliyetçi reflekslerle değil, Türkiye için yapılması gereken ya da Türkiye için atılması gereken doğru adımlara işaret ederek, bütün bunları gerçekleştirmeye çalışıyorum. Cumhuriyet ve milli birlik hassasiyetinin korunmasının gerekliliğine de sıklıkla işaret ediyorum. Türk milletinin geleceği, terör örgütünün ya da o terör örgütünün başının taleplerine göre şekillendirilemez. Devlet teröristle müzakere eden değil, milletin hukukunu koruyan bir mekanizmadır, bir organizmadır. Cumhuriyetin eşit vatandaşlık anlayışının dışında da herhangi bir vesayetin kabul edilebilmesi mümkün değildir. Burada mesele siyaset değil, Türkiye’nin egemenlik meselesidir” şeklinde konuştu. 

“Yasal çerçeve arayışı aslında itiraf niteliğinde” 

“Ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümlüsü birine statü verme gayreti içerisinde olan bir devlet anlayışı olamaz” diyen Dervişoğlu, “İktidar kanadından bunun yasal bir çerçeveye ihtiyaç duyduğunu da söylüyorlar. Eğer yasal bir çerçeve aranıyorsa, bugün yapılan bütün iş ve işlemler biliniz ki yasa dışıdır. Komisyonun kuruluşu, komisyon raporunun altına siyasi partilerin attığı imzalar -ki en başından bu yana ‘Bunu yapmayın. Bu gidişatı meşrulaştırmayın’ diye onları eleştirdim. Şimdi yasal düzenleme arzuladıklarını söylüyorlar. Bu arayış aslına bakarsanız bir itiraf niteliğindedir. Yapılan bütün eylemlerin ve dile getirilen söylemlerin yasal dayanağı yok. Şimdi de onlara yasal dayanak aranıyor. Demek ki Türkiye, illegal bir sürecin içine sokulmuş. Şimdi de bir çıkış yolu aranıyor sonucu çıkar bu ifadelerden. İYİ Parti olarak buna sonuna kadar direneceğiz. Ben size krizleri tarif etti. Eğer bir sorunun çözümü için bir şeyler öneriliyorsa, yarın ekonomi sorununu çözmek için de aynı adamın kapısına gidilme durumu söz konusu olabilir. Aile krizini çözmek için de aynı kapıya gidilme tehlikesi olur. Üretim krizini çözmek için de aynı durum söz konusu olur. Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki olumsuzlukların ortadan kaldırılması içinde aynı hukuk dışı yöntemlere başvurma riski doğar. Dolayısıyla bu atılan adımın hiç kimse devlet aklıyla atılmış bir adım olduğu iddiasında bulunamaz.” diye ekledi. 

Erken seçim ve mutlak butlan

Dervişoğlu, açıklamalarının ardından gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı. 

Erken seçim tartışmaları sorulan Dervişoğlu, “Türkiye'nin bir seçime ihtiyacı var mı diye bana sorarsanız; seçime ihtiyacı var derim. Ama TBMM’de seçim kararının alınabilmesi için nitelikli çoğunluğa ihtiyaç var. O da 360 milletvekiline tekabül ediyor. Biz parlamentoda 30 milletvekili olan bir siyasi partiyiz. CHP’yle birleşmemiz bile Türkiye'de erken seçim yapılmasını mümkün kılmıyor. En başından itibaren söyledim; muhalefet yapabileceği şeyleri talep etmeli. Aksi takdirde, vatandaşa sürekli yapamayacağınız şeyleri söylerseniz, muhalefete olan güven zedelenir. Bunun telafisi de son derece zor olur” yanıtını verdi.

CHP’ye yönelik mutlak butlan davasına değinen Dervişoğlu, “Kamuoyunda butlan kararının yazıldığı konuşuluyor. Yazılan kararın kamuoyuyla paylaşılabilmesi için talimat beklendiği söyleniyor diyor. Bir mahkeme kararının Yaşama geçirilmesi için şayet bir siyasi karar bekleniyorsa o ülkede adalet bitmiştir demektir. İYİ Parti olarak yaşanan bütün bu süreçleri doğru okuyarak milletin lehine ve menfaatine bir yol haritası çizmeye ve uygulamaya gayret sarf ediyoruz. Bütün bunları da sükunet ile ve milletin anlayabileceği bir dilden ifade etmeye çalışıyoruz” diye ekledi. 
 

Yorumlar (0)

Yorum Yap

İlgili Haberler