⚡ Son Dakika
AnasayfaGÜNDEM › CHP Karşıyaka İlçe Başkanlığı’ndan toplu istifa...
GÜNDEM ⚡ Son Dakika 🕐 23 Temmuz 2026, 19:48 💬 0 yorum

CHP Karşıyaka İlçe Başkanlığı’ndan toplu istifa

CHP Karşıyaka İlçe Başkanı Levent Güçlü, ilçe yönetimi, kadın ve gençlik kolları başkanları ile yönetimleriyle birlikte partisinden istifa etti.
Site Yöneticisi
Son güncelleme: 23.07.2026 20:26
Paylaş X'te Paylaş WhatsApp
CHP Karşıyaka İlçe Başkanlığı’ndan toplu istifa

İlçe başkanlığı önündeki bir bankın üzerine çıkarak partililere ve vatandaşlara seslenen Güçlü, konuşmasının ardından kalabalıkla birlikte kurulacak olan yeni partinin Karşıyaka ilçe binası olarak planlanan adrese doğru yürüdü. Güçlü, “Bizim mücadelemiz; Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandıracak, adaleti yeniden ayağa kaldıracak ve bu ülkeye yeniden umut olacak bir Türkiye mücadelesidir” dedi.

Yargının Cumhuriyet Halk Partisi kurultayına ilişkin verdiği ‘mutlak butlan’ kararı ve Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin görevi devralmasıyla parti genelinde başlayan fırtına Karşıyaka’ya sıçradı. Tüzük maddelerine aykırı hareket ettiği gerekçesiyle ‘atanmış’ İl Yönetimi tarafından kesin ihraç talebiyle il disiplin kuruluna sevk edilen CHP Karşıyaka İlçe Başkanı Levent Güçlü; ilçe yönetimi, kadın ve gençlik kolları başkanları ve yönetimleriyle birlikte partisinden istifa ettiğini açıkladı. Güçlü’nün istifa açıklaması, Karşıyaka’da adeta miting havasında geçti. Açıklamaya partililerin ve vatandaşların yanı sıra diğer siyasi partilerin temsilcilerinden de yoğun destek geldi. Levent Güçlü, basın açıklamasını CHP Karşıyaka İlçe Başkanlığı binasının önünde bulunan bir bankın üzerine çıkarak gerçekleştirdi. Genel Başkan Özgür Özel’in geçmişteki simgeleşen eylemlerini andıran bu detay, alandaki coşkuyu artırdı. 

“BUTLAN YÖNETİMİNİ TANIMIYORUZ”
Konuşmasında yargı kararları sonrası görevi devralan Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi ve mevcut idareye sert eleştiriler yönelten Güçlü, koltuk sevdalısı bir yapının partiyi parçalamaya çalıştığını savundu. CHP’nin son seçimlerde %38 oy alarak Türkiye’nin birinci partisi konumuna geldiğini hatırlatan Güçlü, meşruiyetin makamlardan değil örgütün ve halkın iradesinden doğduğunu vurguladı. Özgür Özel’in değişim iradesine ve milletle kurduğu bağa olan inançlarını koruduklarını belirten Güçlü, kendileri hakkında başlatılan ihraç süreçlerini ve "mutlak butlan" yönetimini tanımadıklarını ifade etti.

‘YENİ PARTİ’ BİNASINA YÜRÜYÜŞ
Açıklamasını coşkulu bir kalabalığa hitap ederek tamamlayan Güçlü, konuşmasının sonunda "Yürüyelim arkadaşlar" çağrısında bulundu. Açıklamanın ardından kalabalık grup, kurulması planlanan yeni partinin Karşıyaka İlçe Başkanlığı binası olarak belirlenen adrese yürüyüş gerçekleştirdi. 

Levent Güçlü’nün açıklamasının tamamı şu şekilde:
“Bugün burada, hayatımızın en zor ama vicdanımızın en rahat kararlarından birini kamuoyuyla paylaşmak üzere bulunuyoruz.
Hiç kimse ömrünü verdiği bir çatının kapısından arkasına bakmadan çıkmaz. Hiç kimse yıllarını, emeğini, umutlarını ve mücadelesini adadığı bir siyasi gelenekten kolay kolay ayrılmaz. Çünkü CHP, hatıralarımızın, dostluklarımızın, mücadelemizin ve hayallerimizin evidir.
Bizler yıllarımızı Cumhuriyet Halk Partisi’ne vermiş insanlarız. Mahallelerde, sandıklarda, sokaklarda, meydanlarda gecemizi gündüzümüze katarak çalıştık. Seçim kazandığımız günlerde de en zor zamanlarda da aynı inançla dimdik durduk. Bu partiyi hiçbir zaman bir makamın kapısı olarak görmedik. Cumhuriyet’in, demokrasinin ve sosyal adalet mücadelesinin taşıyıcısı olarak gördük.
İşte tam da bu yüzden bugün burada bulunmak, tarihe karşı duyduğumuz sorumluluğun sonucudur.
Türkiye, demokrasinin ağır yaralar aldığı; hukukun siyasetin gölgesine hapsedildiği, millet iradesinin ve örgüt iradesinin yok sayıldığı tarihi bir dönemden geçmektedir.
İktidar; yargıyı adaletin teminatı olmaktan çıkarıp siyasetin aracı hâline getirmiş, devleti ise baskıyla ayakta duran bürokratik bir aygıta dönüştürmüştür.
Ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partisi de bu kuşatmadan kurtulamamıştır.
AKP hükümeti, Türkiye'nin birinci partisi olan CHP'yi, koltuk sevdalısı mutlak butlan yönetimini maşa olarak kullanarak parçalamaya yönelik bir süreç yürütmektedir. Ancak hiçbir koltuk sevdası; bizleri Atatürk'e olan bağlılığımızdan, ülkemize, İzmir'imize ve milletimize olan sevgimizden vazgeçiremez.
Ülkemiz adeta yangın yeriyken, CHP Bülent Ecevit'ten sonra ilk kez Türkiye'yi tek başına yönetecek bir konuma gelmişken, son seçimlerde %38 oy alarak Türkiye'nin birinci partisi olmuşken; ülkesini ve milletini sevmeyen, tek derdi koltukları olan küçük mutlak butlan ekibinin hakkımızda verdiği ihraç kararını tanımıyoruz.
Çünkü meşruiyet yalnızca makamdan doğmaz.
Meşruiyet; örgütün iradesinden doğar.
Üyenin vicdanından doğar.
Halkın güveninden doğar.
Ancak herkes bilmelidir ki bugün açıkladığımız karar, bizler için yıllardır inandığımız değerler uğruna verdiğimiz mücadelenin yeni bir başlangıcıdır.
Bizler siyaseti unvan, makam veya koltuk sevdasıyla yapmıyoruz. Bizler siyaseti; Cumhuriyet'in değerlerine, sosyal demokrasiye, halkın iradesine ve Mustafa Kemal Atatürk'ün bize emanet ettiği çağdaş Türkiye idealine olan inancımızla yapıyoruz.
Çünkü bize öğretilmek istenen çaresizliği reddediyoruz.
Kendimize daraltılan bir siyaset anlayışının içinde nefessiz kalmayı reddediyoruz.
Omuzlarımıza yüklenmek istenen umutsuzluğu reddediyoruz.
Bugün içimizde ayrılığın hüznü yoktur.
Milletimize umut olabilmenin heyecanı vardır.
Milletimizle aynı istikamette yürüyebilmenin coşkusu vardır.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, Ankara’nın boğucu koridorlarına sıkışan siyaseti reddederek yüzünü yeniden millete döndü. Köy kahvelerine gitti, kasaba meydanlarına gitti, şehrin en yoksul mahallelerine gitti. Çünkü biliyordu ki halktan kopan bir siyaset iktidar olamaz.
Biz de bu anlayışa inandık.
Çünkü biz de biliyoruz ki; halkın olmadığı yerde siyaset olmaz, örgütün olmadığı yerde parti olmaz, umut olmayan yerde ise gelecek kurulamaz.
Bugün yeni bir başlangıcın miladıdır.
Bizim asıl meselemiz; AKP hükümetinin ülkemizi uçuruma sürüklediği, gönlü temiz, vicdanlı, vefakâr Anadolu insanının yaşadığı büyük sıkıntılardır.
Asıl mesele, Türkiye'nin içine sürüklendiği ağır ekonomik krizdir.
Asıl mesele, her geçen gün derinleşen adaletsizliktir.
Asıl mesele, gençlerin umutlarını yurt dışında aramak zorunda bırakılmasıdır.
Asıl mesele, emeklinin, işçinin, çiftçinin ve esnafın her geçen gün daha da yoksullaşmasıdır.
Asıl mesele, hukukun üstünlüğünün zedelenmesi, demokrasinin daraltılması ve halkın iradesinin her alanda baskı altına alınmasıdır.
Bugün bütün enerjimizi AKP hükümetinin bu ülkeyi yıllardır içine sürüklediği karanlıktan çıkaracak büyük demokrasi mücadelesine vermek zorundayız.
Bizim mücadelemiz; halkın iktidarını kurma, demokrasiyi yeniden güçlendirme ve Türkiye'yi yeniden hukuk devletiyle, adaletle ve refahla buluşturma mücadelesidir.
Bu nedenle tercihimiz nettir.
Bu nedenle bugün burada; ilçe yönetim kurulumuz, kadın kolları başkanımız ve yönetimi, gençlik kolları başkanımız ve yönetimiyle birlikte Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimizden ve üstlenmiş olduğumuz tüm parti görevlerinden istifa ediyoruz.
Bu karar; ortak vicdanın, ortak aklın ve birlikte yürüdüğümüz örgütümüzün kararıdır.
Türkiye’nin yeniden ayağa kalkacağına inanan, umudu büyüten ve iktidarı hedefleyen anlayış ile biz, iktidara yürüyenleriz.
Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu anda, milletimizin yeniden inanacağı büyük bir yürüyüşün parçası olmaktan asla vazgeçmiyoruz.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in ortaya koyduğu değişim iradesine, demokrasi mücadelesine ve milletle birlikte yürüyen siyaset anlayışına olan inancımızı bugün de aynı kararlılıkla sürdürüyoruz.
Bizim mücadelemiz; Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandıracak, adaleti yeniden ayağa kaldıracak ve bu ülkeye yeniden umut olacak bir Türkiye mücadelesidir.
Bugün görevlerimizden ve üyeliklerimizden ayrılıyoruz.
Cumhuriyet’e yeniden sahip çıkıyoruz.
Demokrasiye yeniden sahip çıkıyoruz.
Adalete yeniden sahip çıkıyoruz.
Milletimize yeniden sarılıyoruz.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in milletle birlikte başlattığı yürüyüşe inanıyoruz.
Ülkemizin yeniden ayağa kalkacağına inanıyoruz.
Ve biliyoruz ki;
Hiçbir güç, milletinden aldığı cesaretle yürüyenleri durduramaz.
Hiçbir baskı, halkına güvenenleri yolundan çeviremez.
Hiçbir karar, vicdanıyla yürüyenleri teslim alamaz.
Bugün attığımız imza…
Türkiye’nin yeniden ayağa kalkacağı günlere atılmış ilk adımdır.
Biz hazırız!
Biz kararlıyız!
Biz umudumuzu da, cesaretimizi de, inancımızı da yanımıza aldık!
Şimdi…
Hep birlikte…
YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR!”

Yorumlar (0)

Yorum Yap

İlgili Haberler