reklam

Bugun...
09-03-2018 05:49:00 büyüt küçült

Müftü Gürler: “Kadına şiddet ve töre cinayetlerinin önlenmesinde herkese görevler düşüyor”

Müftü Gürler: “Kadına şiddet ve töre cinayetlerinin önlenmesinde herkese görevler düşüyor” Karşıyaka Müftülüğü tarafından düzenlenen “İslam’ın Kadına Kazandırdığı Kişilik ve Kimlik” adlı konferansın açılışında konuşan Karşıyaka Müftüsü İsa Gürler, “Kadına şiddet ve töre cinayetlerinin önlenmesinde herkese görevler düşüyor” dedi.

Karşıyaka Müftülüğü tarafından Karşıyaka’daki Vilayetler Evinde düzenlenen ve 200’e yakınkadının katıldığı “İslam’ın Kadına Kazandırdığı Kişilik ve Kimlik”konferansınıDokuz Eylül İlahiyat Fakültesinden Prof. Dr. Rıza Savaş verdi.

Konferansın açılışında konuşan Müftüsü İsa Gürler, “Kadına şiddet ve töre cinayetlerinin önlenmesinde herkese görevler düştüğünü belirterek şunları söyledi. “İslam dini kadın ve erkeği yaratıcısı karşısında eşit bireyler olarak tanıtmaktadır.

Kur’an- Kerim, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik ayrımcılığı, hak ihlallerini açıkça kınar

Kur’an- Kerim, her dönem toplumunda az veya çok varlığını sürdüren kadınlara ve kız çocuklarına yönelik ayrımcılığı, hak ihlallerini açıkça kınamaktadır.

Kur’an- Kerim’in gönderilişinin üzerinden on dört asır geçmesine rağmen, Müslümanlar olarak kadın hakları ve kız çocuklarına karşı izlenen ayrımcılık konusunda hala yüce yaratıcının kınadığı bir konumda olmamız esef verici ve düşündürücü bir olaydır.Diğer taraftan, kızlarına karşı son derece yakın şefkatli bir baba olan, genç kız ve kadınların dövülmesine, horlanmasına, zorla evlendirilmesine ve benzeri tutum ve davranışlara maruz kalmasına asla müsaade etmeyen Hz. Peygamberi yeterince örnek alabildiğimizi de söyleyemeyiz. 21. Yüzyıla girdiğimiz bir dönemde kız çocuklarımızın ve kadınlarımızın eğitimleri, iyi yetiştirilmeleri, kadına şiddetin, töre cinayetlerinin önlenmesi noktasında hepimize görevler düşmektedir.”

İnsan, kadın olsun erkek olsun şerefli bir varlıktır

Prof. Dr. Rıza Savaş,Kadınla ilgili konuların önemli bir kısmının, İslam tarihi boyunca çeşitli toplumların da sorunları arasında yer aldığını, İslam’ın, kadını olması gereken seviyeye çıkarmayı ve onu haklarına sahip çıkacak bir konuma yükseltmeyi hedeflediğini belirterek şöyle konuştu. “

“Hz. Peygamber devrindeki anlayış, Müslüman kadına kişilik ve kimlik kazandırmıştır… İslam’ın, toplumla ilgili yanlışların düzeltilmesinde ortaya koyduğu en önemli kavramlarda biri adalettir. Buna göre zulmün her çeşidi ortadan kaldırılmalıdır. İnsan, kadın olsun erkek olsun şerefli bir varlıktır. Allah onu mükerrem yaratmıştır. İnsan, bu değerini kendi yapıp ettikleriyle koruyup geliştirebilir ve böylece üstün dereceler elde edebilir.

Kur’an, daha dünyaya gözlerini açar açmaz kız çocuklarını horlayan erkekleri sert bir dille kınamıştır.  Çünkü kız çocuğunu da Allah yaratmıştır, erkek çocuk gibi o da onun bağışı olarak benimsenmelidir.  Çocuğunun kız olmasına sevinmeyenler veya buna üzülenler açık ifadelerle yerilmiştir. Öte yandan kız çocuklarını diri diri toprağa gömenlerin bu cinayeti, şiddetli bir tarzda yerilmiş ve bu işi yapanlar sorumlu sayılmıştır. 

Kadın ve erkek iki ayrı varlık olarak Cennette oturmaya layık görülmüşler

Kur’an, kadın ve erkeği ayrı birer kişi olarak kabul ederek her birini kendi yaptıklarından sorumlu sayar. Bu bakış açısı, kadına bir kişilik ve kimlik kazandırmıştır. Adem ve eşi, aynı asıldan gelmiş ve aynı insanî özelliklere sahip olan iki ayrı varlık olarak Cennette oturmaya layık görülmüşlerdir…

Kur’an’da “Nefs-i Vahide (Tek Nefis)” ile ilgili ayetleri, kadının, erkeğin bir parçasından yaratıldığı şeklindeki yorum yerine,  “kadının ve erkeğin bir cinsten yaratıldığı” şeklindeki anlayışın daha doğru olduğu kanaatindeyim. “Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratan ve onun cinsinden de eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının…”  “Ey İnsanlar sizi bir erkek ve bir kadından yarattık”  ayeti de bu görüşü desteklemektedir.

Bu yaklaşımıyla Kur’an, Kadını, erkeğin aşağısında gören anlayışı benimsemediğini ve kadının yerinin erkeğin yanı olduğunu ortaya koyar. Esasen kadınla ilgili Kur’an ayetlerinin tamamında bu anlayışın benimsendiği kanaatindeyiz.

Kur’an’ın insanlık tarihi ile ilgili verdiği örneklerde, kadının daha çok suçlanmasını veya aşağı görülmesini gerektirecek hiçbir ayet yoktur.”

Haber ve fotoğraflar: Yılmaz Durmaz / www.karsiyakahaber.com


reklam
HABER YORUMLARI


reklam
reklam
haber arşivi
reklam
reklam