Bugun...
15-12-2017 10:55:00 büyüt küçült

Halsizliğe Ne İyi Gelir

Halsizliğe Ne İyi Gelir Daha çok sabahları hissettiğimiz halsizlik problemi her ülkede yaşayan çoğu birey için sıkıntı oluşturmaktadır. Gün içinde yapılan aktiviteler halsizlik, yorgunluk, isteksizlik ve vücutta kırgınlıklara neden olabilmektedir.

Yapılan çoğu araştırmalar sonucunda halsizliğin asıl nedeninin dengesiz ve düzensiz beslenmeler olduğu gözlemlenmiştir. Bu sebepler tabi ki kişiden kişiye göre de farklılıklar göstermektedir. Kişiler gün boyunca yaptığı işlerden de halsiz düşebilirler. Mesela bir kişi iş dolayısı ile sürekli masa başında oturuyor ise çok oturmak da kişiyi halsiz bırakabilmektedir.çünkü ortaya çıkan beyin yorgunluğu da bedeni yormaktadır. Günümüz şartlarında yapılan yoğun tempolu işler dolayısı ise meydana gelen halsizlikten kurtulmak için dinlenmek şarttır. Yapılan bu yoğun tempolu işler sonucunda belirli bir süre sonra hücreler artık iyice yorulur ve vücutta uyuma isteği uyanır. Vucütta laktik asit üretimi üst düzeylere çıkarak tüm hücrelerden yorgunluk ve halsizlik problemi hissedilmeye başlar.

   Yorgunluk ve halsizliğin bir diğer sebebi ise vücudumuzda kaygıya bağlı olan hormonların salınımı sonrasında ortaya çıkar. Bu hormon sinir, stres, yapılan gergin aktiviteler sonrasında ortaya çıkmaktadır ve kişiyi halsiz bırakmaktadır. Halsizliğe ne iyi gelir?

  • Kaslarımız için gerekli olan enerjinin kaynağı proteinden geçmektedir. Tirozin bakımından zengin gıdalar ve yüksek protein içerek besinleri tükettiğimiz taktirde vücudumuzdan dopamin, norepinefrin üretimini artırmış oluruz. Bu hormanlar motivasyonumuzun artmasını sağlayarak daha uyanık ve dinç kalmamızı sağlarlar. Yüksek proteinli besinler tüketirken kolesterol seviyeminin de artmamasına dikkat etmemiz gerekmektedir.
  • İyi bir protein kaynağı olan yoğurt içeriğinde bulunan probiyotikler dolayısıyla sindirimin de kolay bir şekilde gerçekleşmesine yardımcı olmaktadır. Kronik yorgunluğun giderilmesinde ve bağışıklık sistemimizin güçlenmesinde rahatlıkla yoğurt tüketimine yer verebiliriz.
  • Birincil enerji kaynakları dediğimiz zaman aklımıza kompleks karbonhidratlar gelmektedir. Vücudumuzda yeterli miktarda enerji sağlamak için nişastalı besinler, sebzeler, meyveler ve kepekli tahılların tüketimine yer verebiliriz. Tüketeceğimiz bu karbonhidlar özellikle yapmış olduğumuz fiziksel aktiviteler sırasında kaslar için gerekli olan glikojenin sentezlenmesine etki ederek oluşabilecek yorgunluk hissinin de gecikmesini sağlamış olur.
  • Su tüketimi gün içersinde yorgunluk ile savaşmamız için oldukça önemlidir. Vücut susuz kaldığı zaman yorgunluk kaçınılmaz bir sondur. Gün içersinde hiçbir aktivite gerçekleştirmesek bile terleyerek sıvı kaybederiz. Yaklaşık olarak kaybedilen bu sıvılara tekrar vücudumuza kazandırmak için 8 bardak su içmemiz gerekmektedir.
  • Kronik yorgunluğun ortaya çıkmasında etkisi olan bir diğer neden ise demir eksikliğidir. Bazen bu oluşan demir eksikliği dengesiz beslenmeler sonrasında görülebilir. Eğer vücudumuzda demir eksikliği bulunuyor ise kandaki oksijen azalır ve organlara oksijen akışı bozularak halsizlik meydana gelir. Demir eksikliğinin önüne geçmek için de balık, yeşil yapraklı sebzeler gibi besinlerin bol miktarda tüketilmesine önem gösterilmelidir.
  • Kendinizi uykusuz hissettiğiniz taktirde 2-3 tane kayısı tükerek bu hissin önüne geçebilirsiniz.
  • Bağışıklık sisteminin güçlenip, vücudun direncinin artırılarak halsizliğin önlenmesinde tüketebileceğimiz bir diğer besin de havuçtur.

Özellikle yaz aylarında daha çok su ihtiyacı hissederiz. İçeriğinde bulunan demir ve C vitaminlerinden dolayı yazın tüketeceğimiz karpuz halsizliğin giderilmesini sağlamaktadır.

Tanıtım


reklam
HABER YORUMLARI


reklam
reklam
haber arşivi
reklam
reklam